Sosyal güvenlik sisteminde emeklilik hayali kuran milyonlarca çalışan için yıl sonunun yaklaşmasıyla birlikte son derece kritik bir süreç başladı. Mevcut mevzuata göre sigortalıların çalışamadıkları dönemleri prim ödeyerek tamamlamalarını sağlayan borçlanma imkanları, yeni yılda uygulanacak asgari ücret artışıyla birlikte ciddi bir maliyet artışına sahne olmaya hazırlanıyor.
Gerek doğum gerekse askerlik gibi nedenlerle çalışma hayatına ara veren vatandaşlar için yıl sonuna kadar yapılacak başvurular, çok daha uygun koşullarda prim tamamlama olanağı sunuyor. SGK verileri doğrultusunda hazırlanan projeksiyonlar, başvurularını yeni yıla erteleyen sigortalıların on binlerce liralık ek finansal yükle karşı karşıya kalacağını açıkça ortaya koyuyor.
Yıl Sonu Yaklaşırken Doğum Borçlanmasında Maliyet Tablosu Değişiyor
Çocuk sahibi olmaları sebebiyle mesai hayatından uzak kalan kadın çalışanlar için sunulan doğum borçlanması hakkı, her bir çocuk adına en fazla 720 günlük süreyi kapsıyor. Mevcut brüt asgari ücretin %32'si baz alınarak hesaplanan prim tutarları kapsamında günlük ödeme miktarı 352,32 TL, aylık ödeme ise 10.569,60 TL seviyesinde seyrediyor.
Böylece iki yıllık yani 720 günlük tam borçlanma yapacak bir annenin cebinden şu an için toplamda 253.670,40 TL çıkıyor. Ancak ocak ayında devreye girecek muhtemel asgari ücret zam senaryoları göz önüne alındığında, %28,4 zam durumunda bu tutar 325.712,79 TL'ye, %30 zam oranında 329.771,52 TL'ye, %35 zam tahmininde ise 342.455,04 TL'ye ulaşıyor.
Askerlik Prim Ödemelerinde Yeni Yıl Öncesi Büyük Avantaj
Erkek sigortalıların hizmet sürelerine ekleyebildikleri askerlik borçlanmasında ise hesaplamalar brüt asgari ücretin %45'lik dilimi üzerinden yürütülüyor. Yılın son döneminde geçerli olan tarifeye göre günlük 495,45 TL ve aylık 14.863,50 TL ödeme yapılması gerekirken, 18 aylık standart vatan hizmeti borçlanmasının toplam bedeli 267.543 TL tutuyor.
Ocak ayı itibarıyla geçerli olacak yeni zam oranlarıyla birlikte 18 aylık askerlik borçlanması maliyeti %28,4 artışla 343.525 TL'ye, %30 artışla 347.805 TL'ye ve %35 artışla 361.183 TL'ye kadar tırmanabiliyor. Dolayısıyla sürecini ocak ayına erteleyen bir erkek çalışan, yaklaşık 76.000 TL düzeyinde ilave bir masrafla karşılaşmış oluyor.
Bağ-Kur İhyası Ve Yurt Dışı Borçlanmasında Aynı Bütçe Baskısı
Gerek geçmiş yıllara ait prim borçları nedeniyle dondurulan sürelerini yeniden canlandırmak isteyen Bağ-Kur mensupları gerekse yurt dışında geçirdikleri yılları emekliliklerine dahil etmek isteyen gurbetçi vatandaşlar aynı fiyatlama sarmalından etkileniyor. Bu kategorilerdeki işlemler de tıpkı askerlik borçlanmasında olduğu gibi %45 oranı üzerinden fiyatlandırılıyor.
Dolayısıyla asgari ücrete yapılacak her türlü oransal zam, doğrudan doğruya bu alanlardaki ödeme kalemlerine de aynı ölçüde yansıyor. Prim eksiğini kapatıp bir an önce emeklilik hakkına kavuşmak isteyen tüm kesimlerin bu finansal baskı sebebiyle hesaplamalarını son derece dikkatli yapması öneriliyor.
Zamanında Başvuru Yaparak Zamlı Tarifeden Korunma Yolları
SGK mevzuatına göre belirlenen bu fiyat artışlarından etkilenmemek adına ödeme tarihi değil, resmi başvuru tarihi baz alınıyor. Taleplerini 31 Aralık mesai bitimine kadar e-Devlet portalı üzerinden elektronik ortamda ya da SGK il ve ilçe müdürlüklerine fiziken ulaştıran vatandaşlar, mevcut yılın cazip tarifesinden yararlanabiliyor.
Ancak başvurunun zamanında sisteme girilmesi tek başına yeterli sayılmıyor; kurum tarafından tebliğ edilen borç tutarının yasal süresi içinde ödenmesi zorunluluğu bulunuyor. Doğum ve askerlik işlemlerinde tebliğden itibaren 1 ay, Bağ-Kur ihyası ile yurt dışı borçlanmalarında ise 3 ay içinde ödeme yapılmadığı takdirde başvuru iptal ediliyor.
Borçlanma Kararı Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Her sigortalı için borçlanma yapmak finansal açıdan her zaman beklenen avantajı sağlamayabiliyor. Yaş şartını doldurmayı bekleyen ve prim gün sayısı zaten yeterli olan bir çalışanın ekstra gün satın alması, emeklilik yaşını öne çekmeyeceği için lüzumsuz bir harcamaya dönüşebiliyor.
Diğer yandan askerlik borçlanması gibi adımların sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekme imkanı bulunurken, son 7 yılda ödenen primlerin ağırlıklı olduğu kurum statüsü de emeklilik şartlarını doğrudan şekillendiriyor. Bu nedenle kişilerin kendi hizmet dökümlerini analiz ederek karar vermeleri büyük önem taşıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




