Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen yeni yıla ait bütçe kanun teklifi, çalışma hayatının odak noktası haline gelen yeni maaş düzenlemesine ilişkin çok kritik ayrıntıları bünyesinde barındırıyor. Her yıl aralık ayında resmi maratonuna başlayan Asgari Ücret Tespit Komisyonu öncesinde, hükümetin bütçe tablolarına yansıttığı rakamlar kamuoyunda beklentileri şimdiden belirlemeye başladı. Hükümetin bütçeye dâhil ettiği belirli kalemler, uzmanlar tarafından yapılacak zam oranının önceden kestirilmesini sağlayan güçlü bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Devletin bütçe hazırlıkları sırasında asgari ücretten feragat edeceği vergi miktarlarına dair yer verdiği projeksiyonlar, ekonomi yönetimi tarafından hedeflenen artış düzeyini açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Bütçe hesaplamalarında vergi istisnası için ayrılan payın bir önceki döneme göre %33,7 oranında yükseltilmiş olması, yeni yılda uygulanacak zam oranının da bu seviyelerde gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Ancak bu tablonun nihai bir karar olmadığını, nihai kararın işçi ve işveren kesiminin katılımıyla toplanacak komisyonda alınacağını unutmamak gerekiyor.
Geçmiş Yıllardaki Bütçe Tahminleri İle Gerçekleşen Rakamlar Uyumluluk Gösteriyor
Bütçedeki vergi muafiyeti kalemlerinin geçmiş dönemlerdeki performansı incelendiğinde, yapılan tahminlerin gerçekleşen zam oranlarıyla oldukça büyük bir paralellik taşıdığı görülüyor. Bir önceki bütçe döneminde vergi istisnası maliyetinde %28 seviyesinde bir artış öngörülmüş ve sonrasında açıklanan net zam oranı da %27 olarak belirlenmişti. Bu durum, bütçe metinlerindeki vergi tahminlerinin tesadüfi olmadığını ve maaş ayarlamalarında doğrudan bir kılavuz işlevi gördüğünü kanıtlıyor.
Daha önceki yıllara bakıldığında da benzer bir tablonun ortaya çıktığı net biçimde anlaşılıyor. Örneğin bir başka bütçe döneminde %25 düzeyinde bir artış planlanmışken, yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde nihai zam oranı %30 olarak uygulanmıştı. Dolayısıyla bütçedeki rakamlar yasal olarak kesinleşmiş bir zam oranını ifade etmese dâhil, ekonomi yönetiminin zihnindeki temel yaklaşımı ve muhtemel artış sınırlarını anlamak açısından en sağlam veri kaynağı işlevi görüyor.
Hesaplanan Oranın Uygulanması Halinde Net Maaş Hızla Yükselişe Geçecek
Halen uygulanmakta olan net 28075 TL tutarındaki asgari ücret, bütçedeki sinyaller doğrultusunda %33,7 oranında artırıldığı takdirde çalışanların hesabına yatacak net miktar 37536 TL seviyesine ulaşacak. Bu senaryo kapsamında brüt kazanç tutarı 33030 TL seviyesinden 44161 TL düzeyine tırmanırken, işverene yönelik herhangi bir indirim uygulanmadığı varsayımında toplam maliyet 40874 TL tutarından 54649 TL seviyesine yükselecektir.
Öte yandan Orta Vadeli Program içerisinde ilan edilen yıl sonu enflasyon hedefleri ve diğer ekonomik parametreler üzerinden de alternatif hesaplamalar gerçekleştirilmektedir. Enflasyon hedefi doğrultusunda %28,4 zam yapılması halinde net ücret 36048 TL seviyesinde kalırken, %30 zam seçeneğinde net maaş 36498 TL düzeyine çıkıyor. Zam oranının %35 olarak belirlenmesi durumunda ise net tutar 37901 TL seviyesini buluyor ki bu da en düşük ile en yüksek senaryo arasında yaklaşık 1850 TL fark olduğunu gösteriyor.
Masa Aralık Ayında Kurulacak Ve Geniş Bir Etki Alanı Oluşacak
İşçi, işveren ve devlet temsilcilerini aynı masada buluşturan Asgari Ücret Tespit Komisyonunun aralık ayı ilk haftasında resmi temaslarına başlaması öngörülüyor. Toplamda üç veya dört oturum halinde gerçekleştirilen zorlu pazarlık sürecinin ardından nihai karar kamuoyuna ilan edilecek ve belirlenen yeni ücret 1 Ocak tarihinden itibaren geçerlilik kazanacak. Görüşmeler boyunca taraflar enflasyon verileri, yaşam maliyetleri, refah payı talepleri ve küresel rekabet gücü gibi çok sayıda kriteri masaya yatırarak ortak bir noktada buluşmaya çalışacak.
Alınacak kararın etki alanı yalnızca asgari ücretle çalışan bireylerin aylık gelirleriyle sınırlı kalmayıp tüm ekonomik dengeleri derinden sarsacak bir güce sahiptir. İşsizlik ödeneklerinden kıdem tazminatı tavanına, SGK prim tabanından isteğe bağlı sigorta ödemelerine ve borçlanma maliyetlerine kadar sayısız kalem yeni maaş katsayısına göre yeniden şekillenecektir. Bu sebeple aralık ayında varılacak uzlaşma, işçisinden işverenine, esnafından prim ödeyen vatandaşına kadar toplumun her kesimini doğrudan etkileyen devasa bir ekonomik gelişme niteliği taşımaktadır.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




