Hayat pahalılığı ve ekonomik koşullarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Aziz Yürüyen, vatandaşların geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek fiyat artışlarına tepki gösterdi.
Patlıcanın kilosunun 200 liraya kadar çıktığını ifade eden Yürüyen, “Bir Bağ-Kur emeklisinin maaşı 21 bin lira. Allah aşkına biz neyi alacağız, neyi almayacağız? Her şey ateş pahası” dedi.
Esnafın da zor şartlar altında olduğunu dile getiren Yürüyen, akaryakıt fiyatları ve kira giderlerinin yüksekliğine dikkat çekerek, “Esnaf da haklı. Mazot pahalı, benzin pahalı, kira pahalı. Onlar da mecburen fiyatlara yansıtıyor” diye konuştu.
Türkiye’nin geçmişine ve toplumsal yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yürüyen, ülkesini ve milletini sevdiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Vatanımı çok seviyorum, halkımı çok seviyorum. Vatanım çok güzel. Kimimizi Kürt, kimimizi Türk, kimimizi Alevi, kimimizi Şii yaratmış. Ben gökyüzünde Allah’ı ve ay yıldızı severim, yeryüzünde ise doğup büyüdüğüm aziz vatanımı severim. Öğreteni, öğreneni, birleştireni severim. Geçmişini ve geleceğini aktaranı severim.”
Toplumda hoşgörünün azalmasından üzüntü duyduğunu ifade eden Yürüyen, insanların birbirine karşı daha anlayışlı olması gerektiğini söyledi. Yürüyen, “Geçmişimizi unuttuk. Birbirimize karşı yeterince hoşgörülü değiliz. Herkes eli bıçaklı, silahlı. Böyle olmaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ekonomik sıkıntıların özellikle dar gelirli vatandaşları etkilediğini belirten Yürüyen, şunları kaydetti:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana vatandaşlara sürekli ‘Dişinizi sıkın’ deniliyor. Hangi hükümet gelirse gelsin aynı söz söyleniyor. Artık 100 yıldır dişimizi sıka sıka ağzımızda diş kalmadı. Türkiye’yi soyup soğana çevirenler biraz dişlerini sıksın. Garibanlar değil. Garibanlar zaten yere yapışmış durumda.”
Yürüyen, konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak, “Irkçılığı sevmiyorum. Vatanımı seviyorum, halkımı seviyorum, bütün insanlarımı seviyorum” dedi.




