Şanlıurfalıların Dilinden Düşmeyen Yerel İfadeler Mercek Altında
Güneydoğu’nun kadim şehirlerinden biri olan Şanlıurfa, yalnızca tarihiyle değil, kendine has konuşma diliyle de dikkat çekiyor. Yöre halkının günlük hayatta sıkça kullandığı deyim ve kelimeler, şehrin kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Hem Arapça hem Kürtçe hem de Türkçe kelimelerden beslenen bu yöresel dil, Urfa sokaklarında yankılanan samimi bir müziği andırıyor.
“Heval”, “Qanca” ve “Bi Xêr Hatî”: Urfa’nın Sıcak Selamlaşma Kültürü
Şanlıurfa’da insanlar arasında selamlaşmalar, bölgenin çok dilli yapısının da etkisiyle oldukça renklidir. Özellikle “Heval” kelimesi, hem arkadaş hem de dost anlamında kullanılarak sık sık telaffuz edilir. Şehirde tanıdık biriyle karşılaşıldığında “Qanca” yani “ne haber?” sorusu, neredeyse her sohbetin giriş kapısıdır. Misafirperverliğiyle bilinen Urfa’da “Bi Xêr Hatî” yani “hoş geldin” ifadesi, içtenliğiyle öne çıkar. Bu tür selamlaşmalar sadece dilsel bir alışkanlık değil, aynı zamanda toplumsal aidiyetin göstergesidir.
“Şep”, “Xırabe” ve “Dıma dıma”: Duygu ve Durum İfadeleri
Bölgedeki halk arasında sıkça duyulan kelimelerden biri “Şep”tir. Bu kelime, bir şeyin kötü gittiğini ya da hoş olmadığını ifade ederken kullanılır. “Xırabe” ise genellikle bozulmuş ya da kötü olmuş bir durumu tanımlar. Şanlıurfalılar, günlük yaşamda karşılaştıkları aksilikleri dile getirirken bu sözcüklere sıklıkla başvurur. Öte yandan “Dıma dıma” ifadesi, şaşkınlık ya da beklenmedik bir olay karşısında söylenen, biraz da abartı içeren bir tepkidir. Bu kelimeler, yerel kültürde duyguların hızlı ve etkileyici biçimde aktarılmasını sağlar.
Şanlıurfa Ağzı: Kültürün Konuşan Hâli
Şanlıurfalıların en çok kullandığı sözler yalnızca kelime anlamlarıyla değil, ses tonları ve jestlerle de desteklenerek kültürel bir anlatı oluşturur. Örneğin birine kızarken kullanılan “Wey dilê min” ifadesi, aslında doğrudan bir öfke değil, derin bir sitem ya da üzüntü barındırır. Ayrıca “Ne bileyim gule” gibi hem Türkçe hem yerel ağızla harmanlanan cümle yapıları, şehrin çok kültürlü yapısını yansıtır. Bu sözler, kuşaktan kuşağa aktarılırken hem bir gelenek olarak korunur hem de bölge halkının kendine has mizacını yansıtır.
Şanlıurfa’nın çok dilli yapısı, yalnızca resmi kayıtlarda değil, sokakta konuşulan dilde de gözlemlenmektedir. Kullanılan deyim ve sözler, hem şehrin etnik mozaiğini hem de halkın sosyal ilişkilerdeki doğallığını açıkça ortaya koyar. Bu sözler, Şanlıurfa’nın yaşayan kültürünün önemli bir parçası olarak halk arasında yaşamaya devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi




