Türkiye'de farklı sosyal güvenlik kurumlarına prim ödeyen milyonlarca sigortalıyı yakından ilgilendiren çok önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, uzun yıllardır uygulanan ve pek çok vatandaşın mağduriyetine yol açan emeklilikte hizmet birleştirme kurallarına dair ezber bozan bir karara imza attı. Yüksek mahkemenin verdiği bu emsal karar, özellikle birden fazla statüde çalışmış olan kişilerin daha yüksek maaş almasının ve daha erken emekli olmasının önünü açıyor.

Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir tartışma konusu olan ve kamuoyunda son 7 yıl kuralı olarak bilinen uygulama, bu kararla birlikte yeni bir boyut kazandı. Mevcut sistemde sigortalıların emekli olacağı kurumu belirleyen bu kural, bazen kişilerin istemedikleri ve kendileri için daha dezavantajlı olan bir statüden emekli edilmelerine neden oluyordu. Yargıtay’ın attığı bu son adım, SGK bürokrasisindeki katı kuralların sigortalı lehine esnetilmesi noktasında tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Hizmet Birleştirme Sisteminde Yaşanan Büyük Hak Kayıpları

Ülkemizde çalışma hayatı boyunca SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı gibi farklı kollarda prim ödeyen vatandaşlar, emeklilik dönemi geldiğinde tüm bu hizmetlerini birleştirmek zorunda kalıyor. Ancak bu birleştirme işlemi sırasında uygulanan mevzuat, sigortalının toplam prim gün sayısı yeterli olsa bile, son çalışılan dönemin özelliklerine göre ağır şartlar getirebiliyor. Özellikle ticaretle uğraştıktan sonra işçi olarak çalışan ya da tam tersi bir kariyer yolu izleyen yüz binlerce vatandaş, kurumlar arasındaki bu mevzuat farklılıkları nedeniyle emeklilik hakkını elde etmekte ciddi zorluklar yaşıyordu.

Uzun yıllar boyunca prim ödeyen sigortalılar, kendilerine haber verilmeden veya farkında olmadan geçiş yaptıkları diğer statüler yüzünden daha fazla prim günü tamamlamak zorunda bırakılıyordu. Bu durum hem emeklilik tarihinin yıllarca ertelenmesine hem de nihayetinde bağlanacak olan emekli aylığının düşmesine yol açıyordu. Yargı gündemini uzun süredir meşgul eden bu uyuşmazlıklar, nihayet en üst düzey hukuki mercide masaya yatırılarak çalışanların lehine bir sonuca bağlandı.

Milyonları Kapsıyor: Vergi İstisnasında Yeni Dönem!
Milyonları Kapsıyor: Vergi İstisnasında Yeni Dönem!
İçeriği Görüntüle

Emsal Davaya Konu Olan Vatandaşın Hukuk Mücadelesi

Yargıtay Genel Kurulu'nun önüne gelen somut olayda, çalışma hayatı boyunca hem işçi hem memur hem de esnaf olarak farklı dönemlerde prim ödemiş bir vatandaşın hikayesi yer alıyor. Vatandaş, toplam prim gün sayısını fazlasıyla tamamlayarak emeklilik başvurusunda bulunduğunda, SGK tarafından beklenmedik bir engelle karşılaştı. Kurum, sigortalının son hizmet statüsünün Bağ-Kur kapsamında yer aldığını gerekçe göstererek, vatandaştan daha yüksek bir prim gün şartını yerine getirmesini talep etti ve başvuruyu reddetti.

Emeklilik hakkı geciktirilen ve daha düşük maaş alma tehlikesiyle karşı karşıya kalan sigortalı, bu durumu kabul etmeyerek konuyu iş mahkemesine taşıdı. Hak aramaya karar veren vatandaşın açtığı davada, SGK’nın tek taraflı olarak uyguladığı prim gün hesabı ve hizmet statüsü belirleme kriterlerinin hukuka aykırı olduğu iddia edildi. Bu bireysel itiraz, zaman içinde tüm Türk sosyal güvenlik hukukunu derinden etkileyecek devasa bir hukuk mücadelesine dönüştü.

Mahkemelerin Sigortalı Lehine Verdiği İptal Kararları

Davanın ilk aşamasında dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, ezber bozan bir değerlendirme yaparak sigortalının iradesinin ve kazanılmış haklarının korunması gerektiğine hükmetti. Mahkeme, vatandaşın rızası ve avantajı dışında zorunlu bir hizmet birleştirme dayatılamayacağını belirterek, SGK tarafından yürütülen haksız işlemleri iptal etti. Kararda, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olan ve her zaman zayıf konumda bulunan sigortalıyı korumayı amaçlayan sigortalı lehine yorum ilkesine güçlü bir atıf yapıldı.

SGK’nın bu karara itiraz etmesi üzerine dosya bölge adliye mahkemesine, yani istinaf sürecine taşındı. İstinaf dairesi de yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka tam anlamıyla uygun olduğunu onayarak kurumu haksız buldu. Sosyal Güvenlik Kurumu pes etmeyerek konuyu temyiz etti ve dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne geldi; burada yapılan derinlemesine incelemelerin ardından uyuşmazlığın çözümü için en üst merci olan Hukuk Genel Kurulu devreye girdi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Tarihi Emeklilik Kararı

Tüm yargı sürecinin zirvesi olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dosyayı en ince ayrıntısına kadar inceleyerek milyonlarca çalışanın yüzünü güldüren nihai kararını verdi. Yüksek mahkeme, sigortalıların farklı statülerdeki hizmet süreleri birleştirilirken, kişiye dezavantaj sağlayan ve hak kaybına yol açan kuralların zorla uygulanamayacağına net bir şekilde hükmetti. Kararın gerekçesinde, vatandaşların yıllarca ödediği primlerin ve emeklerinin, kurumların bürokratik yorumları nedeniyle heba edilemeyeceği açıkça vurgulandı.

Bu kararla birlikte, SGK’nın emeklilik hesaplama ve hizmet birleştirme sisteminde köklü bir zihniyet değişimi zorunlu hale gelmiş oldu. Birden fazla statüde çalışması olan vatandaşlar için artık daha esnek ve avantajlı bir dönemin kapısı aralandı. Yargıtay’ın bu hamlesi, sadece davayı açan vatandaşı değil, benzer durumda olan ve gelecekte emekli olmayı planlayan 100,000'lerce çalışanı doğrudan koruma altına alan bir şemsiye işlevi görüyor.

Emekli Maaşlarında Yaşanacak Artış Ve Yeni Şartlar

Hukuk uzmanları ve sosyal güvenlik danışmanları, Yargıtay’ın bu kararından sonra emeklilik planlamalarında kartların yeniden dağıtılacağını ifade ediyor. Yeni dönemde, farklı kurumlarda çalışmış kişilerin en yüksek maaşı alabileceği statü üzerinden emeklilik hesabı yaptırma hakkı doğabilecek. Bu durum, özellikle SSK şartlarından emekli olabilecekken Bağ-Kur statüsüne takılan ve bu yüzden maaşı %20,00 ile %30,00 civarında düşme tehlikesi yaşayanlar için büyük bir mali kazanç anlamına geliyor.

Bundan sonraki süreçte, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı arasındaki geçişlerde kurumun dayattığı kurallar değil, yargının belirlediği hakkaniyetli yaklaşım esas alınacak. Emeklilik dilekçesi vermeye hazırlanan ya da geçmişte benzer nedenlerle mağdur olup düşük maaş bağlanan vatandaşların, bu emsal kararı dayanak göstererek yeni başvurular yapması bekleniyor. Uzmanlar, emekli maaşı hesaplama tablolarının bu yeni hukuki gerçekliğe göre revize edilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım