İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Allah Var, Gam Yok

17 Şubat 2017 - 17:37

Gazete, televizyon veya internet haberciliğinde sıklıkla kullanılan bir terimdir; Karşıt Görüşlü…

Genellikle “Karşıt Görüşlü Öğrenciler” olarak duyarız.

Üniversitelerde yaşanan kavgalar sonrasında televizyonlarda, “Karşıt Görüşlü Öğrenciler kavga etti” başlığıyla oldukça kısa bir haber geçer.

İzleyicinin pek itibar etmediği, sunucunun önemsemediği, basit bir haber olarak kalır.

Halbuki son derece irdelenmesi gereken bir haberdir.

Aileleri tarafından ilim tahsil etmek üzere gurbete gönderilen gencecik insanlar neden kavga ederler?

Karşıt Görüş diye adlandırılan bu cepheleşmenin tarafları kimlerdir?

Karşıt görüşün açılımı, vatan haini teröristler ve vatan için canını ortaya koyan ülkücülerdir. Bunu herkes böyle bilmeli ve böyle anlatacak vicdana sahip olmalıdır.

“Falanca üniversitede, Türk bayrağına, devletine, milletine hakaret eden öğrenci kılığındaki teröristlere polis veya özel güvenlik engel olmayınca ülkücü gençler müdahale etmek zorunda kaldılar” diyebilecek cesarette bir televizyon kanalı veya gazete var mı?

Olayın aslının yukarıdaki paragraftaki gibi geliştiğini bizim gibi herkes de gayet iyi bilmektedir.

Her kavgadan sonra, kolluk kuvvetlerinin görevini gönüllü olarak yerine getiren ülkücü gençler okuldan uzaklaştırma, atılma gibi cezalar alırlar.

Yiğitçe vurulur, sessizce kendi yaralarını yine kendileri sararlar.

Yine de vazgeçmezler, karşılarındaki insanları doğru yola çağırmak için ellerinden gelen bütün insani gayreti sarf ederler.

Liselerde de görülmesine karşılık daha çok üniversitelerde, derslerinde başarılı, çevresiyle uyumlu, arkadaşları ve hocaları tarafından sayılan sevilen ülkücü gençler, terör örgütünün o kampüsteki temsilcileri tarafından düşman ilan edilir ve bu düşmanlık korkutmak, dövmek, yaralamak en son katletmeye kadar gider.

İşte Ege Üniversitesinde de aynı olay yaşanmıştı…

Anne ve babasının memuriyetinden dolayı çocukluğu Diyarbakır’da geçmiş olan Fırat Yılmaz Çakıroğlu, Tarih Öğretmeni olup geçmişten geleceğe doğru bir ışık tutmak gayesiyle Ege Üniversitesinde öğrenim görüyordu.

Fırat’ın okuldaki vakarı, ciddiyeti, samimiyeti, yardımseverliği, milliyetçiliği, dik duruşu ve herkes tarafından sevilen bir gençlik lideri oluşu öğrenci görünümlü teröristleri kudurtmaya yetiyordu.

Birkaç defada ufak tefek sataşmalar, tartışmalar olmuştu. Sağda solda Fırat’ı vuracaklarını konuşur olmuşlardı.

Fırat aynı zamanda Ege Üniversitesindeki Ülkücü Öğrencilerin Başkanıydı. Okula gelmemesi için defalarca tehdit edilmişti.

Ege Üniversitesindeki pkk yapılanması ve okuldaki teröristlerin tehdit ettiği öğrencilerin durumu MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural tarafından İzmir valisine, emniyet yetkililerine, içişleri bakanına ve rektöre iletildiği halde “çözüm süreci zırvalığı”na denk gelen o dönemde bütün yetkililer kör ve sağır olmuş gibi davrandığından duyarsız ve kayıtsız kalmışlardır.

Üniversite kampüsüne çöreklenmiş olan pkklı yılanlar karşılarında engel olarak gördükleri Fırat’ı vuracaklarını açık açık söylemeye başlamışlardı. Arkadaşı ve okul teşkilatındaki yardımcı bu konuyu kendisine hatırlatıp tedbirleri artırmasını isteyince tam bir teslimiyet örneği gösterip “Allah var, gam yok!” demişti.

Takvimler 20 Şubat 2015 tarihini gösterdiği gün okuldaki teröristler sinsi bir hazırlık içindeydiler. Okul içindeki terörist öğrencilere okul dışından da çok sayıda terörist katılmıştı.

Bir avuç ülkücü öğrencinin üzerine yüzlerce terörist saldırmıştı. Ellerinde demir sopalar, bıçaklar ve taşlar vardı. İlk şaşkınlıktan sonra ülkücü öğrenciler saldırıyı geri püskürtmüş ve teröristleri kampüs dışına çıkarmak için kovalamaya başlamışlardı. İşte bu yaşanan kovalamaca esnasında aniden geriye dönen Semo adındaki terörist elindeki bıçağı Fırat’ın bacağına saplamıştı. Atardamara denk gelen bu yaralanma aşırı kan kaybına neden olmuş ambulans gecikmiş veya kampüse sokulmamış, olay yerinde bulunan polisler Fırat’ı kendi araçlarıyla hastaneye götürmemiş ve nihayetinde Fırat şahadet şerbetini yudumlayarak, ilahi müjdede belirtildiği gibi “bir gül bahçesine girercesine” gülümseyerek o en yüksek mertebeye çıkmıştır.

Bu olayın tamamı üniversitenin güvenlik kameralarının kaydında mevcut olduğu, bu dediller mahkemeye sunulduğu, katil terörist tutuklu olduğu halde 2 yıldan beri hakkında bir hüküm verilememiştir. Ülkücüler devlete ve adalete inançlarının sarsılmasını istemiyorlar, gereken ivedi olarak yapılmalı ve adalet tecelli etmelidir, zira geç kalan adalet zaafiyet göstergesidir.

Ege Üniversitesinde yaşanan ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun şehadetine sebebiyet veren bu olayın benzerleri ülke genelindeki bütün üniversitelerde yaşanmaktadır. Üniversiteleri birer terör kampına çeviren bölücü örgüt öğrenci evlerini hücre evi olarak kullanmakta, KYK yurtlarında odaları, koridorları zaptetmektedir. Kendilerinden olmayan, bölücü olmayan, sütü ve kanı bozuk olmayan hiçbir öğrenciye okuma ve yaşama şansı tanımayan bu yapının artık başı ezilmelidir.

Yurtiçinde ve dışında terörle mücadele eden silahlı kuvvetlerimiz geleceğimiz teminatı olan gençlerimizi bu beladan da kurtarmalıdır. Üniversiteler ve devletin imkanları pkk terör örgütünün elinden alınmalı ve öğrenci görünümündeki bu teröristler cezalandırılmalıdır.

Çünkü, terörist sadece eline silah alıp dağda eylem yapan kişi değildir. Bölücü zihniyete sahip olan ve bu fikrini fiiliyata döken öğrenci, memur, esnaf, işadamı her kim varsa teröristtir. Fakat bizim devletimize olan güvenimiz tamdır ve devlet bu teröristlerin başını ezmelidir.

Şahadetinin 2. yıldönümünde Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ve bütün şehitlerimiz ruhu şad olsun, mekanları cennet-i âlâ, komşuları Hz.Muhammed (SAV) olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum