Muhammed Emin Maraşlıoğlu yaptığı açıklamada ailelere sabır dilediğini belirterek şiddete karşı olduğunu ve anlaşmazlıkların büyütülmemesi gerektiğini söyledi. Maraşlıoğlu, ekonomik sıkıntılar ve toplumdaki dayanışma eksikliğine de vurgu yaptı.

Maraşlıoğlu’nun açıklamasından öne çıkan bölümler şöyle:

“Öncelikle ben tüm aile kardeşlerimize Allah sabırlar versin diyeyim. Burada şiddete ben karşıyım. Şiddet asla olmasın. En ufak bir şeyi büyütmesinler. Aranızda güzel, hoş anlaşmak varken, birlik beraberlik varken ağız tadını bozup—bazı yerlerde çok fesatçı, haset, dedikodu yapan insanlar var.

O erkek eve geldiği zaman sanki o evde maşallah sanki de sen bir kol ordu savaşı var gibi davranıyorlar. Önce bir şeyi tespit et, doğru da olsa hemen kalkıp ‘pataküt’ şiddet uygulamasını asla ben kabul etmiyorum. Çünkü Allah Teâlâ ne demiş: ‘Cennet hanımların ayağının altındadır.’ Hatasız kul olmaz; yanlış da varsa hoş karşıla, erkek olgunluğunu, olgunluğunu, olgunluğunu korumalı.

Yani hemen kalkıp rastgele çekişip dövüşüp, hep darp ve şiddet uygulamamalı. Ben buna karşıyım. İnşallah daha böyle kötü felaketlerle karşı karşıya Cenâb-ı Hak bizi koymaz. Bu konuda fazla bir şey söylemek istemiyorum. Genel olarak bakarsak ekonomik dar gelirli, o sıkıntıdan bunalmış, imanı sarsılmış, çaresiz, işsiz insanlar var. Uzun lafın kısası, bunu bir şiirle ifade etmek istiyorum.”

Maraşlıoğlu daha sonra şu şiirsel ifadeleri paylaştı:

“Esma Hanım, müsaadenizi alıyorum. Dünyada gülmez oldu yüzüm, kardeş; ağlar gezerim. Kendi derdimi, kendi çilemi yazar gezerim. Bilmem ki bu feleğin elinden daha ne kadar çok zulüm çekerim. Ne istedin benim bu garip halimden? Senin zalimin oğlu, kahpe felek. Ben aç gezerken senin hep karnın tok. Sende ölüm denen, Allah korkusu diye bir şey yok.

Yalnız ben değilim ki sana kızan, vallahi billahi çok. Ne istedin bizim bu garip halimizden? Senin zalimin oğlu, kalleş yüzlü kahpe felek. Aç midemiz dertlerle doldu. Bu mudur böyle hakkın yolu, insanlığın yolu? Hele gösterin bana o merhamet yolunu. Ne istedin benim bu garip halimden? Senin zalımın oğlu, kalleş yüzlü kahpe felek. Memleketinde aç, ruhsuz, işsiz, çarsız kaldım; vallahi billahi genç yaşta derdi buldum. Maraşlı oğlu der ki: ‘Ben bu candan, bu bedenden utandım. Ne istedin benim bu garip halimden? Senin gavurun oğlu, senin imansız oğlu, kalleş yüzlü kahpe felek.’

Aklım ermez oldu kardeş. Ah ah, şu Yaradânımın işine. Bir selam sana verenin olmaz ki cebinde paran yoksa. Azrail geldi kapıma dayandı; ölüme asla kurtuluş yok diyor. O anda bir tas verenin olmaz; cebinde kuruş olmazsa derbeder oldum. Ana kurban, ah perişan halimi, vallahi kimse sormaz.

O oğlu kızı bile suratına bakmaz. Bu Azrail elinden bu cana kurtuluş olmaz. Geberip yere düşsem kimse elimde tutmaz. O zalım oğlu, zalım doktor var ya, o bile bir elini sürmüyor; cebinde paran olmazsa kimseler yardım etmiyor. Şu garibanların alın yazısını, çile dünyasında çektim yoksulluk acısını. Gelin görün bizim bu ölü halimizi; mezarımı bile kazan olmaz, cebinde para yoksa. Her şey için teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımı, hürmetlerimi arz ederim.

Bu toplumun, bu gördüğümüz insanların huzurunda Cenâb-ı Hak bizleri kafirlerin, zalimlerin ve o ruhsuz, kanı bozuk insanların eline düşürmesin; daha kötü felaketlerle karşı karşıya bırakmasın. Benim tek istediğim huzurlu yaşamak ve barış ile kardeşlik içinde yaşamak. Benim tüm vatandaşım kardeşimdir; canımdır, ciğerimdir. Ben barışı seven bir insanım. Hakkımı seviyorum. Feryada gücüm yok. Feryatsız duyun beni.”

Maraşlıoğlu açıklamasını bitirirken, toplumun özellikle ekonomik zorluk içindeki fertlerine yönelik empati çağrısında bulundu ve barışın önemine tekrar vurgu yaptı.

Muhabir: Şanlıurfa Gazetesi