NİMETOĞLU; Şanlıurfa"da çok terzi vardı o zamanlar, ben hatırlıyorum o tarihler de Sarayönü caddesinden başlar ta Gümrükhanına kadar terziler çok vardı, terzilik revaçta bir meslekti tabi haliyle. O zamanlar da tabi tüm terzilerin de işleri de vardı, yoğunlukları da vardı, iyi de kazanıyordu terziler, gerçekten de o tarihler de Şanlıurfa"da çok terzi vardı.
Ben hatırlıyorum o zamanlar biz ustamızın yanında çalışırken bir dükkân da yaklaşık olarak 10 kişi çalışırdık çırak ve kalfa olarak. Bir de kalfaların koltukçuları vardı yani sıralama şöyleydi; çırak, koltukçu ondan sonra kalfa gelirdi bu şekilde yaklaşık olarak 10 kişi çalışırdık bir terzi dükkânında
Konfeksiyon çıktı, millet konfeksiyona yöneldi baktığımız zaman yaklaşık 10 yıl öncesine kadar konfeksiyon yoktu ki, yaklaşık olarak 10 yıldır konfeksiyon çıkmış ve konfeksiyon çıktıktan sonra da millet artık konfeksiyona yönelmeye başladı. Konfeksiyon sevmeyenler veya beğenmeyenler yine dikişe dönüyor.
Biz de çok çeşit kumaş var, birçok kumaş çeşidimiz vardı o zamanlar, İngiliz kumaşı gelirdi, altın yıldız vardı ve daha ismini sayamadığım kumaşlar vardı. O zamanlar tüccar terziler İstanbul"a gider oradan kumaşları alıp Şanlıurfa"ya getirirlerdi. Tabi o zamanlar Şanlıurfa"da çok terzi vardı ve ben hatırlıyorum da o zamanlar çok iyi ustalar vardı, çok iyi terziler vardı ama şuan elbise diktiren müşteriler de kalmadı, mesleğe ilgi de kalmadı bu yüzden de kalfa da yetişmiyor, çırak da yetişmiyor.
Şuan da işlerimiz normal seyrediyor, örnek verecek olursak konfeksiyon sevmeyenler bize geliyorlar, örneğin eski müşterilerimiz de var, şişman olanlar konfeksiyon da kendilerine uygun elbise bulamayanlara dikiyoruz
Mesleğimizin en büyük sorunu konfeksiyonların çıktıktan sonra bizim mesleğin rağbet görmemesi oldu, şu sorunlarımız var diyecek kadar bile mesleğimiz kalmadı diyebilirim.

SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?

İsmim Mahmut NİMETOĞLU, Şanlıurfa doğumluyum ve Şanlıurfa"da yaşıyorum. Terzilik mesleğine 1962 – 1963 yılında ilk olarak çıraklıktan başladım ve o tarihten beri terzilik mesleğine devam ediyorum. İlk dükkânımı da 1976 yılında açtım ve o tarihten beridir terzilik mesleğine devam ediyor

İLK OLARAK BU MESLEĞE NASIL BAŞLADINIZ?

İlk olarak terzilik mesleğine çırak olarak başladım, daha sonra kalfa oldum ve daha sonra usta oldum. O zamanlar hem okula gidiyordum hem de terzi dükkânına gelip çıraklık yapıyordum, ben hatırlıyorum o zamanlar babam beni terzi dükkânına gönderdi, çalış dedi. Ustamın yanına gönderdi bende çalışmaya başladım, işi öğrendim kalfa oldum ve sonra usta oldum 1976 yılında kendi iş yerimi açtım ve halen de terzilik mesleğini yürütmekteyim.

O ZAMANLAR DA TERZİLİK MESLEĞİ NASIL İLERLİYORDU?

Şanlıurfa"da çok terzi vardı o zamanlar, ben hatırlıyorum o tarihler de Sarayönü caddesinden başlar ta Gümrükhanına kadar terziler çok vardı, terzilik revaçta bir meslekti tabi haliyle. O zamanlar da tabi tüm terzilerin de işleri de vardı, yoğunlukları da vardı, iyi de kazanıyordu terziler, gerçekten de o tarihler de Şanlıurfa"da çok terzi vardı. O zamanlar da terzilik mesleği revaçta bir meslekti, gerçekten çok sevilen bir meslekti, zevkli bir meslekti ve halen de zevkli bir meslektir.

O ZAMANLAR DA YANINIZ DA KAÇ TANE İŞÇİ ÇALIŞIRDI?

Ben hatırlıyorum o zamanlar biz ustamızın yanında çalışırken bir dükkân da yaklaşık olarak 10 kişi çalışırdık çırak ve kalfa olarak. Bir de kalfaların koltukçuları vardı yani sıralama şöyleydi; çırak, koltukçu ondan sonra kalfa gelirdi bu şekilde yaklaşık olarak 10 kişi çalışırdık bir terzi dükkânında. Bir hafta da 10 – 15 tane takım elbise çıkardı, bir hafta da 10 – 15 tane takım olarak çıkartırdık çükü talep de çoktu, istekte çoktu. O zamanlar tabi böyle hazır takım elbiseler yoktu, hazır satılan elbiseler bu kadar yoktu hep tüccar terziler vardı. Terziler kumaşları getirirdi, müşteriye sunardı, müşterinin beğendiği kumaşlardan terzi o müşteriye elbisesini dikerdi.

TERZİLİK MESLEĞİNDE GÜNÜMÜZE BAKARSAK NELER DEĞİŞTİ?

Konfeksiyon çıktı, millet konfeksiyona yöneldi baktığımız zaman yaklaşık 10 yıl öncesine kadar konfeksiyon yoktu ki, yaklaşık olarak 10 yıldır konfeksiyon çıkmış ve konfeksiyon çıktıktan sonra da millet artık konfeksiyona yönelmeye başladı. Konfeksiyon sevmeyenler veya beğenmeyenler yine dikişe dönüyor.

KUMAŞLAR HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

Biz de çok çeşit kumaş var, birçok kumaş çeşidimiz vardı o zamanlar, İngiliz kumaşı gelirdi, altın yıldız vardı ve daha ismini sayamadığım kumaşlar vardı. O zamanlar tüccar terziler İstanbul"a gider oradan kumaşları alıp Şanlıurfa"ya getirirlerdi. Tabi o zamanlar Şanlıurfa"da çok terzi vardı ve ben hatırlıyorum da o zamanlar çok iyi ustalar vardı, çok iyi terziler vardı ama şuan elbise diktiren müşteriler de kalmadı, mesleğe ilgi de kalmadı bu yüzden de kalfa da yetişmiyor, çırak da yetişmiyor. Örneğin ben terzi dükkânım da tek başıma çalışıyorum, eskiden dükkân da çıraklardan yer olmadığı için yanımıza işe girmek isteyen çırakları artık alamazdık özellikle tatil günleri çıraklardan oturacak yer yoktu. Adam çocuğunu getirir yanımıza bırakırdı işi alışsın derdi ama şuan maalesef çırak yetişmiyor. Aslında baktığımız zaman her meslekte öyle yalnız bizim meslekte değil, tüm meslekler de öyle eski hareketlilik kalmamış, artık çırak yetişmiyor. Tabi şimdi baktığımız zaman ne yazık ki gençlerin hevesi de yok, eskiden gençler de terzilik mesleğine karşı bir heves vardı artık o hevesleri yok, kalmamış. Şimdi sizinde bildiğiniz gibi okul, dershane olunca fırsat yok çocuğun meslek öğrenmesine artık, okulun yanında bir meslek öğrenmeleri için gençler de çaba da yok artık.

ŞUAN DA İŞLERİNİZ NASIL İLERLİYOR?

Şuan da işlerimiz normal seyrediyor, örnek verecek olursak konfeksiyon sevmeyenler bize geliyorlar, örneğin eski müşterilerimiz de var, şişman olanlar konfeksiyon da kendilerine uygun elbise bulamayanlara dikiyoruz. Şuan ben daha ziyade pantolon, elbise, takım elbise hala yapıyorum ama ne yazık ki yapan da fazla kalmadı bakıyorum sadece Haşimiye meydanının oralar da var. Bahçelievler"de 4 – 5 tane terzi vardı şuan onlar da kalmadı. Artık terzilik mesleği parmakla gösterilecek, terzi arayıp bulamayacaklar, ben devam ediyorum ama yerim belli olsun diye yapıyorum, hobi olarak yapıyorum. Eskiden gömlekçi vardı, gömlek tikerlerdi şimdi onlar da kalmadı, her tarafta mağaza var, her tarafta hazır giyim var.

KİMLER SİZE HALA GELİYOR?

Eski müşterilerimiz var onlar geliyorlar, hazır giyemeyenler geliyorlar, hazır kıyafetler üzerine oturmayanlar geliyorlar. Konfeksiyon sevmeyenler hala bizleri tercih ediyorlar diyebilirim.

MESLEĞİNİZİN SORUNLARI NELERDİR?

Mesleğimizin en büyük sorunu konfeksiyonların çıktıktan sonra bizim mesleğin rağbet görmemesi oldu, şu sorunlarımız var diyecek kadar bile mesleğimiz kalmadı diyebilirim artık. İnsanlar da elbise diktirmeye karşı heves olacak, tüccar terziler de elbise diktirmeye merak olacak, bu işin meraklısı olacak ki adam elbise diktirsin, merakı olmazsa diktirmez.

YETKİLİLERDEN TALEPLERİNİZ NELERDİR?

Baktığımız zaman kalfalık okulları var, orada terzilik mesleğine kalfa yetişse iyi olur ama ne yazık ki bu işi yapan yok artık, desem ki yetkililer bana kredi versin, kumaş getirsinler yine de konfeksiyon var olduğu sürece bizim mesleğimizin yeniden canlanması çok zor.

GENÇLER, TERZİLERİN SADECE TAMİRAT YAPTIĞINI SANIYORLAR SİZ NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Maalesef gençler terzilerin yoğun olduğunu, konfeksiyon öncesi zamanları görmedi. Baktığımız zaman şuan terzilerin çoğu sadece tamiratla ilgileniyorlar bazıları da elbiseleri, pantolonları uzatma veya kısaltma yapıyorlar, eskisi gibi elbise yapan terzi kalmadı diyebilirim çünkü artık talep yok.

KONFEKSİYON ELBİSE İLE SİZİN DİKTİĞİNİZ ELBİSE ARASINDA Kİ FARKLAR NELERDİR?

Araların da yüzde yüz oranında fark bulunuyor, bizimkisi hep el işçiliği, her şeyi elimizle kendimiz yapıyoruz, konfeksiyon ürünlere baktığımız zaman ise o elbiselerin hepsini makine yapıyor. Tüccar terzilerin yaptığı, el ile her şeyini diktiği elbiseleri insanlar 10 – 15 yıl giyerler ama konfeksiyon elbiselere baktığımız zaman 3 – 4 yıl giyerler. Çünkü konfeksiyon elbiselerin çoğu yapıştırmadır, bizim yaptığımız elbiseler ise el yapımıdır.

TAKIM ELBİSEYİ SİZ NASIL YAPIYORSUNUZ?

Öncelikle gelen müşterinin ölçüsünü alıyoruz daha sonra müşterinin ölçüsüne göre kumaşı kesiyoruz. Kestikten sonra prava yapıyoruz, pravadan bir prava daha yapıyoruz gerektiğinde 3 prava yapıyoruz. Yaklaşık olarak bir kişi, bir takım elbiseyi bir hafta da diker, bir hafta da bitirebilir. Son aşamalardan geçmesi kalıyor daha sonra, astarı vs. hazırlıyoruz elbisenin, baktığımız zaman ben hep tek başıma yaparım.

TAKIM ELBİSE FİYATI HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

Şöyle söyleyeyim sizlere, bugün bir vatandaş bana gelip takım elbise istese 1500 liraya dikiyorum bir takım elbiseyi. Hazır almak istesen, bugün bin liraya da takım elbise var, 500 liraya da var, 5 bin liraya da takım elbise bulabilirsin, gittiğin mağazaya ve kalitesine göre fiyat değişir.

BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
Ben teşekkür ederim.

Muhabir: Haber Merkezi