Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatını desteklemek ve dijital imkanlara erişimini artırmak amacıyla devlet destekli yeni bir finansman modeli hayata geçirildi. Teknolojiye ulaşmanın her geçen gün zorlaştığı bir dönemde devreye alınan bu uygulama, özellikle bilgisayar ve cep telefonu ihtiyacı olan gençler için önemli bir kolaylık sunuyor. İkinci aşaması başlatılan Teknolojik Cihaz Desteği kapsamında, öğrencilere 30 bin TL’ye kadar faizsiz kredi imkanı tanınıyor. Uygulama, Gençlik ve Spor Bakanlığı koordinasyonunda yürütülürken finansal altyapı ise Ziraat Bankası tarafından sağlanıyor.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre sistem, sabah saatleri itibarıyla erişime açıldı ve başvurular tamamen dijital ortamda alınmaya başlandı. Böylece öğrenciler, herhangi bir banka şubesine gitmeden ve ek masraf altına girmeden ihtiyaç duydukları teknolojik ürünlere daha rahat ulaşabiliyor.
Faizsiz Teknoloji Kredisinin Temel Yapısı
Yeni destek modeli, hibe değil, geri ödemeli ancak faizsiz bir kredi sistemi olarak tasarlandı. Bu yönüyle öğrencilere hem sorumluluk bilinci kazandırıyor hem de uzun vadeli mali yük oluşturmuyor. Kredi kapsamında kullanılan tutar için herhangi bir faiz ya da ek masraf yansıtılmıyor. Öğrenciler yalnızca aldıkları ana parayı, belirlenen süre içinde eşit taksitlerle geri ödüyor.
Uygulamada her öğrenciye tek seferlik olarak tanımlanan 30 bin TL’lik bir üst limit bulunuyor. Bu tutar, güncel piyasa koşulları göz önüne alındığında bir dizüstü bilgisayar veya akıllı telefon ihtiyacını büyük ölçüde karşılayabilecek seviyede görülüyor. Geri ödeme süresi ise 24 aya yayılıyor ve aylık taksitler öğrencilerin bütçesini zorlamayacak şekilde planlanıyor.
Geri Ödeme Süreci Öğrencileri Zorlamıyor
Faizsiz olması nedeniyle kredi geri ödemeleri yalnızca alınan tutar üzerinden hesaplanıyor. 30 bin TL’lik kredinin tamamını kullanan bir öğrenci, iki yıl boyunca aylık yaklaşık 1.250 TL ödeme yaparak borcunu kapatabiliyor. Bankacılık uzmanları, benzer tutarda faizli bir ihtiyaç kredisinde aylık taksitlerin neredeyse iki katına çıkabildiğine dikkat çekiyor. Bu açıdan bakıldığında, devlet destekli teknoloji kredisi gençler için ciddi bir avantaj olarak değerlendiriliyor.
Ödeme planının sade ve öngörülebilir olması, öğrencilerin eğitim sürecinde finansal stres yaşamadan teknolojik ihtiyaçlarını karşılamasına olanak tanıyor.
Başvuru Şartları Kimleri Kapsıyor
Destekten yararlanabilmek için bazı temel kriterler bulunuyor. Başvuru yapacak kişinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve örgün eğitim veren bir üniversitede aktif öğrenci statüsünde bulunması gerekiyor. Ön lisans ve lisans öğrencileri kapsam dahilinde yer alırken, açıköğretim ve lisansüstü programlarda okuyanlar bu destekten yararlanamıyor.
Yaş kriteri de uygulamada önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Başvuru tarihinde 26 yaşından gün almamış olmak şartı aranıyor. Ayrıca öğrencinin aktif olarak sigortalı bir işte çalışmaması gerekiyor. Staj kapsamında yapılan sigortalı çalışmalar ise bu şartın dışında tutuluyor. Daha önce aynı kapsamda cihaz desteği almış olan öğrenciler için tekrar başvuru imkanı bulunmuyor.
e Devlet Üzerinden Kolay Başvuru İmkanı
Teknoloji kredisi için başvurular yalnızca dijital kanallar üzerinden alınıyor. Öğrenciler e Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra ilgili destek ekranına yönlendiriliyor. Kimlik ve eğitim bilgileri otomatik olarak doğrulanıyor ve başvuru süreci kısa sürede tamamlanıyor. Onay verilen öğrencilerin banka hesaplarına, yalnızca teknoloji alışverişlerinde kullanılabilecek şekilde tanımlı bir bakiye aktarılıyor.
Bu bakiye, anlaşmalı mağazalarda veya belirlenen çevrim içi satış platformlarında geçerli oluyor. Böylece kredi tutarının farklı amaçlarla kullanılmasının önüne geçiliyor ve destek doğrudan teknolojiye yönlendiriliyor.
Hangi Teknolojik Ürünler Alınabiliyor
Kredi kapsamında satın alınacak cihazların sıfır ve faturalı olması zorunlu tutuluyor. İkinci el veya yenilenmiş ürünler uygulama dışında bırakılıyor. Satın alma sırasında düzenlenen faturanın da mutlaka öğrencinin kendi kimlik bilgileriyle kesilmesi gerekiyor. Bu uygulama, hem denetim hem de şeffaflık açısından önem taşıyor.
Uzmanlar, bu destek modelinin yalnızca bir finansman aracı değil, aynı zamanda gençlerin eğitimde dijital eşitliğe ulaşması için atılmış stratejik bir adım olduğunu vurguluyor. Teknolojiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimlerine daha güçlü bir altyapı sağlanması hedefleniyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




