Türkiye'de yaşayan milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin gözü kulağı önümüzdeki Ocak ayında yapılacak maaş artışlarına çevrilmiş durumda. Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında açıklanan enflasyon verilerinin ardından üç aylık birikimli zam oranı yüzde 5,57 seviyesine ulaştı. Emekli vatandaşlar günlük yaşam giderlerini karşılamakta zorlanırken, yılın ikinci yarısındaki altı aylık toplam enflasyon rakamlarının netleşmesi bekleniyor. Ekonomi yönetiminin ve piyasaların yakından takip ettiği bu veriler, Ocak 2027 tarihinde maaşlara yansıtılacak nihai zam oranının temelini oluşturacak.
Geniş bir kitleyi doğrudan ilgilendiren bu süreçte altı aylık tüketici fiyat endeksindeki değişim belirleyici rol üstlenecek. Temmuz ayında yüzde 1,78, Ağustos ayında yüzde 1,84 ve Eylül ayında yüzde 1,84 olarak gerçekleşen aylık enflasyon rakamları, kalan üç ayın verileriyle tamamlanacak. Ekim, Kasım ve Aralık aylarında açıklanacak yeni rakamlar, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin alacağı zam oranını kesinleştirecek. Emekliler bütçelerini planlamak ve alım güçlerindeki değişimi görebilmek adına ekonomi kurumlarından gelen açıklamaları ve tahminleri titizlikle izliyor.
Merkez Bankası Ve Orta Vadeli Program Tahminleri Farklı Tablolar Sunuyor
Yıl sonuna yaklaşılırken ekonomi yönetiminin yayınladığı raporlar ve resmi tahminler maaş zamları konusunda üç ayrı ihtimali gündeme getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından paylaşılan yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,00 seviyesinde gerçekleşmesi durumunda, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin Ocak ayı zam oranı yüzde 8,70 olarak hesaplanıyor. Hükümetin ekonomi yol haritasını oluşturan Orta Vadeli Program içerisinde yer alan yüzde 28,40 oranındaki gerçekleşme tahmini ise zam oranını biraz daha yukarı çekerek yüzde 9,04 seviyesine taşıyor.
Piyasa aktörlerinin beklentilerini yansıtan TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarında yer alan yüzde 29,61 oranındaki yıl sonu enflasyon öngörüsü ise en yüksek zam ihtimalini oluşturuyor. Bu tahminin gerçekleşmesi halinde emekli maaşlarındaki artış oranı yüzde 10,06 seviyesine ulaşacak. Farklı kurumların sunduğu bu üç ayrı oran, emeklilerin cebine yansıyacak nihai tutarın yıl sonu enflasyon seyrine ne kadar hassas bir şekilde bağlı olduğunu açıkça gösteriyor.
En Düşük Emekli Aylığı İçin Yasal Düzenleme Beklentisi Öne Çıkıyor
Halihazırda 23 bin 552 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı, kişilerin kök maaşlarından bağımsız şekilde özel kanun maddeleriyle belirleniyor. Bu hukuki durum nedeniyle altı aylık enflasyon farkının doğrudan uygulanması taban aylığı kendiliğinden yükseltmeye yetmiyor. Ocak ayında en düşük maaşı alan vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve alım güçlerinin korunması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yeni bir yasal düzenlemenin yapılması zorunluluk arz ediyor.
Meclis gündemine gelmesi beklenen bu düzenlemede taban aylığın da gerçekleşecek zam oranında artırılması senaryoları üzerinde duruluyor. Yüzde 8,70 oranındaki ilk senaryo hayata geçerse taban aylık yaklaşık 25 bin 600 lira seviyesine yükselmiş olacak. Enflasyonun yüzde 9,04 çıktığı ikinci senaryoda bu tutar 25 bin 680 liraya ulaşırken, yüzde 10,06 oranındaki en yüksek tahmin gerçekleştiğinde ise en düşük emekli maaşı 25 bin 922 lira olarak hesaplara yatırılacak.
Memur Ve Memur Emeklilerinin Maaş Artışında Farklı Bir Hesaplama Yapılıyor
Memurlar ve memur emeklilerinin maaş zamları belirlenirken SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinden farklı bir toplu sözleşme mekanizması işletiliyor. Bu gruptaki vatandaşlar için 2026 yılının ikinci yarısında geçerli olan yüzde 7,00 oranındaki toplu sözleşme zammını aşan bir enflasyon farkı oluşması bekleniyor. Gerçekleşen enflasyonun bu oranı aşan kısmı doğrudan fark olarak maaşlara eklenecek ve üzerine yeni dönemin toplu sözleşme artışı ilave edilecek.
Söz konusu enflasyon farkının üzerine 2027 yılının ilk altı aylık dönemi için imzalanan yüzde 5,00 oranındaki toplu sözleşme zam oranı eklenecek. Böylece memur ve memur emeklilerinin alacağı nihai artış oranı, genel enflasyon farkı ile toplu sözleşme kazanımlarının birleşimiyle şekillenecek. Milyonlarca kamu çalışanı ve emeklisi de tıpkı diğer emekli grupları gibi yıl sonunun getireceği kesin rakamları heyecanla beklemeyi sürdürüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




