Türkiye'nin dört bir yanında küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğu bölgelerde mayıs ayıyla birlikte başlayan koyun kırkım sezonu, kırsal alanda faaliyet gösteren profesyonel ekipler için oldukça bereketli bir dönemin kapılarını aralamaktadır. Hayvan sağlığı ve yün verimi açısından hayati önem taşıyan bu geleneksel işlem, gelişen teknikler ve özel ekipmanlar sayesinde günümüzde uzmanlık gerektiren gelir kapısına dönüşmüştür. Havaların ısınmasıyla birlikte kışlık yapağılarından kurtulması gereken binlerce koyun, uzman ellerde titizlikle temizlenerek yazın kavurucu sıcaklarına hazırlanmaktadır.
Saha çalışmalarında görev alan usta kırkımcılar, yaz boyunca köy köy gezerek hayvan üreticilerinin taleplerine yetişmek için zamanla yarışmaktadır. Özellikle mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarında aralıksız sürdürülen bu hareketlilik, Kurban Bayramı gibi yoğun dönemlerde katlanarak devam etmektedir. Hayvanların rahatlamasını sağlayan ve merada daha verimli otlamalarına imkan tanıyan bu süreç, sektörün en kritik operasyonel aşamalarından birini oluşturmaktadır.
Uzman Ekiplerin Sahada Gösterdiği Yoğun Çaba Yüksek Bütçeli Kazançlar Doğuruyor
Sektörde yıllardır aktif olarak çalışan ustaların aktardığı bilgilere göre, koyun kırkım işlemi bireysel bir çabadan ziyade tam bir takım oyunu şeklinde yürütülmektedir. Genellikle 3 kişilik kadrolardan oluşan bu profesyonel gruplarda, 2 usta makineyle kırkım işlemini üstlenirken 1 yardımcı eleman ise hayvanları yakalayıp sabitleme görevini yürütmektedir. İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Konya'da hayvan başına 90 TL, Karaman ve Aksaray gibi çevre vilayetlerde ise 100 TL civarında bir hizmet bedeli talep edilmektedir.
Günlük performans değerlendirildiğinde, uyumlu çalışan bir ekibin bir günde ortalama 250 ile 280 baş koyun veya kuzunun bakımını tamamlayabildiği görülmektedir. Aylık hesaba vurulduğunda 3 kişilik bir ekibin elde ettiği toplam ciro 750.000 TL sınırını aşarken, çalışanların kişi başı net geliri en az 250.000 TL seviyelerine ulaşmaktadır. Yaz sezonu boyunca yüksek seyreden bu rakamlar, hayvancılık alanında en çok kazandıran iş kolları arasında yer almasını sağlamaktadır.
Dışarıdan Kolay Görünen Bu Mesleğin Arkasında Ağır Ve Zorlu Fiziksel İş Yükü Yatıyor
Finansal getirisi son derece cazip görünse de koyun kırkımcılığı fiziksel güce, sabra ve yüksek dayanıklılığa dayanan son derece zorlu bir zanaattır. Yaz sıcaklarının tavan yaptığı saatlerde açık arazide veya ağıllarda eğilerek saatlerce çalışmak, uygulayıcıların vücut dirençlerini ciddi oranda zorlamaktadır. Hayvanların zarar görmeden, derileri kesilmeden ve stresi en aza indirilerek kırkılması uzmanlık gerektirdiğinden, işte yapılan ufak bir hata hem zamandan hem de kaliteden kaybettirmektedir.
Zaman yönetimi açısından bakıldığında, kırkım süresi sürünün genel hijyenik durumuna doğrudan bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Temiz ve bakımlı bir sürüde 250 baş hayvanın kırkımı ortalama 5 ile 6 saat gibi bir zaman alırken, yapağısı çamurlu ve kirli olan sürülerde bu süre 10 ile 11 saate kadar uzayabilmektedir. Sürenin uzaması çalışanların yıpranma payını artırırken, makine bıçaklarının aşınması ve bakımı da ek bir iş yükü getirmektedir.
Sektörde Yetişmiş Eleman Bulma Sıkıntısı Mesleğin Geleceğini Tehdit Ediyor
Son yıllarda kırsal nüfusun azalması ve genç neslin beden gücüne dayalı ağır işlere ilgi göstermemesi, koyun kırkımcılığı gibi nitelikli saha mesleklerinde ciddi bir usta krizini beraberinde getirmektedir. Ayda 250.000 TL gibi yüksek gelire rağmen, bu işi yapabilecek nitelikte yeni usta ve çırak bulmak günden güne güçleşmektedir. Çocukluktan itibaren hayvancılık kültürünün içinde yetişmeyen kişilerin bu tempoya uyum sağlaması son derece zor olmaktadır.
Hayvancılık işletmeleri, yoğun sezonda sürülerini emanet edebilecekleri tecrübeli ve hızlı ekipler bulabilmek için aylar öncesinden randevu oluşturmak zorunda kalmaktadır. Usta sayısının yetersizliği bir yandan mevcut çalışanların iş yükünü ve kazancını artırırken, diğer yandan da mesleğin sürdürülebilirliği hususunda endişelere yol açmaktadır. Sektör temsilcileri, yüksek kazanç sunan bu mesleki alanların gençlere tanıtılması ve modernize edilerek çekici hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




