Türkiye’de kırsal yerleşim yapısında yaşanan hızlı değişim, nüfus verilerine de çarpıcı biçimde yansımaya devam ediyor. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin cazibesinin artması, eğitim ve istihdam olanaklarının merkezlerde yoğunlaşmasıyla birlikte köylerde yaşayan nüfus hızla azalıyor. Güncel nüfus kayıtları incelendiğinde bazı köylerde bu azalmanın neredeyse yok oluş noktasına geldiği görülüyor. Resmî verilere göre ülkede yalnızca birer kişinin yaşadığı üç köy bulunuyor ve bu tablo kırsal yaşamın geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
Kırsal Nüfus Oranı Tarihin En Düşük Seviyelerine Geriledi
Türkiye genelinde yerleşim tercihlerindeki değişim, kırsal nüfus oranlarını da doğrudan etkiledi. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı her geçen yıl artarken, köy ve beldelerde ikamet edenlerin oranı belirgin biçimde düşüş gösteriyor. Büyükşehir statüsündeki illerin kırsal alanlarının idari olarak farklı değerlendirilmesiyle yapılan hesaplamalarda, köylerde yaşayan nüfus oranının yüzde 6 seviyesinin altına indiği görülüyor. Bu durum, tarım ve hayvancılıkla geçinen nüfusun yaşlanması ve gençlerin şehir yaşamını tercih etmesiyle daha da belirgin hâle geliyor.
Tek Kişilik Köyler Nüfus Verilerinde Öne Çıktı
Yayımlanan son nüfus sonuçlarına göre Türkiye sınırları içinde üç köyde sadece birer kişinin kayıtlı olduğu belirlendi. Bu köyler, idari olarak varlığını sürdürse de sosyal yaşamın neredeyse tamamen sona erdiği yerleşimler olarak dikkat çekiyor. Söz konusu köylerden biri, Kayalıbağ köyü olarak kayıtlara geçti. Bitlis il merkezine bağlı olan bu yerleşimde, geçmişte onlarca hanenin bulunduğu ancak zamanla tüm nüfusun göç ettiği biliniyor.
Benzer bir tablo, Çattepe köyünde de görülüyor. Siirt ilinin Kurtalan ilçesine bağlı olan Çattepe’de bugün yalnızca tek bir kişinin yaşadığı kayıtlara yansıdı. Köydeki altyapı ve hizmetlerin büyük ölçüde kullanılmaz hâle gelmesi, bu yalnızlığı daha da görünür kılıyor.
Üçüncü köy ise Tarlabaşı olarak öne çıkıyor. Iğdır ilinin Aralık ilçesine bağlı olan bu köyde de nüfusun bire düşmesi, bölgedeki göç hareketlerinin ne denli yoğun yaşandığını ortaya koyuyor.
Az Nüfuslu Köylerin Sayısı Hızla Artıyor
Tek kişilik köylerin yanı sıra nüfusu on ve daha az olan köylerin sayısının da dikkat çekici seviyelere ulaştığı görülüyor. Türkiye genelinde bu kapsamda değerlendirilen köy sayısının onlarca olduğu ifade ediliyor. Bu durum, sadece bireysel yerleşimleri değil, kırsal kültürün ve geleneksel yaşam biçimlerinin de tehdit altında olduğunu gösteriyor. Okulların kapanması, sağlık ve ulaşım hizmetlerinin sınırlanması gibi etkenler, köylerde yaşamayı daha da zorlaştırıyor.
En Kalabalık Köylerle Büyük Bir Tezat Oluşuyor
Nüfusu tek kişiye düşen köyler dikkat çekerken, bazı köylerde ise binlerce kişinin yaşaması kırsal yapıdaki dengesizliği ortaya koyuyor. Türkiye’nin en kalabalık köylerinden birinde nüfusun birkaç bin kişiyi aşması, köy kavramının farklı bölgelerde çok farklı anlamlar taşıdığını gösteriyor. Bir yanda neredeyse tamamen boşalan köyler bulunurken, diğer yanda ilçe merkezi büyüklüğünde yerleşimler yer alıyor.
Uzmanlar Kırsal Yaşam İçin Uyarıyor
Nüfus verilerini değerlendiren uzmanlar, kırsal alanların tamamen boşalmasının uzun vadede ekonomik ve sosyal sorunlara yol açabileceği görüşünde birleşiyor. Tarımsal üretimin azalması, yerel kültürün kaybolması ve coğrafi dengenin bozulması bu riskler arasında gösteriliyor. Özellikle tek kişilik köyler, kırsal göçün geldiği noktayı sembolik olarak ortaya koyuyor.
Türkiye’de sadece birer kişinin yaşadığı köyler, nüfus hareketlerinin ne kadar keskin bir değişim geçirdiğini gözler önüne seriyor. Bu tablo, kırsal alanların geleceğiyle ilgili yeni yaklaşımların ve politikaların tartışılmasını zorunlu kılıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım



