Yaşam

Yılan ve farelerin korkulu rüyası: Şanlıurfalı Bedih Usta

Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlar için özellikle yaz aylarında kullanılmak üzere yılan ve farelere karşı kapan üreten Şanlıurfalı Bedih Karataş siparişlere yetişemiyor.

Abone Ol

Şanlıurfa’da marangoz ustalığı yapan ve kendisini mucit olarak tanımlayan Bedih Karataş, geliştirdiği yılan, fare, sansar ve kedi kapanlarıyla özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların sorunlarına çözüm üretiyor. Yaz aylarında artan taleplere yetişmekte zorlandığını belirten Karataş, yeni olarak köstebek (kerit) kapanı üzerinde de çalıştıklarını söyledi.

“Yaz Aylarında Siparişlere Yetişemiyorum”

Havaların ısınmasıyla birlikte fare ve yılanların yerleşim alanlarına kadar geldiğini ifade eden Karataş, vatandaşlardan yoğun talep aldıklarını belirterek, “Yaz aylarında siparişlere yetişemiyorum. Şanlıurfa dışından da ürünlerimize talep geliyor. Şu anda yeni bir çalışmamız daha var. Kerit (köstebek) kapanı da üretiyoruz” dedi.

“Zehir Yerine Kapan Kullanılmalı”

54 yıllık marangozluk tecrübesine sahip olduğunu belirten Karataş, zehir kullanımının insan ve çevre sağlığı açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Köylülerin talepleri doğrultusunda çeşitli kapanlar geliştirdiklerini ifade eden Karataş, “Yılan kapanı, fare kapanı, sansar kapanı ve benzeri ürünler ürettik. Köylerde yaşayan vatandaşlar bu konuda bizden çözüm talep ediyordu. Biz de onların ihtiyaçlarına yönelik çeşitli tuzaklar geliştirdik. Bu ürünler tamamen doğal yöntemlerle kullanılıyor ve sağlık açısından herhangi bir risk taşımıyor” diye konuştu.

Zehir kullanımının tehlikelerine dikkat çeken Karataş, “Bir yılanın zehri insanı nasıl etkiliyorsa, fare ve yılanlar için bırakılan zehirler de dolaylı olarak insan sağlığını tehdit edebilir. Zehirli bir hayvanın temas ettiği gıdaların tüketilmesi durumunda insanlar da zarar görebilir” ifadelerini kullandı.

“Fare ve Yılanın Kaçışı Yok”

Ürettiği kapanların kullanımına ilişkin bilgi veren Karataş, sistemin oldukça basit olduğunu söyledi.

Fare kapanının yem yardımıyla çalıştığını belirten Karataş, “Kapanın içerisindeki bölüme yem yerleştiriliyor. Fare yemi almak için kapanın içine girdiğinde mekanizma devreye giriyor ve hayvanı yakalıyor. Bu sayede hem ürünler korunuyor hem de vatandaşların sağlığı güvence altına alınıyor” dedi.

Yılan kapanının da benzer bir mantıkla çalıştığını anlatan Karataş, “Kapanın içerisine yılanı çekecek malzeme yerleştiriliyor. Kokuyu alan yılan kapanın içine giriyor ve burada yakalanıyor” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin Her Bölgesine Ürün Gönderiyorum”

Doğadaki canlıların belirli bir denge içerisinde yaşadığını ancak bazı durumlarda insan yaşamını tehdit edebildiğini ifade eden Karataş, özellikle çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Kedi kapanlarının öldürme amacı taşımadığını vurgulayan Karataş, “Kümes hayvanlarına zarar veren kedileri uzaklaştırmak amacıyla bu ürünleri geliştiriyoruz. Amacımız hayvanlara zarar vermek değil, çiftçilerin zarar görmesini önlemek” dedi.

“Teknoloji Nedeniyle Çırak Yetiştiremiyoruz”

Mesleğinde yeni ustalar yetiştiremediklerinden yakınan Karataş, teknolojinin gelişmesiyle birlikte gençlerin zanaat mesleklerine ilgisinin azaldığını söyledi.

Geçmiş yıllarda çok sayıda çırak yetiştirdiklerini belirten Karataş, “20-25 yıl öncesine kadar çırak yetiştiriyorduk. Ancak akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte aileler çocuklarını çıraklığa vermemeye başladı. Bu nedenle ustalık kültürü giderek kayboluyor” ifadelerini kullandı.

Mesleki yeterliliğini tescillediğini belirten Karataş, ürettiği ürünlerin Türkiye’nin birçok ilinde kullanıldığını söyleyerek, “Samsun’dan İstanbul’a kadar birçok bölgeye ürün gönderdim. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da çalışmalarımız biliniyor. Vatandaşlar internet üzerinden bana ulaşıyor, ben de ürünleri kendilerine gönderiyorum” dedi.