Türkiye’nin yemek kültürüyle öne çıkan kentlerinden Şanlıurfa’da, özellikle havaların serinlemesiyle yöresel tirit yemeği kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi haline geldi. Hazreti İbrahim’in yaşadığı yer olarak bilinen kent, “Halil İbrahim sofrası ve bereketi” ile özdeşleşen zengin mutfağıyla da dikkat çekiyor.

Unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerden biri olan tirit, özellikle kahvaltılarda yoğun ilgi görüyor. Yapımı oldukça zahmetli olan bu yöresel yemek, yaklaşık 12 saat ateşte pişirilen kuzu eti, kemik suyu, lavaş ekmek, yoğurt ve sarımsak ile hazırlanıyor. Kentte sayıları giderek azalan tirit ustaları, sabah namazının ardından servise başladıkları yemeği öğleye kadar tüketiyor.

Şanlıurfa’da tirit ustalığıyla tanınan Şükrü Bayram, Şanlıurfa Gazetesi’ne verdiği röportajda Urfa’nın meşhur sabah kahvaltısı tiritin sırlarını ve kültürel önemini anlattı.

Bayram, tiritin Urfa’nın kahvaltı kültürünün vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Tirit Urfa’nın kültüründen gelen bir sabah kahvaltısı türüdür. Sabah saat 5’te başlıyoruz. İnsanlar namazdan çıktıktan sonra gelir, tiritlerini ve çorbalarını içer, işlerinin başına giderler. Benim için Urfa’yı ifade ediyor. Çünkü Urfa’nın bir lezzeti” dedi.

İşine olan sevgisini de dile getiren Bayram, sabah namazını iş yerinde kıldığını belirterek, “Namazdan sonra önlüğümü takar işimin başına geçerim. Tiritin en püf noktası çay gibidir. Güzel demlerseniz güzel olur, demleyemezseniz tirit olmaz. Sevgi ve güzel bir sunum çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bayram, tiritin hazırlanışına dair ise şunları söyledi: “Gece önceden pişen yemek türü bir tirit sabaha kadar pişerse gerçek tirit olur. Düdüklüğe atıp fırına koymakla tirit olmaz, o sadece kemik suyudur. Biber ve limonla lezzeti tamamlanır.”

Müşteri memnuniyetinin önemine de değinen Bayram, “Tepki güzel olmasa sabah saat 6’da bize gelmezler. Güzel şeyler sunduğumuz için bizi seçiyorlar. Her sabah işimin başındayım, gelen müşteriyi özenle karşılar ve tiritimizi sunarız” diye konuştu.

Regaip Kandili’nde Şanlıurfa Camileri Doldu Taştı!
Regaip Kandili’nde Şanlıurfa Camileri Doldu Taştı!
İçeriği Görüntüle

Bayram, tirit ustalarının yetişmesine de dikkat çekerek, “Herkes rahatlığa alışmış. Kimse sabah 4-5’te kalkıp tezgahın başında durup çalışmıyor. Ustaların gelmesi, yapması, görmesi ve merak etmesi gerekiyor. Şu anda böyle birini göremiyorum” dedi.

Son olarak Urfalılara da çağrıda bulunan Şükrü Bayram, “Markalara sahip çıkın. Rahmetli ustam derdi ki, ‘Ucuz etin tiriti olmaz.’ 10 liraya veriyor, başkası 8 liraya veriyor diye değerini düşürmeyin. Yaparsanız bizi kaybedersiniz” ifadelerini kullandı.

Şanlıurfa’da Tirit, Kahvaltı Sofralarının Vazgeçilmezi Olmaya Devam Ediyor

Tiritin hazırlanışı hakkında bilgi veren Şükrü Bayram, “Tirit et ve kemikten yapılır. Büyük etleri alıp kazanlara koyuyoruz, akşamdan ateşe veriyoruz ve sabaha kadar pişiyor. Sabah kemikler bir tarafta, etler bir tarafta oluyor. Etleri ayıklayıp suyunu süzüyoruz, lavaş ekmek, sarımsaklı yoğurt ve kemik suyuyla birleştirip sunuma hazır hale getiriyoruz. Saat 10 gibi yemek bitiyor. 12 saatten az pişerse gerçek lezzetine ulaşamaz” dedi.

Kentte tirit yapan yerlerin sayısının giderek azaldığını belirten Bayram, “Şanlıurfa’da tiriti yapan 2-3 yerden biriyiz. 32 yıldır bu işin içindeyiz. Bu değerli yemeğe sahip çıkmamız gerekiyor, usta yetiştirmeliyiz. Geleneklerimize sahip çıkmazsak bu lezzet başka kentler tarafından sahiplenilir” ifadelerini kullandı.

Bayram, tiritin özellikle kahvaltılarda tüketildiğini ve vatandaşların sabah namazından sonra tirit yapılan yerlerde misafirlerini ağırladığını belirterek, “Tirit çok lezzetli bir yemek. Yiyenler çok beğeniyor. Sıcak havalar geride kaldı, bundan dolayı tirite ilgi arttı. Havaların soğumasıyla yoğunluğun daha da artmasını bekliyoruz” dedi.

Muhabir: Şanlıurfa Gazetesi