Kamuoyunda uzun süredir geniş bir kitle tarafından merakla takip edilen ve vatandaşlık maaşı olarak nitelendirilen sosyal yardım projesinde nihayet somut adımlar atılmaya başlandı. Meclis kulislerinden sızan son bilgilere göre Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi kısa adıyla GETAD için hazırlanan yasal düzenlemenin yasama organının tatile girmesinden önce tamamlanarak yasalaşması planlanıyor. Hükümetin ekonomi ve sosyal politika kurmayları tarafından üzerinde titizlikle çalışılan bu yeni model dar gelirli ailelerin bütçelerine doğrudan katkı sağlamayı hedeflerken sosyal yardım anlayışında da köklü bir zihniyet değişimini beraberinde getiriyor.
Projenin hayata geçirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülen kapsamlı etki analizi çalışmaları resmi olarak sonuçlandırıldı. Hazırlanan teknik raporun ekonomi yönetiminin masasına sunulmasıyla birlikte iktidar partisi meclis grubunun önümüzdeki günlerden itibaren kanun teklifinin taslak metnini şekillendirmek üzere yoğun bir mesai harcayacağı öğrenildi. Siyasi kulislerde yasa teklifinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağı ve meclis genel kuruluna hızla sevk edileceği konuşuluyor.
Bölgesel Ekonomik Dinamiklere Göre Ödeme Yapılacak
Yeni sosyal destek sisteminin en radikal ve dikkat çekici yönünü ezber bozan özgün uygulama modeli oluşturuyor. GETAD kapsamında yardıma ihtiyaç duyan hanelere geçmiş dönemlerdeki gibi standart ve tek tip bir nakdi ödeme gerçekleştirilmesi dönemine tamamen son veriliyor. Devlet tarafından aktarılacak olan destek tutarlarının belirlenmesinde tamamen lokal unsurlar ve yaşanılan bölgenin gerçek ekonomik koşulları baz alınacak.
Bu doğrultuda büyük bir titizlikle hareket eden bakanlık ekipleri yasal düzenleme öncesinde Türkiye genelinde il ve ilçe bazında detaylı bir sosyoekonomik harita çalışması gerçekleştirdi. Sahadan elde edilen güncel veriler ve analizler hangi coğrafi bölgede ne kadarlık bir mali yardım yapılacağını belirleyen ana kriter haline gelecek. Böylece yardımların adil bir şekilde dağıtılması sağlanarak ihtiyaç sahiplerinin refah seviyesinin artırılması hedeflenecek.
Yaşam Maliyeti Adaleti Felsefesi Temel Alınıyor
Ekonomi yönetiminin projeyi şekillendirirken esas aldığı temel felsefenin yaşam maliyeti adaleti ilkesine dayandığı belirtiliyor. Büyükşehirlerde hayatını idame ettirmeye çalışan bir ailenin üstlendiği kira, ulaşım, faturalar ve temel gıda gibi giderlerin oluşturduğu mali yük ile Anadolu'nun daha küçük ölçekli şehirlerindeki geçim endekslerinin aynı kefeye konulamayacağı fikrinden yola çıkılıyor. Bu durum sosyal yardımlarda coğrafi koşulların getirdiği zorlukları eşitlemeyi amaçlıyor.
Dolayısıyla vatandaşın ikamet ettiği yerleşim yerinin reel ekonomik şartları ve o bölgede öne çıkan temel ihtiyaçlar ödenecek miktarda doğrudan belirleyici unsur olarak rol oynayacak. Metropollerde yaşayan alt gelir grubundaki bir hane ile kırsalda yaşayan bir hanenin alacağı destek miktarı arasındaki denge bu şekilde kurulacak. Bu sayede enflasyonist baskının yoğun hissedildiği alanlarda vatandaşlara daha güçlü bir finansal kalkan oluşturulması amaçlanıyor.
Belirlenen Eşik Gelir Formülü Devreye Alınıyor
Sistemin işleyiş mekanizmasına dair teknik detaylar incelendiğinde devletin her hane için insani bir yaşam standardı yakalamayı taahhüt ettiği görülüyor. Bu doğrultuda her bölgenin kendi ekonomik gerçeklerine uygun olarak özel bir eşik gelir sınırı ilan edilecek. Yardım talebinde bulunan hanelerin sisteme kayıtlı olan mevcut toplam gelirleri kurumsal veriler üzerinden şeffaf bir biçimde hesaplanacak.
Eğer hanenin toplam kazancı o bölge için ilan edilen taban sınırın altında kalıyorsa aradaki fark gelir tamamlayıcı destek adı altında doğrudan vatandaşın banka hesabına yatırılacak. Bu formül sayesinde ülkenin hiçbir noktasında hiçbir hanenin geliri bulunduğu bölgenin asgari yaşam maliyetinin altında kalmayacak şekilde revize edilecek. Yapılacak desteklerin makroekonomik dengeler ve bütçe imkanları dahilinde sürdürülebilir bir yapıda olmasına özen gösteriliyor.
Sosyal Yardımlarda Yeni Bir Dönem Başlıyor
GETAD projesinin yasalaşmasıyla birlikte sosyal devlet anlayışında bütçe olanaklarının daha verimli kullanıldığı yepyeni bir sayfa açılacak. Sosyal yardım sisteminin tamamen dijitalleşmesi ve veri tabanlarının entegre edilmesiyle birlikte gerçek ihtiyaç sahipleri çok daha hızlı tespit edilebilecek. Yardımların sadece yoksulluk sınırına göre değil doğrudan yaşam maliyetine göre endekslenmesi Türkiye'nin sosyal refah politikalarında milat olarak değerlendiriliyor.
Meclis komisyonlarında yapılacak görüşmelerin ardından tasarıya son şeklinin verilmesi ve yasalaşma sürecinin temmuz ayı ortalarına kadar tamamlanması öngörülüyor. Uygulamanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ilk etapta on binlerce hanenin bu destekten yararlanması beklenirken sistemin sonraki süreçte kademeli olarak genişletilebileceği ifade ediliyor. Ekonomi çevreleri bu adımın iç piyasadaki tüketim dengelerine ve dar gelirlinin alım gücüne olumlu yansımaları olacağını öngörüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım





