İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Cenazeme Beklerim

28 Ocak 2014 - 14:23

Çok değil, iki ay önce, “Cenazeme bekliyorum sizleri. Biliyorum; hiç beklemiyordunuz bu daveti, birden geliverdi değil mi?” diye başlayan bir yazı yazmıştı Cengiz AKYILDIZ…

 

Cengiz AKYILDIZ; bugüne kadar “Yusufiyeli” diye bildiğimiz, sevdiğimiz, saydığımız, bugünden sonra “Ülkücü Şehit” diye hatırlayacağımız ülküdaşımız…

 

Hayatının baharında, gencecik yaşına rağmen defalarca gözaltına alınmış, vicdansız eller tarafından akıl almaz işkencelere uğramış, türlü iftiralarla dolu tutanakları mahkemeye intikal ettirilmiş ve sürgünlerle, baskılarla, zulümlerle geçen cezaevi yılları…

 

Cengiz AKYILDIZ, ülkenin birçok cezaevinde kurulan hain pusularda defalarca ölümle burun buruna gelmiş, göğsündeki imanı, bileğindeki kuvveti ve zekası sayesinde hepsini geri püskürtmeyi bilmiş ve hak etmediği cezasını tamamlayıp, tahliye olmuştur.

 

12 Eylül cezaevlerinden yani bir başka tabirle cehennemden kurtulduktan sonra korkup, pusup, saklanıp, evinde köşesine çekilip oturmak varken, “O nerede kalmıştık” diye teşkilatına koşmuş, günün şartlarına göre yeni görevler üstlenmiş ve inandığı, gönül verdiği, uğruna ömrünü harcadığı davasına hizmete devam etmiştir.

 

Yıllardan beri Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı Basın Danışmanlığı görevini büyük bir başarıyla sürdürmekteydi. Ülkücü hareketin İstanbul’daki faaliyetlerini Yusufiyeli Cengiz AKYILDIZ’ın çektiği resimler ve hazırladığı haberlerden takip ederdik. Ülkü Ocaklarının bilgi yarışmalarının, MHP İl Başkanının basın açıklamalarının, ülkücü şehitlerin kabir ziyaretlerinin, mitinglerin, konserlerin, konferansların haberlerinin hepsinin altında O’nun imzası vardı; Yusufiyeli Cengiz AKYILDIZ.

 

… Ve takvimler 26 Ocak 2014 tarihini gösterdiğinde Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Rasim ACAR’ın da katıldığı MHP Esenyurt Seçim İletişim Merkezinin açılış töreninde 35-40 kişilik kiralık katil grubunun saldırısında kalbinden aldığı tek kurşunla şehitler kervanındaki yerini aldı…

 

Artık O’nun gönlümüzdeki ünvanı “Yusufiyeli Şehit Ülkücü Cengiz AKYILDIZ” …

 

Şanlıurfa’da ve Türkiye’nin birçok yerinde AKP Belediye Başkan Adayları polis korumasıyla seçim çalışmalarını yürütürken, İstanbul’un göbeğinde Esenyurtta bütün yasal işlemleri tamamlanmış, yani izinleri alınmış bir şekilde açılışı yapılan MHP Seçim İletişim Merkezi çevresinde veya yakınında bir tek polis memurunun bile bulunmaması insanının aklına birçok ihtimali getiriyor.

 

Büyük ihtimalle karanlık odaklar tarafından ücreti mukabilinde kiralanmış olan bu katil gruba her türlü güvence verilmiştir. Açılış öncesi MHP konvoyuna taşlı sopalı saldırı oluyor, polis ortada yok, açılış esnasında kiralık namlular ölüm kusuyor, polis ortada yok, saldırıyı yapan 35-40 kişi ama gözaltına alınan yok, neyse ki orada bulunan ülkücüler bir kişiyi yakalayarak kendi elleriyle polise teslim ediyorlar yoksa oda yakalanmayacak…

 

Türk milletinin başına örülen çorapların farkına varması sonucu rotasını MHP’den yana çevirmesiyle birlikte “Tek Başına MHP İktidarı”ndan ürken karanlık odaklar kirli elleriyle yazdıkları kanlı senaryolarını sahnelemeye başladılar. Amaç bir çatışma ortamı oluşturmak ve ülkücüleri bu çatışmanın tarafı olarak göstermek… Nitekim hain senaryonun olgunlaşmasını beklemeye sabredemeyen bazı televizyon kanalları izleyicilerine bu baskın olayını bir çatışma olarak aktarma hayasızlığını göstermiştir.

 

Hükümet… Hükümetten de ses seda yok, bu yazı kaleme alınırken olayın üzerinden yaklaşık altı-yedi saat geçmiş ve Hükümet kanadından konu ile ilgili tek bir açıklama yapılmamıştı. Hem ne söyleyeceklerdi ki, istihbaratçıları nakliyeci yaptık, polisleri cemaatçi ve askerleri de darbeci ilan ettik, onun için kimsenin güvenliğini sağlayamıyoruz herkes kendi başının çaresine baksın diyecek halleri yoktu herhalde…

 

                Herkes gözünü ve kulağını iyi açsın, bu yazıyı dikkatlice okusun, okuyanlar da okumayanlara anlatsın, Suriye’deki muhaliflere içinde ne olduğu muamma yardım tırlarını göndermek için ülkemizin istihbaratını seferber eden ama bugün İstanbul’un göbeğinde seçim bürosunun güvenliğini sağlayamayan hükümet, 30 Mart’ta seçimin güvenliğini nasıl sağlayacak? Çıkacak olan seçim sonuçlarına yerli ve yabancı otoriteler nasıl itibar edecek? Oluşturulmak istenen bu kargaşa ve kaos ortamı kimin yada kimlerin işine yarayacak?

 

                Acilen İstanbul’da bir kriz masası oluşturulmalı ve bu hain saldırının üzerinden 24 saat geçmeden olayın failleri yakalanmalı, fail derken kiralık katillerden bahsetmiyorum, tabi ki onlar da yakalanacak ama asıl önemli olan bu tezgahın bütünüyle ortaya çıkarılmasıdır. Her kim ki bu tezgahın ortaya çıkarılmasına mani oluyorsa yahut bu tezgahın ortaya çıkarılması için elindeki bütün imkanlarını kullanmıyorsa, oda bu tezgahın bir parçası, bu kirli senaryonun bir figüranıdır.

 

                27 Ocak 2014 Pazartesi ikindi namazında naaşı toprağa verilecek olan “Yusufiyeli Şehit Ülkücü Cengiz AKYILDIZ”a Cenabı Allah’dan rahmet, ailesi, yakınları ve ülkücü camiaya da sabırlar diliyorum. Ey büyük ülkü devi Cengiz AKYILDIZ, yazındaki davete icabet etmek üzere, tanıdığın ve tanımadığın onbinlerce ülkücü cenaze törenine katılmak için yollara döküldü bile… Ruhu şad, mekanı Cennet olsun… El Fatiha.

YORUMLAR

  • 0 Yorum