İmam Hüseyin Savaş

İmam Hüseyin Savaş

Urfa’da Ölümün Maliyeti!

31 Ocak 2017 - 15:57

Yüce Yaradanın kutsal emri gereğince ömrünü tamamlayan her canlı gibi insanoğlu da ruhunu Cebrail A.S.ye teslim eder. Yalnız insanoğlu Eşref-i Mahlukat olduğu için diğer canlılardan farklı olarak cenazesi defnedilir ardından da eş, dostu ve akrabaların taziye ve başsağlığı dilekleri kabul edilir.

Şanlıurfadaki onlarca mezarlıktan günümüze sadece Samsatkapı ve Harrankapı mezarlıkları ulaşmış diğerleri ise zaman içinde yerleşim alanı olmuştur. Mevcut mezarlıkların kapasitesinin dolduğunu farkeden belediye yeni mezarlığı hizmete açarak taktire şayan bir harekette bulunmuştur.

Ancak yeni mezarlık ilk satışa sunulduğunda 180 lira değer konulurken geçen sene yılbaşında belediye meclisi kararıyla bu fiyat bin liraya yükseltilmiştir. Hiçbir hizmet veya malın satışında görülmemiş olan bu %600lük artış kamuoyunda pek bilinmediğinden arada kaynamıştır. Bugün halen yeni mezarlıkta mezarlar tanesi bin liradan satılmaktadır ki, bu fiyat Türkiye ortalamasının çok üstündedir. Sosyal belediyecilikte önemli olan para kazanmak değil vatandaşa kaliteli ve ucuz hizmet sunmaktır. Büyükşehir Belediye Başkan ve meclis üyelerinin bu konuyu tekrar gündeme alarak yeniden değerlendirmesi gerekmektedir.

Öte yandan, Şanlıurfamızın en anlamlı geleneklerinden biri taziyedir. Önceki yıllarda 3 gün süreyle ölen kişinin bir yakınının evinde taziyeler kabul edilirdi, nüfus sayısı artıkça taziyeler için daha büyük salonlara ihtiyaç duyulmaya başlandı. Şurkav vakfının bir hizmeti olarak Balıklıgöl yanında açılan taziye evleriyle başlayan furya bugün gelinen noktada 150ye ulaşmıştır. Taziye evlerine olan talep arttıkça bu iş bir sektör olarak piyasada yerini aldı.

Normal şartlarda taziye evlerinin büyük çoğunluğu dernek ve vakıflara bağlı olduğu halde işletmeleri kahvecilere verilmiştir. Her taziye evi bir kahvecinin sorumluluğundadır. Bu kahveci hem taziye sahibinden toplu para aldığı gibi, hem de taziyeye gelen siyasilerden bürokratlardan ve nüfuzlu kişilerden bahşiş koparmak için olmadık adetler icat etmektedirler.

Halbuki asıl olması gereken; mevtanın yakını taziye evinin kirasını ödemeli ve orada bulundurulacak kahveci esnafı telefon rehberinden birini arayarak fiyatta anlaşmaları halinde kahve yapma işini ona vermeli veyahut kendi ailesinden bir gence kahve dağıtma görevini vermelidir. Hiçbir taziye evi bir kahvecinin tekelinde olmamalıdır. Aksi halde şimdi olduğu gibi kahveci o taziye evi üzerinde söz sahibi durumuna gelmektedir.

Aycıca cenaze sahibine destek olmak amacıyla yüzyıllardır devam ettirilen taziye yemeği ikram etme bir gelenek olmaktan çıkmış, gövde gösterisi ve görgüsüzlük halini almıştır. Bu şehrin ileri gelenlerinin bu konuya el koymaları da elzem hale gelmiştir.

Hasılı Şanlıurfamızda ölümün maliyeti bihayli artmıştır. Bu maliyeti düşürmek için vatandaş ve belediyeler birlikte hareket etmeli ve ölüm üzerinden rant sağlayanlar aradan bertaraf edilmelidir. Urfalının menfaati bunu gerektirmektedir.

            Hatta, Taziye evleri tabelaları sökülerek yerine “Çok Amaçlı Salon” tabelaları asılmalıdır. Böylece teşekkür (tatlı), nişan, sünnet, toplu yemek, mevlüt gibi toplumsal ihtiyaçlar ücreti mukabilinde bu salonlarda karşılanabilecektir. Çünkü neticede bu salonların bir kutsaliyeti yoktur. Bu salonların yapılmasındaki amaç toplumun ihtiyacına cevap vermesidir. Bugün konukevlerinde, otel salonlarında yapılan az katılımlı birçok törenin bu salonlarda yapılması hem maliyeti düşürecek hem de bu salonların bağlı olduğu dernek ve vakıflara ek bir gelir sağlayacaktır.

           

YORUMLAR

  • 0 Yorum