Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, belediyenin personel alımlarında liyakat, şeffaflık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalınacağını belirterek, “Biz birine burada iş imkânı sağlamaya gelmedik. İşi en iyi kim yapacaksa, kim olursa olsun, isterse dünyanın öbür ucundan gelsin, biz işi ona teslim etmenin gayreti içerisindeyiz.” dedi. Başkan Gülpınar, personel alım sürecinde mülakat yapılması hâlinde ilk kez kendisinin de mülakata katılacağını açıkladı.Personel alım sürecine ilişkin konuşan Başkan Gülpınar, şunları söyledi:“Biz elimizden geldiğince, tabii ki insandır, beşer şaşar; hatası olabilir, eksiği olabilir. Ama artık şu torpil denen kavramı biz rafa kaldırmak istiyoruz geldiğimiz günden beri.Şimdi bir duyuru yaptık. Bugün son sanırım müracaatların. Şartları açıkladık. Şartların üzerinde oynamamızı isteyen, ‘Benim şartım tutmuyor, eksiktir, bunu değiştirin.’ diyenler... Bakın arkadaşlar, şuna alışmamız lazım artık toplum olarak: Kurallar önemlidir. Kurallara uymak ondan da önemlidir.Kuralsızlık bizim için geçerli bir gerekçe olmaması lazım. Bizde şimdi toplumun bir kesiminde en önemli kural sanki kurallara uymamak gibi bir anlayış gelişmiş. Kurallara uymamız lazım arkadaşlar. Bu kurallar koyulduysa bunlara hep birlikte toplum olarak uymamız lazım.”Başkan Gülpınar, personel alım sürecinde kendisinin aranarak herhangi bir aday için talepte bulunulmamasını isteyerek, “Beni hiç aramanıza gerek yok. Bakın, lütfen sizden rica ediyorum. Burada önemli bir hizmet verilecek. Bizim için bu hizmeti en iyi verecek kimse, kim olursa olsun. Bakın, kim olursa olsun, hiç önemli değil. Çok açık vurguluyorum. Bizim için hizmeti onun vermesi.” ifadelerini kullandı.Alım usulünün başvuru sayısına ve adayların şartları taşıyıp taşımamasına göre belirleneceğini ifade eden Gülpınar, mülakat aşamasına geçilmesi hâlinde kendisinin de sürece dâhil olacağını söyledi.
Gülpınar, konuşmasını şöyle sürdürdü:“Artık bu tip alımlarda, bakın, 17 defa kura çektik galiba bugüne kadar. Hepsinde aynı şeyi söylüyorum. Biz bu amca, dayı, şu, bu kavramlarını ortadan kaldırmak için geldik.Hep ne diyordunuz eskiden? ‘Amcamız yok, dayımız yok.’ Ben de size diyorum ki, bakın, amcalar öldü, dayılar öldü. Niye inanmıyorsunuz? Niye inanmak istemiyorsunuz? Yani, ben ‘Allah rahmet eylesin’ diyoruz. İnşallah öyle olmaz. Ama ironi olarak bunu söylüyorum. Ama artık mecazi anlamda unutun artık o işleri.”




