Ekonomi

Kahve Tutkunlarını Üzecek Gelişme: Fiyatlar Aylar Sonra Rekor Seviyeye Ulaştı!

Dünya genelinde milyonlarca insanın günlük rutininde vazgeçilmez bir yere sahip olan kahve, son dönemde emtia piyasalarında adından sıkça söz ettiriyor.

Abone Ol

Dünya genelinde milyonlarca insanın günlük rutininde vazgeçilmez bir yere sahip olan kahve, son dönemde emtia piyasalarında adından sıkça söz ettiriyor. Yılın ilk yarısında sert düşüşlerle yatırımcısını üzen ve arz fazlası iddialarıyla gerileyen kahve fiyatları, son haftalarda tersine dönen bir rüzgarla adeta patlama yaşadı. Uluslararası piyasalarda kahvenin libre fiyatı, kritik eşikleri birer birer aşarak 3,57 dolar seviyesine kadar tırmandı. Bu hamleyle birlikte kahve, son 6 aylık zaman diliminin en yüksek piyasa değerine ulaşarak emtia borsalarında haftanın en çok konuşulan varlıkları arasına girdi.

Fiyatlardaki bu ani ve sert yükselişin arkasında, dünyanın en büyük kahve üreticileri olan Brezilya ve Vietnam’da baş gösteren olağanüstü hava olayları yer alıyor. Küresel stokların hızla eriyeceğine dair yayılan spekülasyonlar ve tedarik zincirindeki kırılmalar, alıcıların paniğe kapılmasına yol açtı. Sektör temsilcileri, yakın döneme kadar fiyatları baskılayan jeopolitik risklerin ve lojistik maliyetlerin artık yerini doğrudan üretim rekoltesini etkileyen iklimsel krizlere bıraktığını belirtiyor. Piyasada yaşanan bu dengesizlik, kahve fiyatlarının haziran ayından bu yana süregelen dipten dönüş hareketini iyice ivmelendirmiş durumda.

Brezilya Ve Vietnam Topraklarında Yaşanan Kuraklık Üretimi Tehdit Ediyor

Dünya kahve üretiminin lokomotifi konumunda bulunan Güney Amerika ve Güneydoğu Asya ülkeleri, son yılların en zorlu meteorolojik dönemlerinden birini geçiriyor. Özellikle yüksek kaliteli kahve çekirdeği türü olan Arabica’nın lider üreticisi Brezilya ile hazır kahve sektörünün temel taşı olan Robusta çekirdeğinin küresel merkezi Vietnam, aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlarla mücadele ediyor. Bu iki dev üretici ülkede barajların boşalması ve toprak neminin kritik seviyelerin altına inmesi, tarım alanlarında büyük bir alarm verilmesine neden oldu.

Emtia piyasası analistleri, haziran ayının gelişiyle birlikte Pasifik üzerinde etkisini hissettirmeye başlayan El Nino hava fenomeninin bu duruma yol açtığını vurguluyor. Bölgesel iklim dengelerini altüst eden bu doğa olayı, kahve ağaçlarının tam da en hassas olduğu tomurcuklanma döneminde aşırı sıcak dalgalarına yol açtı. Sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerine çıkması sebebiyle kahve bitkileri hayatta kalma mücadelesi verirken, ağaçların çiçek açma yeteneği ciddi oranda sekteye uğradı. Çiçeklenmenin durması ise doğrudan doğruya önümüzdeki dönemin hasat miktarında çok büyük bir kayıp yaşanacağı anlamına geliyor.

Jeopolitik Gerilimlerden İklim Krizine Uzanan Fiyat Dalgalanmaları

Yılın ilk aylarında kahve piyasasında bambaşka bir senaryo hakimiyet sürüyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nin Brezilya’dan ithal edilen kahve üzerindeki ek gümrük vergilerini sıfırlaması ve Güney Amerika’daki dönemsel olumlu hava şartları fiyatları aşağı yönlü baskılamıştı. Bununla birlikte, Orta Doğu bölgesinde patlak veren ve küresel ticareti derinden sarsan İsrail, İran ve ABD eksenli gerilimler, deniz ticaretindeki nakliye ve sigorta maliyetlerini astronomik seviyelere taşımıştı. Artan lojistik yükler nedeniyle küresel kahve talebi hızla bıçak gibi kesilmiş ve emtia fiyatlarında derin bir çöküş yaşanmıştı.

Söz konusu jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin bir araya gelmesiyle, ocak ayında 3,48 dolardan açılış yapan kahve fiyatları, haziran ayına gelindiğinde %15,00 değer kaybederek 2,38 dolara kadar gerilemişti. Ancak bu dip noktası, piyasa oyuncuları için aynı zamanda bir alım fırsatına dönüştü. Haziran ayının ikinci yarısından itibaren üretim bölgelerinden gelen olumsuz raporlar, fiyatların haziran ayını %11,62 oranında net bir yükselişle 2,96 dolardan kapatmasını sağladı. Temmuz ayında da hız kesmeyen bu yukarı yönlü trend, fiyatları 28 Ocak tarihindeki 3,72 dolarlık tarihi zirvenin ardından en yüksek seviye olan 3,57 dolara fırlattı.

Finansal Piyasalarda Kahve Pozisyonları Hızla Artış Gösteriyor

Gelecek sezona dair arz darboğazı yaşanacağı beklentisi, sadece fiziki piyasaları değil, finansal yatırım fonlarını da harekete geçirdi. Dünya genelindeki büyük fon yöneticileri ve kurumsal yatırımcılar, tarımsal emtialar içinde kahvenin sunduğu potansiyeli görerek bu alana milyarlarca dolarlık sermaye aktarmaya başladı. Özellikle borsa yatırım fonları (ETF) üzerinden açılan uzun pozisyonların sayısında son haftalarda rekor kırıldığı gözlemleniyor. Yatırımcıların kahve kontratlarına gösterdiği bu yoğun ilgi, piyasadaki likiditeyi artırırken fiyatların yukarı yönlü hareketini de doğrudan destekliyor.

Uzmanlar, piyasadaki bu para girişinin arkasında spekülatif hamlelerden ziyade reel bir temel bulunduğuna dikkat çekiyor. El Nino iklim olayının etkilerinin sadece bu yılla sınırlı kalmayacağı, 2027 yılının ilk çeyreğine kadar küresel hava sistemlerini domine etmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Bu durum, önümüzdeki 2 yıllık süreçte kahve arzının sürekli olarak talebin gerisinde kalabileceği endişesini doğuruyor. Küresel ölçekte kahve stoklarının son yılların en düşük seviyelerine gerileyeceğine yönelik matematiksel modeller, finans dünyasının kahveyi güvenli bir liman ve yüksek getirili bir varlık olarak görmesine yol açıyor.

Küresel Tedarik Zinciri Ve Gelecek Dönem Risk Senaryoları

Kahve fiyatlarında yaşanan bu olağanüstü tırmanışın, önümüzdeki aylarda küresel tedarik zincirinin tüm halkalarında hissedilmesi kaçınılmaz görünüyor. Uluslararası kahve kavurucuları, toptancılar ve zincir mağazalar, yükselen hammadde maliyetlerini karşılamak adına şimdiden bütçe revizyonlarına gitmeye başladı. Stokların yetersiz kalması riski karşısında büyük lojistik firmaları, korumacı tedbirler alarak öncelikli sevkiyat rotalarını yeniden şekillendiriyor. Eğer iklim koşullarında ani ve mucizevi bir iyileşme yaşanmazsa, ham kahve fiyatlarındaki bu artışların nihai tüketiciye yansıyan etiket fiyatlarını da yukarı çekmesi bekleniyor.

Piyasa analistlerinin teknik göstergelerine göre, kahve kontratlarında 3,57 dolar seviyesinin aşılması durumunda bir sonraki direnç noktası olarak ocak ayındaki 3,72 dolar seviyesi takip edilecek. Üretim bölgelerinden gelen yağış raporları her hafta borsaların yönünü tayin ederken, kısa vadede arzın rahatlamasına yönelik herhangi bir sinyal bulunmuyor. İklim krizinin tarımsal emtialar üzerindeki yıkıcı etkisini en net gösteren ürünlerden biri haline gelen kahve, önümüzdeki dönemde de hem üreticilerin hem de finans dünyasının radarında kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım