Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Fatma Merve, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğin çocukların yalnızca konuşma akıcılığını değil, sosyal yaşamlarını ve kendilerini ifade etme becerilerini de etkileyebildiğini belirtti. Merve, ailelere ve öğretmenlere çocuklara karşı anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemeleri çağrısında bulundu.
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Fatma Merve, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kapsamında okul çağındaki çocukların kekemelik nedeniyle yaşadığı zorluklara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kekemeliğin görünür belirtilerinin yanı sıra çocukların duygusal ve sosyal yaşamlarını etkileyen, çoğu zaman fark edilmeyen yönlerinin de bulunduğunu belirten Merve, ailelerin ve öğretmenlerin bu konuda bilinçli hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Kekemeliği bir buz dağına benzeten Merve, ses ve hece tekrarları, ses uzatmaları ve konuşma sırasında yaşanan blokların buz dağının görünen kısmını oluşturduğunu ifade etti. Konuşma kaygısı, kelimelerden kaçınma ve alay edilme korkusu gibi deneyimlerin ise çoğu zaman fark edilmeyen yönler arasında yer aldığını belirtti.
Akran Zorbalığı Çocukların İletişimini Etkiliyor
Okul çağındaki çocukların konuşmaları nedeniyle alay edilme, taklit edilme veya dışlanma gibi durumlarla karşılaşabildiğini vurgulayan Merve, bu deneyimlerin çocukların sınıfta söz almalarını ve kendilerini ifade etmelerini zorlaştırabildiğini kaydetti.
Bazı çocukların arkadaşlarıyla iletişim kurmaktan kaçınabildiğini belirten Merve, günlük yaşamda bir restoranda yemek siparişi vermek gibi basit görünen durumlarda dahi güçlük yaşanabildiğine dikkat çekti. Çocukların zaman zaman kendi yerlerine başkalarının konuşmasını isteyebildiğini ifade eden Merve, kekemeliğin çocukların sosyal ilişkileri ve günlük iletişimleri üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Çocukların Konuşmalarını Kesmeyin”
Kekemeliğin isteyerek yapılan bir davranış olmadığının altını çizen Merve, çocuklara “Neden böyle konuşuyorsun?” gibi baskı oluşturabilecek ifadelerle yaklaşılmaması gerektiğini belirtti.
Çocukların konuşmalarını tamamlamaları için zaman tanınması, sözlerinin kesilmemesi ve cümlelerinin onlar adına tamamlanmaması gerektiğini ifade eden Merve, iletişim sırasında konuşmanın biçiminden çok çocuğun anlatmak istediklerine odaklanılmasının önemini vurguladı. Çocuklara sabırlı davranılması ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir ortam sunulmasının, iletişim sürecinde destekleyici bir yaklaşım olacağını belirtti.
Aile, Öğretmen ve Terapist İş Birliği Önemli
Kekemeliği olan çocukların kendilerini güvende hissedebilmeleri için ailelerin, öğretmenlerin ve dil ve konuşma terapistlerinin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Merve, evde ve okulda destekleyici bir iletişim ortamı oluşturulmasının çocukların kendilerini daha rahat ifade etmelerine katkı sağlayacağını kaydetti.
Akran zorbalığına karşı durmanın ve her çocuğa kendisini özgürce ifade edebilmesi için söz hakkı tanımanın herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Merve, “22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kutlu olsun.” mesajını verdi.





