İstanbul sözleşmesi
Reklam
Yusuf GÜLER

Yusuf GÜLER

İstanbul sözleşmesi

13 Ocak 2020 - 13:15

Son zamanlarda aile bütünlüğünü bozduğu , Türk kültürüne aykırı maddelerin içerdiği belirtiliyor. İstanbul sözleşmesi 75.maddeden ibaret bir sözleşme.Sol görüşlüler yazarların sözleşmeye olumlu, muhafazakar yazarların ise olumsuz baktıklarını görüyoruz.Tartışmaların odağında olan ve 'İstanbul Sözleşmesi' olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi 1 Mayıs 2011'de imzaya açıldı. Sözleşme bugüne kadar kadına karşı şiddet, ev içi şiddet, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ilişkin en kapsamlı tanımlamaları yaparak; cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli tüm ayrımcılık biçimlerine karşı mücadele edilmesi, erkek şiddetinin önlenmesi, şiddete karşı tedbir alınması konusunda taraf devletlere pek çok yükümlülük getiriyor. Sözleşmenin etkin bir şekilde uygulanması halinde kadına karşı şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenebileceği ifade edilirken, sözleşmenin "aile yapısını bozduğu", "toplumu yozlaştırdığı" gibi iddialarla sözleşmenin feshedilmesini isteyenler de bulunuyor.

Milli Gazete yazarı Şakir Tarım, "Yıkım Projesi: İstanbul Sözleşmesi isimli yazısında sözleşmeyi "Türkiye'nin bekasına yönelmiş en büyük tehdit" olarak yorumlamış ve sözleşmenin vakit geçirilmeden yürürlükten kaldırılmasını istemişti.

Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı , "Aile kadın ve erkeğin birlikte yürütebileceği kurumdur. Erkeği evden uzaklaştırarak aileyi yaşatma imkanı yok. İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli. Kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı. Demişti.

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, dünyada aile ve toplum dokusunun en güçlü ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirterek  “İstanbul Sözleşmesi ve cinsiyet eşitliği projeleriyle aile yapısı ile sosyal dokunun büyük bir saldırıyla karşı karşıya” olduğunu savundu. Kaplan, “Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden derhal çıkmalı ve “cinsiyet eşitliği” gibi sinsi projeleri akit geç olmadan kaldırmalıdır” demişti.

Yine önceki gün Diyanet Birlik_sen Genel Başkanı Kenan Ak ise aileyi dinamitleyen İstanbul sözleşmesinin acilen feshedilmelidir. Diye açıklamada bulunmuş.

Sonuç olarak ,Aile bütünlüğünün korunması ülkenin vatanın korunması olarak görüyoruz ise türk toplumuna ve türk kültürüne aykırı aileyi yıkan ve parçalayan her türlü yasa ve mevzuatı değiştirmeliyiz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum