Çiğföfte ve Şıllık Tatlısı
Reklam
İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Çiğföfte ve Şıllık Tatlısı

27 Ocak 2020 - 10:26

Bana diyorlar ki, siyasi yazılar yazma, Urfa’nın sorunlarını yazma, seçilmişleri ve atanmışları eleştiren yazılar yazma…

Pekiyi ne yazayım?

Çiğköfte ile şıllık tatlısının tarifini mi yazayım?

Yok arkadaş, kimse gönül koymasın, ben bir Urfalı olarak bu şehirde gördüğüm eksiklikleri, aksaklıkları, yanlışları yazmaya devam edeceğim. Aksi halde işgal ettiğim bu sütunun hakkını vermemiş olurum. Yazdıklarımı objektif olarak okuyup değerlendiren bütün okurlarımın eleştirilerine açık olduğumun da bilinmesini isterim.

Şanlıurfa Belediye Başkanı Sayın Ahmet BAHÇIVAN, görev süresinin sonuna doğru Abide Kavşağından Balıklıgöle kadar şehri baştan başa ışıklı palmiye ağaçlarıyla donatmıştı. Tabi ki tribünlere yönelik bir hareketti ve hatta o dönemde muhalefetten çokça eleştiri de almıştı. Nihayetinde birkaç ay sonra seçimi kaybetti… Yeni seçilen başkan Sayın Ahmet Eşref FAKIBABA döneminde yapılan ilk icraatlardan biri o ışıklı palmiye ağaçlarının sökülmesi oldu. Artık Şanlıurfa’nın gelişmesi ve kalkınmasının önündeki en büyük engel kalkmıştı. Urfa şehirleşme, sanayileşme ve teknoloji çağına doğru dolu dizgin koşacaktı…

            Fakıbaba görev süresi içinde 12 Eylül caddesinin kaldırımlarını genişleterek yolu daralttı ve cadde boyunca iki taraflı kaldırım kenarlarını aydınlatmalarla donattı. Kaldırım genişletme çalışmaları esnasında yol iyice daraldığı için gelen geçen araçlar kenardaki aydınlatmalara çarparak birçoğunu kırdıktan sonra geri kalan üç beş tane aydınlatma da toplanıp kaldırıldı.

            Şimdi bu yeni dönemde de Bahçelievler mahallesinde 2. ve 4. Sokaklar dekoratif bir şekilde ışıklı taklarla aydınlatılmaya başlandı. İlk bakışta göze hitap eden bu ışık cümbüşünün ömrünün ne kadar olacağını zaman gösterecek…

            Aslında yukarıda sıraladığımız üç örneğin üçü de gerçekten güzel çalışmalardır. Fakat bunlar şehrin dokusuna uygun bir imar planı yapıp bu plan çerçevesinde modern şehirleşmesini tamamlayan şehirler içindir.

            Urfa gibi kentsel dönüşümden faydalanamamış, doğal afetler için toplanma alanları yetersiz olan, altyapı ile ilgili sorunlar yaşayan, otopark sıkıntısı had safhada olan, gecekondulaşmanın rekor düzeyde olduğu, bina bahçelerinin, kaldırımların, yolların, yeşil alanların, tarihi mekanların zapt edilerek işyerlerine dönüştürüldüğü, bulvarların daraltılıp, kaldırımların genişletildiği, okullardaki derslik sayısının, hastanelerdeki doktor sayısının yetersiz olduğu, elektrik kesintilerinin hiç bitmediği, taziye evlerinin bir düzene sokulamadığı, tarım işçilerinin insanca bir yaşam süremediği, Türkler arasında işsizlik rekor düzeyde iken Suriyeli işsizler için projeler yapıldığı, bir şehre yapılacak olan dekoratif aydınlatma israftan başka bir şey değildir.

            Hep yazıyorum, yine yazacağım; Bahçelievler’de ortalama 50 - 60 m2 büyüklükte bir dükkanın eski parayla 1 trilyon ettiği gerçeğinden olaya bakarsak o semtteki işgallerle yapılan vurgunun boyutları daha net olarak ortaya çıkacaktır. Belediyeler bu işe müdahale etmelidir. Bu işgaller her gün artmaktadır. Bu işin vebali Belediyelerin üzerinedir.

            Bu arada; geçtiğimiz hafta yerel medyada okuduğum bir haberde üçgen park olarak bilinen (Gençlik Merkezinin yanındaki alan) yaklaşık 30 ağaca ev sahipliği yapan semtteki son birkaç yeşil alandan birinin daha betonlaştırma kararı alındığını gördüm. Ve bu betonlaştırma işlemi için bakanlık makamından özel izin alındığını da okuyunca hayretler içinde kaldım.

            Gönül isterdi ki, üçgen parkın betonlaştırılmaması için milletvekillerimiz tavır koysun, bir dönümden daha küçük olan o alanın Bahçelievler’in nefes almasını sağlayacak bir park olarak kalmasının yollarını arasın… Bekli de milletvekillerimiz yanlış bilgilendirildikleri için bu hadiseler cereyan etmektedir.

            Bana kalırsa, mevcut Gençlik Merkezini de yıkıp üçgen parkla birleştirerek daha büyük bir yeşil alan, çocuk parkı, spor parkı ve basket potaları yapalım. O alanda sadece Judo salonu kalsın geri kalan kısım park olsun, judo sporu için özel olarak inşaa edilen o salon heba olmasın, çünkü o salondan onlarca Türkiye şampiyonu yetişti ve yetişmeye devam ediyor. O salondan yetişen judocular birçok uluslararası şampiyonalardan madalya ile döndüler. Başka bir yerde salon yapılsa olmaz mı? Evet olur, ama burası merkezi olma özelliğinden dolayı ulaşılabilirlik bakımından ideal bir yer, kapalı spor salonunun yenisi yapılınca eskisinin yıkılmasında düşülen hataya düşülmesin, o salon yıkılmasın, gençler spordan uzaklaşmasın!

            Gençlik Merkezi olmasın mı?

            Tabi ki olsun, ama orada değil…

            ​Sayın Valim ve Belediye Başkanlarıma sesleniyorum; İl Halk Kütüphanesi, Cengiz Topel İlkokulu, Bahçelievler Orta Okulu ve Anaokulunun bulunduğu alan yaklaşık 16.500 m2’dir. Bu alandaki yapılar Milli Eğitimin onayı ve belediyenin desteği ile yıkılarak yerine çağın gereklerine uygun bir şekilde kütüphanesi, gençlik merkezi, ana okulu, ilkokulu, ortaokulu, otoparkı, spor salonu, konferans salonu, laboratuvarları, yemekhanesi ile tam teşekküllü bir eğitim kampüsü yapılabilir. Bu sayede hem o okullarda öğrenim gören çocuklarımızın şartları iyileştirilmiş olur, hem gençlik merkezimiz daha iyi hizmet verir, kütüphanemiz 60 yıllık binadan kurtulup daha iyi şartlarda hizmet verir.

Sanırım önyargılı olmadan bir bakıp düşünmekte fayda var.

YORUMLAR

  • 0 Yorum