Ülkemizde ortak amaçla bir araya gelen insanlar tarafından farklı isimlerle çeşitli dernekler kurulmuştur.
Olağanüstün dönemlerde bu dernekler tırpanlanmış fakat ülke normale dönünce yeni dernekler boy göstermeye başlamıştır….
12 Eylül 1980 darbesinden sonra esnaf dernekleri de dahil olmak üzere, Türkiye’deki derneklerin yüzde 95’i kapatılmıştır.
15 Temmuz alçaklığından sonra da binden fazla dernek kapatılmıştır…
Hali hazırda 100 binden fazla dernek, yedi bine yakın vakıf resmi olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Bunların her birinin sadece 10 şubesi olduğunu düşünürsek bu sayı milyonu aşıyor…
Tabi ki bu dernek ve vakıfların hepsi insanlara yardım etmek amacıyla kurulmuş değildir. Aralarında ilim, bilim, meslek, doğa vs. ile ilgili olanlar varsa da büyük çoğunluğu yardımlaşma amacıyla kurulmuştur.
Bir dernek ihtiyacı olanlara yardım ediyorsa, doğal olarak birilerinden yardım almak durumundadır.
Topladığı bağışlarla kirasını bile ödeyemeyen dernekler olduğu gibi, milyarlık bağışlar toplayan derneklerin varlığına bir gerçektir.
Burada, derneğin kurucusu, yöneticileri, etkileyici reklam teknikleri ve doğru zamanda ortaya çıkması belirleyici olmaktadır.
Savaş ve felaket mağdurlarına yardımcı olmak amacıyla 24 Haziran 1863 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde Kızılhaç derneği kurulmuştur. Adından da anlaşılacağı gibi Hristiyan topluluğuna hitap etmektedir.
İslam aleminde bu eksikliği fark eden Doktor Abdullah bey de, 11 Haziran 1868 tarihinde Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyetini kurumuş ve zamanla bu cemiyetin adı Türk Kızılayı olarak değiştirmiştir.
“Türk Kızılayı” kısa süre de Türklere, Müslümanlara ve derken bütün dünya insanlarına yardım elini uzatan uluslararası bir yardım kuruluşu olmanın haklı gururunu bizlere yaşatmıştır.
13 ilimizi, yüzlerce ilçe ve binlerce köyümüzü doğrudan etkileyen 8 Şubat 2023 depreminden sonraki ilk şaşkınlıkla dönemin Türk Kızılayı yetkilileri yeterince hızlı hareket edememiş ve stoklarındaki çadırların -küçük de olsa- bir kısmını satınca, bu çadırları satın alan Ahbap derneği bir anda ünlendi.
Oysa ki, Ahbap derneği, ülkemizdeki yüzbinlerce dernekten biri olarak 2017 yılında kurulmuştu ve 2023 yılına kadar birçoğumuz bu derneğin adını bile duymamıştık…
Fakat Türk Kızılayından satın aldığı çadırları ihtiyaç sahiplerine dağıttığı haberleri gazetelerde yayınlanınca, sosyal medyanın da etkisiyle Ahbap derneği ülkenin gündemine oturmuştu. Bu derneğe yağmur gibi bağış yağmaya başlamıştı…
Dün gece yapılan operasyonla dernek yetkilileri gözaltına alındı ve dernek hesapları incelemeye alındı. Bundan sonraki süreci Türk yargısı belirleyecektir. Eğer bu milletin iyi niyetini suiistimal etmişlerse yani suçlu bulunurlarsa, en ağır şekilde cezalandırılarak ibret olmalarını diliyorum.
Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken Dernekler Yasasındaki boşluklardır. Dernekler yasasının yeniden düzenlenmesi şart olmuştur.
Yazılı ve görsel basında rastladığımız bazı haberlerde geçen Hungobungo, Başardım Abi, Aklını Oynatanlar, Kıtlama Şekerle Çay İçmeyi Sevenler, Şair Ceketli Çocuk, Bir Şey Yapmalı, Bombacı Mülayim Kuş Evi gibi ilginç dernek isimleri bile devletin artık bu işe el atmasının zamanının geldiğini göstermektedir.
Derneklerin kuruluşunu ve faaliyetlerini bir çerçeveye oturtmak, kuruluş amacına uygun hedefler koymak, belirlenen süre içerisinde hedeflerini tutturamayan dernekleri kapatmak, dernek yöneticilerine maaş veya başka isim altında hiçbir ödeme yapmamak, dernek yöneticilerinin tamamen gönüllü olarak çalışmaları gibi şartlar koşmak…
…ve en önemlisi derneklerin mali yetkileri tamamen ellerinden alınmalıdır. Hiçbir dernek hiçbir ad altında ayni veya nakdi yardım toplayamamalı, bağış kabul edememelidir.
Yokluk ve yoksulluk sebebiyle yardıma muhtaç insan sayısının hızla arttığı ülkemizde bütün dernekler Türk Kızılayı hesabına veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının hesabına yardım toplamalıdır. Bütün yardımlar tek hesapta toplanarak devletimizin veri tabanında ihtiyaç sahibi olarak görülen insanlara buradan yardım yapılmalıdır.
Bu arada Türk Kızılayını denetleme yetkisi de Sayıştay Başkanlığına devredilmeli, Kızılay’da aynı diğer dernekler gibi yöneticilerine ödenen maaşı kesmeli, lojman vermemeli, otel veya ev kirasını ödememeli, kısacası Kızılay’dan kimsenin keyfi için tek kuruş harcanmamalıdır.