Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, milyonlarca kiracı ve mülk sahibini yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yargıtay; kira sözleşmesinde “6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla fesih yapılabileceği” maddesi bulunmasına rağmen mülk sahibine haber vermeden taşınmazı boşaltan kiracının, 6 aylık kira bedelini “makul süre tazminatı” olarak ödemesi gerektiğine hükmetti.

Dükkânı Habersiz Boşalttı, Yargılık Oldular

Dava konusu olayda, bir iş yerini (lojistik depo) kiralamak üzere anlaşan taraflar, sözleşmeye “Kiracı en az 6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebilir” şartını koydu. Ancak kiracı, iddiaya göre mülk sahibine haber vermeksizin dükkânı tahliye etti.

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden o isme anlamlı veda
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden o isme anlamlı veda
İçeriği Görüntüle

Erken ve habersiz tahliye nedeniyle mağdur olduğunu belirten mülk sahibi, Sulh Hukuk Mahkemesinin yolunu tuttu. Davacı mülk sahibi; kiracının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini belirterek belirsiz alacak davası açtı ve ilk etapta 5 bin ABD doları talep etti. Yargılama sürecinde talebini artırarak 805 bin ABD doları tazminat istedi. Davalı kiracı ise tahliyenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile gerçekleştiğini savunarak davanın reddini talep etti.

Yerel Mahkeme ve İstinaf “1 Ay” Dedi

Sulh Hukuk Mahkemesi; 2011 yılında 5 yıllığına kiralanan deponun, sözleşme süresi bitmeden 2016 yılı Ocak ayında erken tahliye edildiğini ve son ödenen aylık kira bedelinin 140 bin 630 ABD doları olduğunu tespit etti. Taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için asgari 1 aylık sürenin yeterli olduğuna karar veren Mahkeme, kiracıyı 140 bin 630 ABD doları tazminat ödemeye mahkûm etti.

Tarafların istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) de yerel mahkemenin 1 aylık makul süre kararını hukuka uygun bularak başvuruları esastan reddetti. Bunun üzerine dosya Yargıtaya taşındı.

Yargıtay Son Noktayı Koydu: Sözleşmedeki İhbar Süresi Esastır

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme ve istinafın kararını bozarak emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda; kiracının haklı bir nedene dayanmaksızın ve ihbar süresine uymadan taşınmazı tahliye ettiği vurgulandı.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

“Davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ancak kira sözleşmesinin 10. maddesinde taraflar feshi ihbar süresi getirmiş ve bu süreyi 6 ay olarak kararlaştırmışlardır.

Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; 6 aylık feshi ihbar süresinin makul süre olarak kabulü ile davalının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına ve Sulh Hukuk Mahkemesi hükmünün bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Kaynak: İHA