Reklam

Urfa'yı Urfa'ya değil yabancılara tanıtmak lazım

Yıldırım; . Urfa’yı Urfalıdan sorun Urfa’yı yabancı bir insan bilmez. Yabancı adam tanımaz.

Urfa'yı Urfa'ya değil yabancılara tanıtmak lazım

Yıldırım; . Urfa’yı Urfalıdan sorun Urfa’yı yabancı bir insan bilmez. Yabancı adam tanımaz.

Urfa'yı Urfa'ya değil yabancılara tanıtmak lazım
18 Şubat 2020 - 18:47

Nejdet Yıldırım  Şanlıurfa Gazetesine yaptığı açıklamada ; Urfalıyım Urfa da yaşıyorum. Şimdi ben dedim ya Urfalıyım Urfa’yı Urfalıya soracaksın. Urfa’yı Urfalıdan sormadığın zaman Urfa’yı tanıyamazsın. Urfa en başında bir kadim şehirdir. Bugün memleketimizi Bey kapısı ismiyle meşhur bir mahalledir. Urfa’nın belli başlı mahalleleri vardır. Şimdi ben soruyorum gençlere bey kapısı nerede tanımıyor, büyük yol tanımıyor, buna benzer başka Harran kapısını tanımıyor. Tabi adam haklı, bizim büyüklerimiz bu mahallelerin geçmişlerini araştırıp onlara tanıtmaları lazım, söylemeleri lazım. Onun için bu Urfa’yı Urfa’ya değil yabancılara tanıtmak lazım. Şimdi bey kapısı eski Urfa çok sıcaktı, Urfa çok sıcak olduğu için Urfa’ya taş bizde Nahit derler, duvarlarımız nahittendir.  Yani bunular taş bina olduğu için eskiden Urfa da tek katlı evlerdi, Urfa çok sıcak olduğu için, ağacımız da çok az bu duvar öbür duvara denk gelsin ki vatandaşlar oradan yürüdüğü zaman güneş kendisine vurmasın. O mahallelerin böyle dar olmasının sebeplerinden birisi budur. Şimdi tabi ki çağımızda yeni siteler yeni yollar açılmış ama açılırken de oranın yapımında da şimdi ağaç dikiliyorlar. Ağaçlar ne yapıyor? Gölge yapıyor. İşte eskiden dar sokaklarda oradan şimdi bir araba geçmez. Zaten eski Urfa kadınları bizim annelerimiz bacılarımız sabah namazına kalktığı zaman kendi mahallesinin evinin önünü sular süpürürlerdi. Belediyeye ihtiyaç var mıydı? Yoktu. Neden? Çünkü vatandaş kendi görevini biliyordu. Onun için o daracık sokakları sulayıp süpürdükleri için hem serin olurdu, hem de gölge olurdu orası güneş vurmasın diye. Urfa’nın tarihçesinde budur. Ben her zaman bunu anlatmışımdır tıraş ettiğim vatandaşlara Nejdet Yıldırım olarak demişimdir ki eski Urfa’mıza elinizi vurmayın yeni Urfa kurun ama tabi biz küçük bir esnaf olduğumuz için sözümüz kale alınmıyor. Kent konseyi diyorlar kent konseyi başkanlarımızdan da rica ediyorum Urfa’yı iyi bir gezip dolaşın. Urfa’yı Urfalıdan sorun Urfa’yı yabancı bir insan bilmez. Yabancı adam tanımaz. Bugün bir karaköprüyü tanırlar ayrı başka yerleri tanırlar ayrı ama şimdi Urfa’nın eski mahallelerini sokaklarını dedim ya bağlarbaşı var, eyyübiye var, topdağı var, şıhmaksut var. büyük yol var, yenikapı var, sumeydanı var, bizim su meydanımız çık eski, zincirlikapı var, benim zencirlikapım vardı, nerde benim bu zencirlikapım? Ben o zencirlikapımda çok iyi yaşadım onun zinciri vardı, kemerli falandı saray önünde. Şimdiki kapaklı pasajının yan kısmı ne oldu bunlara işte yolu açtı her gelen bir dükkan yaptı her gelen bir şeyler yaptı ve Urfa’nın öz benliğini Ne yaptılar kaybettiler. İşte şimdi bu anda bu bey kapısındaki dediğimiz yerlerde piketten duvar örülmüş. Yetkililer  Bu duvarları lütfen pirket duvarları kaldırsınlar. Yalın katlı olan evlerimizi, çardaklı evlerimiz vardı, zerzembeli evlerimiz vardı, mağaralı evlerimiz vardı. Bunlar nereye gitti? İşte Urfa bu Urfa’dır. Urfa’nın sıcaklığı eskiden bizim kuyularımız vardı. Annemiz yemek yapardı biraz fazla olduğu zaman kuyuya asarlardı bunu büyüklerim çok iyi bilir. İşte bu yüzden Urfa’yı Urfalıdan soracaksın. Urfa’yı Urfalıdan sormadıysan olmaz. Urfa çok sıcak memleket kadim bir şehirdi, peygamberler şehridir. Urfa canım Urfa canım Urfa’m.  
Yıldırım; Biraz önce arz ettiğim gibi sayın büyüklerimiz dedikten sonra araştırmacı ağabeylerimizin, yetkililerimiz iş düşüyor.  Urfa’yı tanıtmak mı? Urfa’da yapılan işlere başvurmak mı ve ya kendilerine sorulacak bir şey var mı? Ben Urfalıyım gelip bana sorsunlar ben bugün yetmiş yaşımı geçmişim ben bugün Urfa’nın ne olduğunu biliyorum. Ben çocukluğumdan beri bütün mahalleleri gezmişim biliyorum. Yerlerimizde kara taşları vardı. Ama şimdi ne yaptılar bu kilik taşları, asfaltlar falan dolayısıyla Urfa’nın dedim ya öz benliğini kaybettiler. Bizim taş binalarımız nereye gitti. Ben şimdi karaköprü mevkiinde oturuyorum ama keşke ben bir Urfalı bir evde otursaydım. Ama şimdi oturacak gibi değilim. Çünkü yanlış anlaşılmasın, Suriyeli kardeşlerimiz ağabeylerimiz, annelerimiz, bacılarımız geldiler Urfa’ya Urfa’nın her tarafını istila ettiler. Şimdi onlar orada yaşıyorlar. Örfümüz adetlerimiz birbirine uymadığı için biz oralardan kaçtık, bu taraflar Bahçelievler, Yenişehir bitti şimdi karaköprü de yaşıyoruz. Tüm Urfalıları ararsan karaköprüde bulabilirsin. Urfalı Urfa da şimdi yok. Onun için yetkililerden  çok rica ediyorum bu işe bir el atarlarsa Urfa’yı iyi tanıtırlarsa çok iyi olur. Çekimciler geliyor, yapımcılar geliyor bunlara destek olalım. Yer gösterelim, bu adamlara misafirperverliğimizi gösterelim. Urfalılar beksiden böylemiydi ki Urfalılar yüreği sıcak, sofrası açık Hz. İbrahim’in torunlarıdır bunlar. Onun için biz Osmanlı torunuyuz ama Hz. İbrahim’in de torunlarıyız. Onun için bu Urfa’ya değer vermek lazım Urfa başkadır yani kadim bir şehirdir. Ben Urfa’yı seviyorum.dedi.
.
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum