Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğünde düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda gerçekleştiriliyor.

Festival kapsamında Küme Vakfı tarafından düzenlenen KÜRE Konuşmaları'nda "Simülasyonun Hikayesi: Gerçeği Taklit Ederek Gerçeğe Hazırlanmak" başlıklı söyleşiye katılan HAVELSAN Genel Müdürü Nacar, kurumun simülatör alanındaki yerli ve milli dönüşüm sürecini anlattı.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 80'lere ulaştığını belirten Nacar, uçak, helikopter, denizaltı, insanlı ve insansız kara ve hava araçları gibi birçok platform için stratejik sistemler üretildiğini söyledi.

Yerli simülatör dönüşümü 2015'ten sonra hızlandı

Geçmiş yıllarda F-4 uçakları, Sikorsky ve Cougar helikopterleri ile U209 denizaltılarının simülatörlerinin yurt dışından temin edildiğini aktaran Nacar, HAVELSAN'ın ise bu sistemlerin bakım ve idamesini üstlendiğini ifade etti.

Nacar, yerli sistemlere geçişin 2015'ten sonra hız kazandığını belirterek, "Yerli sistemlerin girişiyle 2017 yılında ATAK helikopter simülatörünü teslim ettik. Ondan sonra Türk Hava Yolları'na yaptığımız sivil simülatörler ile HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN mühendislik simülatörleri geldi." dedi.

Simülatörlerin pilot eğitimindeki önemine dikkati çeken Nacar, şöyle konuştu:

"Simülatör dediğimiz cihaz çok maliyetli bir araç ancak pilotlar için olmazsa olmaz. Pilotların 6 ayda veya yılda bir tazeleme eğitimleri var. Bu eğitimleri simülatörde geçmedikleri zaman lisansları askıya alınıyor."

Farklı üslerdeki F-16 pilotları aynı sanal ortamda uçabiliyor

Simülatörlerin ağ (network) yeteneklerine de değinen Nacar, F-16 pilotları için geliştirilen tam görev simülatörlerinin farklı üslerdeki pilotların aynı sanal ortamda eğitim yapmasına imkan sağladığını belirtti.

Nacar, "Bu alandaki boşluğu HAVELSAN firmamız doldurdu ve şu anda ürettiği simülatör çeşitliliği bakımından Avrupa'da öndeyiz. Toplamda 400'den fazla, Türkiye'de ve dünyada kullanılan simülatör geliştirdik." ifadelerini kullandı.

Farklı şehirlerdeki pilotların aynı sanal hava sahasına bağlanabildiğini anlatan Nacar, "F-16'ların 4-5 farklı üste kullanılan tam görev simülatörlerini geliştirdik. Biri Merzifon'da, biri Balıkesir'de, diğeri Eskişehir'de bulunan pilotlar, aynı sanal ortamda kol uçuşu yapabiliyor. Bu network entegrasyonunu gerçekleştirdik." diye konuştu.

Eğitimde yapay zeka ve sanal gerçeklik dönemi

Simülatör teknolojilerinde geleceğe yönelik çalışmalara da değinen Nacar, büyük ve hareketli kabinlerin zamanla daha küçük, taşınabilir ve mobil sistemlere dönüşeceğini söyledi.

Bakan Kacır Şanlıurfa’dan seslendi: “İmkânsız denilenlere meydan okuyan gençlerimiz var”
Bakan Kacır Şanlıurfa’dan seslendi: “İmkânsız denilenlere meydan okuyan gençlerimiz var”
İçeriği Görüntüle

Sanal gerçeklik (VR) ve yapay zeka teknolojilerinin sektörü dönüştürdüğünü belirten Nacar, bu alandaki çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

"Sanal gözlükle (VR/AR) simülatör geliştiriyoruz. Ancak şu aşamada pilotlar, vertigo etkisi ve görüntünün karışması gibi yan etkiler nedeniyle mevcut ekranlı görselliği tercih ediyor. Teknolojinin ilerlemesi ve görüntü tazeleme hızının insan beyniyle daha uyumlu hale gelmesiyle bu sorunların aşılmasını bekliyoruz."

Yapay zekanın simülatör eğitimlerinde de kullanılmaya başlandığını aktaran Nacar, eğitmen pilot kavramının da değiştiğini belirtti.

Nacar, "Artık yapay zekalı, bilişsel iş yükünü denetleyebilen sanal pilotlar kullanıyoruz. Pilotların başına sensörler takarak, eğitimin hedefine ulaşıp ulaşmadığını beyin sinyallerini analiz ederek objektif olarak ölçebiliyoruz. Pilotun bir hareketi gerçekten refleks haline getirip getirmediğini, beyin dalgalarından tespit edebiliyoruz." dedi.

Kaynak: ANADOLU AJANSI