Sosyal güvenlik sisteminde kayıt dışı kalan veya eksik yatırılan prim süreleri, Türkiye'de milyonlarca çalışanın geleceğini doğrudan etkileyen en temel meseleler arasında yer almaya devam ediyor. İşverenlerin sigortasız personel çalıştırması ya da sigorta bildirimlerini kuruma geç yapması durumunda çalışanların hak arama mücadelesinde zamanaşımı faktörü hayati bir rol oynuyor. Sosyal güvenlik uzmanı ve Yeminli Mali Müşavir Ekrem Sarısu, Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri ve konunun uzmanları, çalışanların hak mağduriyeti yaşamamaları adına kritik açıklamalarda bulundu.

İş hayatında sıklıkla karşılaşılan kayıt dışı istihdam sorununa karşı yasal hakların korunması belirli koşullara bağlanmış durumda. İşverenin çalışan adına Sosyal Güvenlik Kurumuna herhangi bir bildirimde bulunmadığı durumlarda, yasal süreçlerin başlatılması için kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerin dikkate alınması gerekiyor. Aksi takdirde, fiilen yapılan çalışmalar tamamen belgelense dahi hak talep etmek imkansız hale gelebiliyor.

Şanlıurfalılar dikkat, Bakan Göktaş duyurdu: Yaşlı ve engelli aylıkları ne zaman yatacak? Zam olacak mı?
Şanlıurfalılar dikkat, Bakan Göktaş duyurdu: Yaşlı ve engelli aylıkları ne zaman yatacak? Zam olacak mı?
İçeriği Görüntüle

Hizmet Tespit Davalarında Zamanaşımı Kuralları ve Yasal Haklar

Çalışanların hak ettikleri emeklilik günlerine ve prim ödemelerine kavuşabilmeleri için yargı yoluna başvurma hakları korunuyor. İşveren tarafından sigortasız çalıştırılan veya prim günleri eksik bildirilen kişiler, adli yargıda hizmet tespit davası açarak geçmişe dönük haklarını talep edebiliyorlar. Bu hukuki sürecin başlatılabilmesi için temel şart, çalışmanın gerçekleştiği yıla ait hizmetlerin kuruma hiç bildirilmemiş olması veya eksik bildirilmiş olmasıdır.

Ancak yargı sürecinde en kritik husus, işten ayrılış tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresidir. Halen aynı işyerinde mesaisine devam eden çalışanlar için bu süre işlemeye başlamazken, işten ayrılan personelin ayrıldığı yılın sonundan itibaren tam 5 yıl içinde mahkemeye başvurması şarttır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğu için mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır ve sürenin aşılması durumunda dava reddedilir.

Yargı Sürecinde İspat Yükümlülüğü ve Gerekli Belgeler

Hizmet tespit davalarında mahkemenin çalışan lehine karar verebilmesi için güçlü delillerin sunulması son derece büyük önem taşır. Yasal prosedür gereği Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen sürelerin çalışma hayatı dahilinde gerçekleştiğini kanıtlamak tamamen çalışanın sorumluluğundadır. Yazılı belgeler, iş yeri kayıtları ve resmi yazışmalar bu süreçte en bağlayıcı delil niteliğini taşımaktadır.

Yazılı belgenin bulunmadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda ise tanık ifadeleri devreye girmektedir. Aynı işyerinde aynı dönemde çalışmış bordrolu mesai arkadaşlarının veya komşu işyeri çalışanlarının tanıklığı, yargılama sürecinin seyrini doğrudan etkiler. Mahkemeler, somut tanık beyanları ve destekleyici belgeler ışığında çalışmanın varlığını teyit ettiğinde, eksik primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesine karar verir.

Sigorta Başlangıç Tarihine Göre Değişen Emeklilik Koşulları

Türkiye'de emeklilik hakkının kazanılmasında en temel parametre, kişilerin çalışma hayatına ilk kez adım attıkları sigorta başlangıç tarihidir. Mevzuat doğrultusunda belirlenen kademeli sistem, çalışanların emekli olabilmek için tamamlamaları gereken prim gün sayılarını ve yaş şartlarını doğrudan belirler. Sigorta giriş tarihi geriye gittikçe, tamamlanması gereken prim gün sayısı ve yaş şartı çalışan lehine esneklik gösterir.

Sosyal güvenlik mevzuatına göre sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 tarihinden önce olan vatandaşlar için 3600 prim günü yeterli sayılabilirken, bu durum sonraki yıllarda değişmektedir. Sigorta girişi 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında yer alan kişilerin 4500 prim gününü tamamlaması gerekir. 30 Nisan 2008 sonrasında sisteme dahil olan yeni çalışanlarda ise tamamlanması gereken prim gün sayısı 4600 günden başlayarak kademeli şekilde 5400 güne kadar yükselmektedir.

Emeklilik Hesaplamalarında Tam Tarih Bilgisinin Önemi

Çalışanların ne zaman ve hangi şartlarla emekli olabileceklerini kesin olarak hesaplayabilmeleri için ilk sigorta tescil tarihlerini net olarak bilmeleri şarttır. Sadece yıl bilgisi emeklilik planlaması yapmak için yeterli olmamakta, gün, ay ve yıl olarak tam tarihin tespiti gerekmektedir. Bir günlük dahi olsa yaşanacak kayıplar veya yanlış bildirimler, emeklilik yaşını ve prim gün şartını doğrudan etkileyerek süreci ileri tarihlere öteleyebilmektedir.

Uzmanlar, tüm vatandaşların e-Devlet portalı üzerinden hizmet dökümlerini düzenli olarak kontrol etmelerini tavsiye etmektedir. Gerçekleştirilen kontrollerde eksik prim günü, yanlış işyeri bildirimi veya hiç yatırılmamış süreler tespit edildiğinde 5 yıllık yasal zamanaşımı süresi dolmadan harekete geçilmesi hayati önem taşır. Hak kaybına uğramamak adına atılacak zamanında adımlar, gelecekteki emeklilik haklarının güvence altına alınmasını sağlar.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım