Urfa Kaç Yıllık Bir Şehirdir? İşte Binlerce Yıllık Tarihin İzleri
Şanlıurfa, yalnızca Türkiye'nin değil, tüm insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Yüzlerce uygarlığın izlerini taşıyan bu kadim şehir, geçmişten bugüne adeta zamanın sessiz tanıklığını sürdürüyor. Arkeolojik bulgular, Urfa’nın tarihinin sadece birkaç yüzyıla değil, on binlerce yıl öncesine dayandığını açıkça ortaya koyuyor.
Göbeklitepe'nin Işığında Urfa'nın Yaşı
Şanlıurfa’nın ne kadar eski bir şehir olduğunu anlamak için Göbeklitepe’ye bakmak yeterli. Milattan önce 9600’lü yıllara tarihlenen bu arkeolojik alan, sadece bölge için değil, tüm dünya için büyük bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Yapılan kazılar, buranın insanlık tarihindeki ilk inanç merkezi olduğunu gösterirken, bu da Urfa’nın yaklaşık 12 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Göbeklitepe'nin bulunduğu alanın Urfa sınırları içinde yer alması, kentin ne kadar eskiye dayandığını kanıtlayan en güçlü unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.
Yani Urfa, klasik anlamda şehirleşme öncesinde dahi yerleşim ve dini ritüellerin merkezlerinden biri olarak kullanılmış bir toprak parçası. Bu da Urfa’yı, yalnızca Türkiye’nin değil, tüm insanlık tarihinin en eski şehirlerinden biri haline getiriyor.
Kadim Uygarlıkların Yaşadığı Topraklar
Urfa, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı. Sümerler, Babiller, Asurlular, Hititler, Persler, Romalılar ve Bizanslılar gibi birçok büyük imparatorluğun izleri bu topraklarda hala sürülebilir durumda. Her biri bu topraklarda kendi kültürünü bırakırken, Urfa'nın tarihi bir mozaik haline dönüşmesini sağladı. Özellikle Roma dönemine ait eserler, şehrin merkezinde bile gözle görülebilecek derecede sağlam durumda bulunuyor.
Ayrıca İslam öncesi dönemde Hristiyanlığın ilk yayıldığı şehirlerden biri olan Edessa, bugünkü Urfa’nın tarihi adlarından biri olarak biliniyor. Bu isimle anıldığı dönemde, bilim ve sanat alanında önemli gelişmeler yaşanmış, şehir adeta bir kültür merkezi haline gelmişti.
Urfa'nın Tarihsel Kimliği Bugüne Nasıl Yansıyor?
Şanlıurfa’nın binlerce yıllık geçmişi, günümüzde de yaşamın her alanına yansımış durumda. Şehrin sokaklarında yürürken bile, taşların arasında gizlenmiş tarihi hissetmek mümkün. Balıklıgöl, Halil-ür Rahman Camii, Urfa Kalesi gibi yapılar, hem dini hem de tarihi anlamda bu köklü geçmişin birer sembolü haline gelmiş durumda.
Urfa halkı da bu tarihi mirasın farkında olarak yaşamakta ve kültürlerini, geleneklerini bu kadim tarihle harmanlamaktadır. Geleneksel kıyafetler, yerel yemekler ve halk oyunları gibi unsurlar, binlerce yıl öncesinden gelen izleri bugüne taşımaktadır.
Urfa, sadece yazılı kaynaklarda adı geçen bir şehir değil, aynı zamanda insanlık tarihine yön veren olayların merkezinde yer almış bir uygarlık beşiğidir. 12 bin yılı aşan geçmişiyle dünya tarihinin en eski ve en özel şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Urfa’yı sadece bir şehir olarak görmek değil, bir medeniyet olarak değerlendirmek gerekiyor.
Kaynak: Haber Merkezi




