Diyetisyen Gamze Söylemez, bayramlarda çocuklara çok fazla çikolata ikramında bulunulduğuna dikkat çekerek, “Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirsiniz” dedi.

Akçakale Kaymakamı Ali Cemal Altınöz’den Devlet Hastanesine Ziyaret
Akçakale Kaymakamı Ali Cemal Altınöz’den Devlet Hastanesine Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Ramazan Bayramı’ndaki tatlı tüketiminin en çok karşılaştıkları sorunlardan birisi olduğunu söyleyen Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti: “Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan, şeker, diyabet tarzı tip 1 ve tip 2 diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da bu konuda çok uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en az iki saat sonra, sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır. Kronik hastalığı olanları burada özellikle uyarmak istiyorum. Lütfen yemeklerden hemen sonra ya da çok fazla porsiyonlarda tatlı tüketmeyin. Birkaç eve davete gidiyorsanız en azından bir iki tanesini seçip bunları da güne bölerek tatlı tüketimini bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Her tatlı tüketiminden sonra bol bol su içerek ve egzersiz yaparak en azından sindirimi kolaylaştırmaya yardımcı olabilirsiniz.”

“Sofranızda koyu yeşil yapraklı sebzeler olsun”

Diyetisyen Gamze Söylemez, “Çay, kahve içilecekse daha açık tüketilmeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir. Bu kısma da önem veriyorum. Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının mevsim sebzeleri çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ramazanda özellikle kahvaltı, iki ara öğün ve bir ana öğün demiştik. Kahvaltımızı konuştuk. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden, koyu yeşil yapraklı sebzelerden faydalanabilirsiniz. Süt, ayran tüketebilirsiniz. Fındık, badem, ceviz gibi yağlı tohumları da ara öğünlere dahil edebilirsiniz. Yine cilt elastikiyeti ve cildin parlaklığı için meyveleri kullanabilirsiniz. Özellikle koyu renkli meyvelerin antioksidan kapasiteleri çok yüksek olduğu için meyveler mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Akşam yemeğinden sonra tüketilen ara öğünlerde ise genelde bizim toplumumuzda tatlı tüketimi çok fazla oluyor. Daha çok kuru meyvelere yönelebilir bireyler. Kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir gibi kuru meyveler tatlı ihtiyacımızı önemli ölçüde azaltacaktır.” dedi.

“Çocukların gelişimi için önemli detay”

Ramazan Bayramı’nda özellikle çocuklara çok fazla çikolata ikramında bulunulduğuna dikkat çeken Söylemez, “Buradan da uyarmış olalım. Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirsiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak, çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlikte de bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum” dedi.

Kaynak: İHA