Saygıyı Hak Eden Lider, Atatürk!
Reklam
İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Saygıyı Hak Eden Lider, Atatürk!

11 Kasım 2019 - 07:01

10 Kasım 2019 Pazar günü, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ebediyete intikalinin 81. Yıldönümüydü…

            Alışılageldiği üzere, dün gün boyunca telefonumu her elime aldığımda (birçoğunuzun da yaptığı gibi) sosyal medya sayfalarına bakmadan bırakmadım.

            Kafasını kuma sokmuş, at gözlüğü takmış, yüzüne konan sineği kovmaktan aciz, taharet almayı beceremeyen, kendince entelektüel olan ancak gerçekte cehaletin, garabetin, gafletin belki de ihanetin doruklarında gezen güruhun mercimek tanesi kadar aklıyla Atatürk’ü eleştirdiklerini, karaladıklarını, hakaret ettiklerini üzülerek gördüm. Yapılan bu hakaretler yapanların yanına kar mı kalacak, yoksa gerçek Cumhuriyet Savcıları ile siber polis bu müptezelleri tespit edip işlem yapacak mı önümüzdeki günlerde göreceğiz.

            Pekiyi bu cahil kesim Atatürk’e neden bu kadar düşmanlık ve kin besliyor, hiç düşündük mü?

            Bütün çocukluğu yatılı askeri okullarda geçen, gençliği kışlalarda, cephelerde geçen defalarca ölümle burun buruna gelen, rahat bir yatak yüzü görmeyen, Arnavutluk, Trablusgarp, Balkan, Çanakkale, Kafkas, Suriye, Filistin cephelerinde yazdığı kahramanlık destanını Kurtuluş savaşı, Sakarya savaşı ve nihayetinde Büyük Taarruz ile taçlandırırken kesintisiz olarak 14 yıl boyunca harp meydanlarında bir taraftan düşman ile diğer taraftan da bizi sırtımızdan hançerleyen sözde din kardeşlerimizle, yoklukla, yoksullukla, açlıkla, bulaşıcı hastalıklarla mücadele eden Atatürk’ü eleştirmek hangi akılsız başın ürünüdür?

            Amasya, Sivas, Erzurum Kongreleri ile kaderine razı olmuş bir milleti yeniden ayağa kaldırarak, hürriyet güneşini kucaklamamıza vesile olan, aynı dönemde Havza, Balıkesir ve Alaşehir Genelgelerini de yayınlayan, askeri dehasını konuşturarak gittiği her yerde halkı teşkilatlandıran, ömrünün son günlerinde bile siyasi dehası ve heybeti sayesinde Hatay’ı topraklarımıza katan Atatürk’e hakaret etmek hangi akılsız başın ürünüdür?

            Harp yıllarında cephede yokluğunu, eksikliğini, sıkıntısını yaşadığı ürünlerin bir daha sıkıntısı yaşanmasın diye 17 Şubat 1923’te İzmir’de İktisat Kongresini topladıktan sonra 1924’ten 1938’e kadar 14 yıllık sürede;

            Anadolu Ajansı, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, Türkiye Şeker Fabrikaları, Uşak Terakki Ziraat T. A. Ş., Gölcük Tersanesi, Devlet Demir Yolları, TC Ziraat Bankası A. Ş. (Şirketleşmesi), Türkiye İş Bankası, Türk Kadınlar Birliği, Türkiye Tütüncüler Bankası, Anadolu Sigorta, Bursa Karacabey Harası, Türk Hava Kurumu, İstanbul Liman İşleri İnhisarı, İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları, Atatürk Orman Çiftliği, Eskişehir Cer Atölyeleri, Adana Mensucat Fabrikası, Türk Telsiz Telefon Şirketi, Eskişehir Uçak Bakım İşletmesi, Alpullu Şeker Fabrikası, İstanbul’da inşaat demiri üreten ilk haddehane, Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri, Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası, Bakırköy Çimento Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Devlet İstatistik Enstitüsü, Bünyan Dokuma Fabrikası, Demir Yolları ve Limanlar Genel Müdürlüğü, Bursa Dokumacılık Fabrikası, Köy Öğretmen Okulları, Ankara Çimento Fabrikası, Ankara Numune Hastanesi, Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü, Türk Eğitim Derneği (TED), İstanbul Türk Mensucat Fabrikası, Malatya Elektrik Santralı, Gaziantep Mensucat Fabrikası, Ayancık Kereste Fabrikası, Trabzon Vizera Hidroelektrik Santralı, Ankara Ziraat Enstitüsü, Bölge Sanat Okulları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Tarih Kurumu, Devlet Sanayi Ofisi, Türk Dil Kurumu, Eskişehir Şeker Fabrikası, Sümerbank, İller Bankası, Halk Bankası, Yüksek Ziraat Enstitüsü, Keçiborlu Kükürt Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, İzmir - Afyon demir yolunun yabancılardan satın alınması, Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası, Bursa Süt Tozu Fabrikası, Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası, Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA), Etibank, Eti Maden, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Elektrik İşleri Etüt İdaresi, Zonguldak Türk Antrasit Fabrikası, Sümerbank Kayseri Dokuma Fabrikası, Ankara Mamak Gaz Maskesi Fabrikası, Ankara Çubuk Barajı, Haydarpaşa Numune Hastanesi, Sümerbank Malatya iplik ve Bez Fabrikası, İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası, Elazığ Şark Kromları İşletmesi, Sümerbank Konya Ereğlisi Dokuma Fabrikası, Ankara Motorlu Tayyarecilik Okulu, Urfa Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği, Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası, İstanbul ve Trakya demir yollarının yabancılardan satın alınması, Yozgat Termo Elektrik Santralı, Gemlik Suni İpek Fabrikası, Ankara Radyo Evi, Divriği Demir Madenleri, Bursa Merinos Fabrikası, Devlet Hava Yolları Genel Müdürlüğü, Eskişehir İspirto Fabrikası, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Fiskobirlik gibi yüzlerce kurum, kuruluş ve fabrikayı kurarak Türk milletinin istifadesine sunan Atatürk’ü yerden yere vurmak hangi akılsız başın ürünüdür?

                Osmanlı Devletinin zayıf düştüğü son dönemlerinde ve ardından gelen işgal yıllarında yabancılara satılan;

            Anadolu Demir Yolu Şirketi, Mersin - Adana demir yolu, İzmir Telefon Şirketi, Edirne - Sirkeci Şark demir yolları, Kozlu Kömür İşletmeleri, Toprakkale - İskenderun demir yolu, İzmir Havagazı Şirketi, İstanbul Telefon Şirketi, Aydın demir yolları, İstanbul Rıhtım Şirketi, Murgul Bakır İşletmeleri, İstanbul Elektrik Şirketi, Anadolu - Bağdat demir yolları, Mersin - Tarsus demir yolları, Haydarpaşa Limanı, Bursa - Mudanya demir yolu, İzmir Rıhtım İşletmesi, Samsun - Çarşamba demir yolu, Bandırma - Menemen demir yolu, Manisa demir yollarını paralarını ödemek suretiyle yabancılardan geri alan Atatürk’ü küçük görmek hangi akılsız başın ürünüdür?

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün iyi bir komutan, devlet adamı, eğitimci, sosyolog, siyaset uzmanı olması gerçeğini bir yana bırakırsak, Atatürk her şeyden önce devlet hazinesini yani beytülmalı gözü gibi korumuş, ne kendi zimmetine bir kuruş geçirmiş, ne de kimsenin el uzatmasına müsaade etmiştir. Kısacası Atatürk Türk Töresinde ve İslam Ahlakında bahsedildiği gibi “Adaletli” bir yöneticiydi.

                O zaman neden bu kadar çok düşmanı var?

                Kurtuluş savaşında bütün küresel emperyalist çetelerin planlarını dürüp, büküp ellerine veren Atatürk’e diş bileyen ülkeler Anadolu’ya gönderdikleri ajanlarını yıllarca, yardım derneği gönüllüsü, şeyh, derviş gibi sıfatlarla kamufle etmişlerdir. Bu ajanlar ellerindeki sınırsız imkan ile çevrelerine topladıkları insanlara Atatürk hakkında ipe sapa gelmez yalan ve iftiralarını anlatmışlardır.

                Dini öğrenmeden dini savunanların inandığı bu yalanlar yüzünden, zaman zaman Atatürk’e daha çok hakaret ettiği için toplumda itibar gören sahte din adamları, sahte şeyhler, fırıldak milletvekilleri, beytülmalı peşkeş çektiren belediye başkanları türemiştir.

                    Bakınız Atatürk’e hakaret ve iftira edenleri bu şekilde yönlendirenlerin ortak özellikleri, “özelde Türk, genelde İslam düşmanı” olmalarıdır.

                    Ama artık insanlarımız bilinçlendikçe bu ajanlar toplum sinesinde kendilerine yer bulamayacaktır. Bu çırpınışlar cehaletin son çırpınışlarıdır.

                  Hüseyin Nihal ATSIZ’ın “Biz Türk’üz kin tutmayız, milli kini unutmayız” sözünden hareketle bir kez daha yineliyorum ki; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatının 81. yıldönümüne denk gelen 11 Kasım 2019 günü sosyal medya üzerinden insafsızca, merhametsizce, hayasızca ve hatta namussuzca Atatürk’ü eleştiren her kim varsa Cumhuriyet Savcılarınca tespit edilmeli ve ilgili kanun maddeleri uyarınca en ağır şekilde cezalandırılmalıdırlar. Yüce Türk milletinin vicdanı bunu istiyor, bu tarihi sorumluluğunu yerine getirmeyenler Allah katında sorumlu olacaklardır.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve her biri ayrı birer kahraman olan erinden paşasına kadar bütün silah arkadaşlarının ruhları için El-Fatiha!

YORUMLAR

  • 0 Yorum