Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde iş dünyasının kullanımına sunulan Nefes Kredisi paketinde beklenenin çok üzerinde bir başvuru yoğunluğu yaşandı. Ekonomik olarak zorlu bir dönemden geçen küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, finansa erişim imkanı sunan bu pakete adeta akın etti. Toplamda 25 milyar Türk lirası olarak belirlenen ilk fon havuzu, piyasaya sürülmesinin üzerinden henüz 14 gün bile geçmeden tamamen tüketildi. Reel sektör temsilcilerinin gösterdiği bu muazzam ilgi, piyasadaki sıcak para ihtiyacının ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaşanan bu hızlı tüketim sonrasında birçok şehirde kredi talepleri geçici olarak durdurulmak zorunda kaldı. Banka şubelerinde oluşan yoğunluk ve sistemlerdeki doluluk oranları nedeniyle, paketten yararlanmak isteyen binlerce esnaf ek limit kararlarını beklemeye başladı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, projenin paydaşları piyasanın sesine kulak vererek yeni bir yol haritası belirlemek adına hızlıca harekete geçti.
Kredi Garanti Fonu Yeni Kaynak İçin Merkez Bankası İle Masada
Piyasadaki bu devasa fon talebini karşılıksız bırakmak istemeyen Kredi Garanti Fonu yöneticileri, vakit kaybetmeden finans otoriteleriyle temasa geçti. Finansman tıkanıklığını aşmak adına Merkez Bankası ile çok kritik bir müzakere süreci başlatıldı. Yapılan üst düzey görüşmelerde, mevcut 25 milyar Türk liralık bütçeye bir bu kadar daha ekleme yapılması masaya yatırıldı. Eğer planlanan bu ek bütçe onayı bürokratik engellere takılmadan çıkarsa, toplam kredi hacmi tam 50 milyar Türk lirası seviyesine ulaşmış olacak.
Finans kulislerinden sızan bilgilere göre, Merkez Bankası yetkilileri de piyasanın canlanması ve üretimin aksamaması adına bu talebe oldukça sıcak yaklaşıyor. Yeni kaynağın sisteme dahil edilmesiyle birlikte, ilk etapta başvuru yapamayan ya da limiti kaçıran binlerce işletmeye ikinci bir şans tanınacak. Görüşmelerin önümüzdeki günlerde netleşmesi ve resmi kararın kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.
Sıkı Para Politikası Döneminde Reel Sektöre Can Suyu Oldu
Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı kararlı sıkılaştırma adımları, piyasada kredi bulmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Ticari bankaların kredi musluklarını kısması ve borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, özellikle KOBİ segmentindeki işletmelerin nakit akışını ciddi şekilde sarstı. İşte tam bu süreçte devreye alınan Nefes Kredisi, piyasadaki likidite kuraklığına karşı çok stratejik bir koruma kalkanı işlevi gördü.
İşletmeler bütçelerini döndürmekte ve ham madde tedarik etmekte zorlanırken, bu finansman desteği sayesinde derin bir nefes alma imkanı buldu. Sektör temsilcileri, bu tür desteklerin devam etmemesi halinde üretim çarklarının yavaşlama riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Dolayısıyla bu finansal hamle, sadece bir kredi paketi olmanın ötesinde, istihdamın ve üretimin korunması adına da hayati bir görev üstleniyor.
Bankaların Faiz Oranları Ve Kullanım Şartları Netleşti
Bu büyük finansal operasyonun arkasında koordineli bir şekilde çalışan tam 9 büyük banka yer alıyor. İşletmelerin finansal dengelerini sarsmayacak şekilde kurgulanan sistemde, firma başına üst limit 3.000.000 Türk lirası olarak sınırlandırıldı. Faiz oranları ise piyasa şartlarına göre oldukça avantajlı seviyelerde tutularak reel sektöre doğrudan bir kolaylık sağlandı.
Geri ödeme planlarında esneklik sunan pakette, 24 aya kadar olan vadelerde yüzde 36,00 oranında bir faiz maliyeti uygulanıyor. Yatırımlarını daha uzun vadeye yaymak isteyen ve nakit akışını zamana yaymayı hedefleyen firmalar için ise faiz oranı yüzde 34,00 seviyesine kadar çekiliyor. Kredi Garanti Fonu kefaletiyle desteklenen bu sistem, teminat bulmakta zorlanan işletmelerin de bankacılık sistemine dahil olmasını kolaylaştırıyor.
Geçmiş Yılların Tercih Grafiği Geleceğe Işık Tutuyor
Nefes Kredisi uygulamaları aslında Türkiye genelindeki ticari ekosistemin yabancı olmadığı bir dayanışma modeli olarak biliniyor. Bir önceki yıl gerçekleştirilen benzer bir finansman kampanyasında, ülke genelinde tam 61.000 şirket bu imkandan faydalanmıştı. O dönem piyasaya aktarılan toplam finansman tutarı ise yaklaşık 81 milyar Türk lirası olarak kayıtlara geçmişti.
Geçmiş dönemdeki bu yüksek başarı ve geri ödemelerdeki düzenlilik, bu yılki paketin de ne kadar doğru bir stratejiyle kurgulandığını kanıtlıyor. Finans dünyası yetkilileri, Kredi Garanti Fonu desteğiyle yürütülen bu programın yıl sonuna kadar yeni ek bütçelerle çok daha devasa bir finansal büyüklüğe ulaşacağını öngörüyor. İş dünyasının gözü şimdi tamamen ekonomi yönetiminden gelecek olan yeni ek limit açıklamalarına çevrilmiş durumda.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım



