Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilerek resmiyet kazanan yeni vergi adımı otomotiv piyasasını adeta kasıp kavurdu. Sektörde taşları yerinden oynatan asgari maktu vergi güncellemesi sonrasında, araç fiyatlarında ciddi bir yükseliş yaşanacağı endişesine kapılan tüketiciler yetkili satış noktalarına adeta akın etti. Fiyat etiketleri henüz değişmeden elini çabuk tutmak isteyen binlerce vatandaş, galerilerde ve bayilerde uzun kuyruklar oluşturarak sipariş hatlarını kilitledi.
Geçtiğimiz günlerde yasalaşan yeni mevzuat hükümleri doğrultusunda araç başına alınacak minimum vergi tutarları yeniden belirlendi. Düzenleme ilk etapta mevcut araç fiyatlarına doğrudan bir zam olarak yansımamış görünse de ilerleyen dönemde Cumhurbaşkanlığına verilen yetkilerin kullanılabileceği beklentisi pazardaki satın alma kararlarını inanılmaz derecede öne çekti. Bu durum Türkiye genelindeki araç teslimat süreçlerinde ciddi aksamalara ve talep patlamasına yol açtı.
Yeni Vergi Düzenlemesi İle Maktu Tutarlarda Taban Limiti Belirlendi
Meclis genel kurulundan geçerek yürürlüğe giren kanun teklifi, otomotiv dünyasında dengeleri tamamen değiştirecek nitelikte maddeler barındırıyor. Alınan kararla birlikte araçlardan tahsil edilecek vergi miktarı ne olursa olsun belirli bir taban sınır çizildi. Söz konusu düzenleme doğrultusunda motosiklet gruplarında en az 30 bin lira, otomobillerde ise en az 100 bin lira tutarında bir vergi ödemesi zorunlu hale getirildi.
Uygulamanın devreye girmesiyle birlikte piyasadaki aktörler gelişmeleri yakından takip etmeye başladı. Şimdilik doğrudan bir fiyat artışı yaşanmasa da yasa kapsamında Cumhurbaşkanına tanınan asgari maktu miktarını artırma yetkisi, pazarda her an yeni bir zam dalgasının yaşanabileceği algısını güçlendirdi. Tüketiciler, bu yasal yetkinin kullanılması durumunda etiketlerin bir anda yükseleceğini bildiği için mevcut imkanları değerlendirmek üzere harekete geçti.
Elektrikli Araçlarda Minimum Vergi Kapsamına Alındı
Son yıllarda çevreci teknolojileri ve düşük işletim maliyetleriyle sürücülerin gözdesi haline gelen elektrikli otomobiller de bu yeni mali adımlardan nasibini aldı. Yapılan yasal güncellemeyle birlikte elektrikli ulaşım araçları da asgari maktu ÖTV sisteminin içerisine dahil edildi. Sektördeki bu radikal değişim, özellikle geleceğin teknolojisine yatırım yapmak isteyen tüketicilerin radarında ilk sıraya yerleşti.
Elektrikli modellerde yaşanacak olası maliyet artışlarından kaçınmak isteyen vatandaşlar, vakit kaybetmeden yetkili satıcıların yolunu tuttu. Şovrumlarda sergilenen çevreci modelleri yakından inceleyen adaylar, teknik detaylar ve teslimat tarihleri hakkında yoğun bir bilgi trafiği oluşturdu. Bayi temsilcileri, elektrikli araç segmentinde daha önce eşine az rastlanır bir müşteri trafiğiyle karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.
Tüketiciler Fiyatlar Yükselmeden Harekete Geçmeyi Tercih Etti
Gelecekte yaşanması muhtemel vergi artışlarının bütçelerde yaratacağı tahribatı öngören vatandaşlar, satın alma planlarını aylar öncesine çekme yoluna gitti. Bugün 2 milyon lira seviyesinde alabilecekleri bir aracı, muhtemel bir vergi güncellemesinin ardından 2,2 milyon lira gibi çok daha yüksek bir meblağa satın almak istemeyen alıcılar, mevcut imkanları sonuna kadar zorluyor. Bu durum, piyasadaki nakit ve kredi sirkülasyonunu da oldukça hızlandırdı.
Tüketicilerin bu yoğun talebi karşısında otomotiv distribütörleri ve bayiler stok yönetimi konusunda ciddi bir sınav veriyor. Yoğun ilgi sebebiyle popüler modellerin stokları adeta gün içinde tükenirken, yeni araç teslimat süreleri de haftalar hatta aylar sonrasına uzamaya başladı. Sektör temsilcileri, bu talep patlamasının bir süre daha devam edeceğini ve pazardaki hareketliliğin korunacağını öngörüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




