Urfa’nın Kanayan Yarası: Taziye!

Abone Ol

Kur’an-ı Kerim’de üç farklı sürede (Âl-i İmran, Enbiya ve Ankebût) belirtilen ilahi buyruk gereği, dünyadaki vadesi dolan her insan yaşına, statüsüne bakılmaksızın ruhunu Azrail’e teslim ederek ölümsüzleşiyor.
Dünyanın her yerinde ölüm olayı gerçekleştikten sonra defin işlemli tamamlanır ve herkes işine gücüne bakar.
Ancak diğer milletlerden farklı olarak Türk milletinin töresi gereğince bizde cenaze işlemlerinden sonra da devam eden bir takım eylemler vardır.
Bunlardan biri de taziye ziyaretleridir…

Kadim bir Türkmen şehri olan Urfamızda, 25-30 yıl öncesine kadar, defin işleminden sonra erkek ve kadınlar için iki farklı evde taziyeler kabul edilirdi.
Şehrin büyümesi, insan sayısının artması taziyelere aşırı bir anlam yüklenmesi gibi sebeplerden dolayı insanlar evlere sığamaz oldu.
Bu ihtiyacı zamanında tespit eden dönemin Urfa valisi, Balıklıgöl Çevre Düzenlemesi kapsamında dört tane taziye evi düzenleyerek hizmete sundu…
Elektrik, su, temizlik giderlerini karşılayacak küçük bir miktar ücret karşılığında bu salonlar kiralanmaya başlandı.
Taziye sahibinin isteğine bağlı olarak normal bir işçi yevmiyesi ödemek suretiyle kahveci de çalıştırmak mümkündü.

Taziye evlerine ulaşımın kolaylığı ve konforu cezbedici etkisini göstermiş ve kısa sürede birçok taziye evi yapılmıştır. Bugün vakıf, dernek, aile ve belediye adına hizmet veren üç yüze yakın taziye evi bulunmaktadır.

200 - 300 metre karelik büyük müreffeh salonlar, spot ışıklar, ısıtma ve soğutma tertibatı, kebap çeşitleri, lahmacun, pide, baklava, çay, kahve ve su ikramının yanı sıra siyasetçi, sanatçı ve bürokrat ünlülerle karşılaşma, fotoğraf çektirme ihtimali sayesinde taziye evleri amacını aşarak bir çeşit sosyal ortam halini aldı.

Buradaki arz talep meselesini iyi okuyan “yatırımcılar” bu organizasyonun çerçevesini her gün biraz daha büyüttü…
Çerçeve büyüdükçe maliyetler arttı.
Gelinen noktada, taziye maliyetleri, düğün maliyetleriyle yarışır oldu.

Bu arada, Şanlıurfa Büyükşehir belediyesi de bu pastadan payını almaktan geri kalmadı ve iki metre karelik mezar yerini 20 bin liradan satmaya başladı.

Bir heves, bir heyecan ve biraz da mahalle baskısıyla -imkanı olmadığı halde- borç, harç taziye evi kiralayan insanlar büyünün etkisinden kurtulup, kendilerine gelince sağda, solda, dost meclislerinde sızlanmaya başladılar…
Şimdi kamuoyu hep şunu soruyor:
Taziye evlerinde yemek verilsin mi, verilmesin mi?

İyi de sevgili hemşerilerim, bizim sorunumuz sadece yemek değil ki…

Bizim asıl sorunumuz;
Taziyelerin amacından saptırılmış olmasıdır.

Konut veya işyeri olarak verilse, bir ayda alınamayacak kadar kiranın taziye evi olunca sadece iki günde alınmasıdır.
Her taziye sahibinden bir mutfak tüpü parası alınmasıdır.
Binlerce bardak su parası alınmasıdır.
Kilolarca çay ve kahve parası alınmasıdır.
O “mekânı” elinde tutan kahveciyi ve ekibini çalıştırmak zorunda olmasıdır.
Yarım yamalak ezberlediği süreleri okuyarak para isteyen bezirganlardır.
Bunlarla yetinmeyip, taziyeye gelen misafirlerden “bahşiş” almak için olmadık işler çeviren -sözde- kahvecilerdir.
Taziyeye gitmek için yemek saatlerini kollayan, hatta menü konusunda seçici davranan açgözlülerdir.
Taziyelerin aileler, aşiretler, siyasiler arasında gizli bir güç gösterisi alanına dönüşmüş olmasıdır.
Taziyelerde, yeni yaptırdığı bağ evini, aldığı arabayı, yazlık evinin havuzunu, aday olması için bir partinin kendisine nasıl yalvardığını, çok kârlı bir ihale aldığını, askerlik anılarını, mahpushane anılarını anlatan görgüsüzlerdir.

Uzun sözün kısası, cenaze sahiplerinin iliğini kemiğini sömüren sülükler dışında hiç kimse bu durumdan memnun değildir.
Taziye yapmak uğruna kredi çeken, altın bozduran, tefeciden borç alan insanların canı yanıyor.
Artık bu soygun düzenine ve haram saltanatına bir son verilmelidir.

Öncelikle büyükşehir belediyesi 20 bin lira olan mezar fiyatlarını makul bir seviyeye çekmelidir.

Şanlı şehrimizdeki bütün taziye evleri belediyeye devredilerek tabelaları “Çok Amaçlı Salon” şeklinde değiştirilmelidir.
Bu salonlar sadece taziye değil; toplantı, sünnet, nişan, kız isteme, seminer, sergi gibi eylemler için de kiralanabilmelidir.
Çok Amaçlı Salonların günlük kiralama ücreti bin liradan fazla olmamalı ve bu para makbuz karşılığında belediyenin veznesine yatırılmalıdır.
Çok Amaçlı Salonlarda bir dayatma olmamalı, herkes istediği kahveciyi çalıştırabilmeli hatta isteyen taziye sahibi kendi kahvesini bir yakınına da dağıttırabilmelidir.
Taziyelerde öğle yemeği mutlaka verilmelidir. Akşam ise herkes gidip evinde yemelidir.
Cenaze sahibinin acısına saygı duyulmalı, cenaze sahibi yolunacak kaz olarak görülmemelidir.
Bu konuda valilik ve belediyeler sorumluluk bilinciyle olaya el koymalı, ölü soyucu haramzadeler devre dışı bırakılmalıdır.