Merkez Bankası’nın faiz politikasındaki değişikliklerin ardından tasarruf sahipleri için en kazançlı yatırım aracı yeniden tartışılmaya başlandı. Politika faizinin aşağı yönlü güncellenmesi, bankaların mevduat oranlarını ve para piyasası fonlarının performansını doğrudan etkiledi. Elinde 500 bin TL veya 1 milyon TL bulunan yatırımcılar, kısa vadede en yüksek net getiriyi hangi araçtan elde edebileceğini araştırıyor.
Piyasa verilerine göre 32 günlük vadeli mevduat faizleri yüzde 39 seviyelerinde yoğunlaşırken, para piyasası fonları günlük ortalama yüzde 0,10 ile yüzde 0,11 bandında getiri sunuyor. Bu iki ürün arasındaki fark, yatırımcının vade tercihi ve risk algısına göre değişiklik gösteriyor.
500 Bin TL 32 Günlük Vadede Ne Kazandırıyor
Güncel oranlar üzerinden yapılan hesaplamalarda 500 bin TL’lik birikimin 32 günlük değerlendirilmesi halinde ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Yüzde 39 yıllık faiz oranı üzerinden açılan vadeli mevduat hesabında 32 gün sonunda elde edilen net kazanç yaklaşık 14 bin lira seviyesinde gerçekleşiyor.
Aynı tutarın günlük ortalama yüzde 0,11 getiri sağlayan para piyasası fonunda değerlendirilmesi durumunda ise stopaj kesintisi sonrası yaklaşık 14 bin 700 lira civarında net getiri oluşabiliyor. Bu fark, fonların günlük bileşik getiri avantajından kaynaklanıyor.
Ancak fon getirilerinin sabit olmadığı ve piyasa koşullarına bağlı olarak değişebildiği unutulmamalı. Mevduatta ise oran baştan belli olduğu için yatırımcı 32 gün sonunda ne kazanacağını net şekilde biliyor.
Mevduatın Sağladığı Güvence ve Netlik
Vadeli mevduat hesabının en önemli avantajı, getiri tutarının baştan belirlenmiş olması. Vade süresi dolana kadar faiz oranı değişmiyor ve piyasa dalgalanmalarından etkilenmiyor.
Özellikle risk almak istemeyen ve kısa süreli tasarrufunu güvenli bir şekilde değerlendirmek isteyen yatırımcılar için bu netlik önemli bir unsur. Ancak vade dolmadan para çekilmesi halinde faiz hakkı kaybedilebiliyor. Bu nedenle mevduat, paranın belirli bir süre boyunca kullanılmayacağından emin olanlar için daha uygun görülüyor.
Bankalar arasındaki oran farklılıkları da yatırımcının tercihinde etkili oluyor. Büyük ölçekli bankalar ile daha küçük ölçekli bankalar arasında faiz oranlarında değişkenlik yaşanabiliyor.
Para Piyasası Fonlarında Likidite Avantajı
Para piyasası fonları ise likidite açısından esneklik sağlıyor. Yatırımcı parasını istediği gün çekebiliyor ve o güne kadar biriken getiriyi alabiliyor. Günlük bileşik kazanç sistemi sayesinde getiriler her gün ana paraya eklenerek hesaplanıyor.
Ancak fonlarda yönetim ücreti kesintisi bulunuyor ve stopaj oranı da getiri üzerinden düşülüyor. Getiri oranı sabit olmadığı için tahvil piyasasındaki hareketler fon performansını etkileyebiliyor.
Son dönemde para piyasası fonlarının büyüklüğünün rekor seviyelere ulaştığı ifade ediliyor. Yatırımcılar, kısa vadede esneklik sunması nedeniyle bu ürünlere yöneliyor.
Yatırımcı Tercihini Ne Belirliyor
Faiz indirimlerine rağmen reel getiri arayışı devam ediyor. Tasarruf sahipleri bir yandan en yüksek oranı yakalamaya çalışırken diğer yandan risk ve likidite dengesini gözetiyor.
Paranın kısa süre içinde kullanılma ihtimali varsa fonlar daha avantajlı görülebiliyor. Buna karşılık belirli bir süre dokunulmayacak bir birikim söz konusuysa vadeli mevduat daha öngörülebilir bir seçenek sunuyor.
Uzmanlar, yatırım kararının kişisel finansal planlamaya göre verilmesi gerektiğini belirtiyor. Getiri oranı kadar stopaj, yönetim ücreti ve vade şartlarının da dikkate alınması öneriliyor.
Merkez Bankası’nın faiz politikası doğrultusunda önümüzdeki dönemde hem mevduat hem de fon getirilerinde değişiklik yaşanabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların güncel oranları düzenli olarak takip etmesi ve kararlarını buna göre şekillendirmesi önem taşıyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




