İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Dokunulmazlık Saltanatı Bitmelidir

16 Haziran 2022 - 12:18

Bir kere baştan belirtmeliyim ki, bana göre devlete başkaldıran herkes teröristtir.

Terörist, sadece elinde silahla dağda gezene denilmez, dağa çıkmaya cesaret edememiş, şehirdeki rahatından vazgeçememiş veya uyuşturucu, silah, korsan ve kaçak ticaretiyle kurduğu haram saltanatını riske atamadığı için hala şehirde yaşayan ama bölücü bir kafa yapısına sahip olan herkes (konumu, mevkisi, makamı ne olursa olsun) teröristtir.

Şimdi,

Kanunlarımıza göre milletvekili seçilen insanlara devletin tanıdığı bir takım imtiyazlar vardır.

Bir kere asgari ücretin sekiz ile on katı arası maaşı var.

Bir dönem milletvekilliği yaptığı zaman yaşına bakılmaksızın ömür boyu kıyak bir emekli maaşı var.

Bizlerin hayatı boyunca göremeyeceği kadar lüks hastanelerde TBMM bütçesinden tedavi olabilme imkânları var.

Antlaşması bulunan en kaliteli ve pahalı kliniklerde diş yaptırıp faturayı TBMM’e ödetme imkânları var.

Havalimanlarında WIP kapısını kullanma, özel salonlarda özel ikramlarla ağırlanma imkânları var.

TBMM lokantasında ülkemiz ortalamasının çok altındaki fiyatlarla yiyip, içme ve misafir ağırlama imkânları var.

 

 

 

 

Telefon ve posta giderlerinin büyük bir kısmını TBMM’ne ödetebilme imkânları var.

Kırmızı ışıkta geçtiğinde veya hız sınırına uymadığında cezadan muaf olabilme imkânları var.

Kendisini verilen diplomatik pasaportla istediği her ülkeye vizesiz olarak seyahat edebilme imkânları var.

Uygun gördüğü insanı danışman olarak işe alıp, maaşını TBMM’ne ödetebilme imkânları var.

Ankara’da ve taşrada gittikleri her kapının ardına kadar açılması da cabası…

Bunlardan da başka hangi imkânlara sahipler bilmiyorum ama benim bildiğim milletvekillerine sunulan en önemli fakat en gereksiz imkân dokunulmazlık zırhıdır.

Ne demek dokunulmazlık?

85 milyonluk bir ülkede 589 kişinin dokunulmaz olması insan haklarına, sosyal yaşam kurallarına, medeni kanunlara ve İslami usullere aykırı değil mi?

Bakınız geçtiğimiz aylarda milletvekili zırhına bürünmüş bir kadının terörist olduğuna dair fotoğraflar ortaya çıktı ama kadının dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin aylarca devam eden süreçte kadın yurtdışına kaçarak firar etti. Şimdi ara ki bulasın!

Geçen hafta sonu İstanbul’daki anarşik gösteride devletin memuruna yumruk atan milletvekilinin elini kolunu sallayarak oradan uzaklaşması Türk milletinin vicdanını kanatmıştır.

Siyasi liderler, şimdi bu milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılacağını konuşuyorlar.

Tabi ki de kaldırılmalıdır ve kaldırılacaktır.

Ama dokunulmazlığın kaldırılması ile ilgili prosedür tamamlanıncaya kadar bu milletvekilinin de yurtdışına kaçmayacağını kim garanti edebilir?

Terör bağlantılı partinin milletvekilinin polis tokatladığını daha önce yine görmüştük,

Bir başka milletvekilinin, oğluna ceza yazan polisi bulabilmek için emniyet içerisinde 25 polis memurunun eline numara verip suçlu gibi sıraya dizdiğini televizyonlardan izlemiştik,

Trafik kontrolünde aracı durdurulan milletvekilinin trafik polisine nasıl hakaret ettiğini de televizyonlardan izlemiştik,

Daha şimdiye kadar kameraların olmadığı yerlerde ve kapalı kapıların ardında kim bilir kaç devlet memuru, kaç vatandaş hakarete uğramış veya dayak yemiştir.

Artık bu tür şüphelere ve şaibelere son vermenin zamanı gelmiştir.

Bakınız, TRT’nin 27 Şubat 2021 tarihli haberine göre,

TBMM’nde temsil edilen tüm siyasi partilerden ve bağımsızlardan toplam 195 milletvekiline ait tam 1336 dokunulmazlık dosyası bulunmaktaymış.

Bu 195 milletvekilinin hepsinin dokunulmazlığının tek oturumda kaldırılarak yargılanmaları sağlanmalıdır. Yapılacak yargılama sonucu suçsuz bulunanlar tekrar milletvekilliğine dönebilmeli ancak suçlu bulunanların ise milletvekilliğinden elde ettikleri bütün hakları (milletvekilliği emekli maaşı da dâhil olmak üzere) ellerinden alınmalıdır.

Bu tür olaylarla yeniden karşılaşmamak için milletvekili adayı olanlara mutlaka güvenlik soruşturması yapılabilecek şekilde kanunlar yeniden düzenlenmelidir.

Devlet dairesine alınacak bir hizmetliye bile güvenlik soruşturması yapılırken, ülkenin kaderini belirlemeye yetkili kılınan milletvekillerine aday adaylığı sürecinde güvenlik soruşturması yapılmaması trajikomik bir durumdur.

Milletvekili aday adaylığı başvurusu yapılırken sabıka kayıt belgesi istenmesi yeterli değildir. Mutlaka ama mutlaka güvenlik soruşturması yapılmalıdır.

Hakkında dava açılmış olan kişilerin masumiyeti ispatlanmadan milletvekili adayı olmasına izin verilmemelidir.

Bu konuda bütün siyasi partilerin ortak akılla hareket etmelerini ve milletvekili dokunulmazlığının sınırlarının yeniden belirlenmesi elzem hale gelmiştir.

Ne seçilmiş ne de atanmış birinin dokunulmazlık zırhına bürünerek diğer insanlara zulmetmesi, haklarına tecavüz etmesi kabul edilebilecek bir durum değildir.

Milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılması gazi meclisimizin itibarını daha da artıracaktır.

Gazi meclisin şanına gölge düşürmeye kimsenin hakkı yoktur.

Milletvekilinin yaptığı yanlışı anlatmak veya savunmak zorunda kalmayacağımız gerçek demokratik ortamlarda buluşmak dileğiyle…

YORUMLAR

  • 0 Yorum