Yunanistan’da son dönemde Türk vatandaşlarının karıştığı trafik işlemleri, sınır ötesi seyahat eden sürücüler arasında ciddi endişeye yol açtı. Özellikle Dedeağaç, Kavala ve Selanik gibi şehirlerde uygulanan yöntemlerin sertliği, çok sayıda Türk sürücünün mağduriyet yaşamasına neden oluyor. Aktarılan bilgilere göre, en basit trafik ihlalinde dahi araç plakalarının sökülmesiyle başlayan süreç, günler süren idari işlemler ve ehliyetlere el konulmasına kadar uzanıyor. Bu uygulamalar, “Avrupa ülkesi” vurgusuyla anılan Yunanistan için eleştirilerin odağı haline gelmiş durumda.

Sürücüler, cezanın ödenmesine rağmen işlemlerin geciktirilmesi ve itirazların dikkate alınmaması nedeniyle dönüş planlarını aksatmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Yaşananlar, turistik amaçlı ziyaretlerde dahi trafik denetimlerinin caydırıcı bir baskı aracına dönüştüğü iddialarını güçlendiriyor.

Plaka Sökümüyle Başlayan Süreç

Bölgede uygulanan prosedür, herhangi bir trafik ihlalinde ilk adım olarak araç plakasının sökülmesiyle başlıyor. Plaka sökümüyle birlikte para cezası düzenleniyor ve sürücüden ödemenin yapılması isteniyor. Bu aşamada, ihlalin niteliğine göre itiraz hakkı bulunduğu belirtilse de pratikte bu itirazların kabul edilmediği yönünde yaygın şikâyetler bulunuyor.

Baylan ve Aktar Ailelerinin Mutlu Günü
Baylan ve Aktar Ailelerinin Mutlu Günü
İçeriği Görüntüle

Ceza ödendikten sonra plakasını geri almak isteyen sürücüler, polis merkezine yönlendiriliyor. Ancak burada beklenmedik bir durumla karşılaşılıyor ve plakanın hemen teslim edilmeyeceği, iki gün sonra gelinmesi gerektiği söyleniyor. Bu gecikme, özellikle kısa süreli seyahat planı olan vatandaşlar için ciddi zaman kaybına yol açıyor.

Ehliyete El Konulması ve Yeni Şok

Plakayı almak için belirlenen sürede polis merkezine giden sürücüler, bu kez farklı bir işlemle karşı karşıya kalıyor. Aktarılanlara göre, sürücülere bir belge imzalatılıyor ve ardından ehliyetlerine el konuluyor. Ehliyetin geri alınabilmesi için on gün beklenmesi gerektiği belirtiliyor. Bu süreçte araç kullanma imkânı kalmayan sürücüler, yalnızca plakasını alarak ülkeden ayrılmak zorunda bırakılıyor.

Ehliyetsiz şekilde dönüş yoluna çıkan vatandaşlar, hem hukuki hem de güvenlik açısından riskli bir durumla karşı karşıya kalıyor. Yaşanan bu durum, uygulamanın ölçülülüğü ve hakkaniyeti konusunda soru işaretlerini artırıyor.

İtiraz Edenlere Daha Ağır Yaptırım İddiası

Uygulamalara itiraz eden sürücüler için sürecin daha da zorlaştığı öne sürülüyor. İtirazlarını sürdürmek isteyenlerin ek yaptırımlarla karşılaştığı, işlemlerin uzatıldığı ve farklı cezaların gündeme geldiği iddiaları bulunuyor. Bu nedenle pek çok vatandaş, itiraz etmek yerine işlemleri kabullenip bir an önce ülkeden ayrılmayı tercih ediyor.

Sürücüler, yaşananların standart bir trafik denetimi olmanın ötesine geçtiğini ve caydırıcılığın orantısız şekilde uygulandığını savunuyor. Bu durum, iki ülke vatandaşları arasında seyahat güvenliği algısını olumsuz etkiliyor.

Yedek Plaka Girişimi ve Tutuklama Riski

Bazı vatandaşların, plaka iadesi sürecinde yaşanan gecikmeler nedeniyle yedek plaka kullanarak dönüş yoluna çıktığı belirtiliyor. Ancak bu girişimin çok daha ciddi sonuçlar doğurduğu ifade ediliyor. Yunan polisi tarafından durumun tespit edilmesi halinde doğrudan tutuklama işlemi uygulanabildiği iddia ediliyor.

Bu risk, sürücülerin seçeneklerini daha da kısıtlıyor ve mağduriyetin boyutunu büyütüyor. Hukuki süreçlerin karmaşıklığı ve dil bariyeri de eklendiğinde, yaşanan sorunların kısa sürede çözüme kavuşması zorlaşıyor.

Seyahat Edenlere Uyarılar ve Öneriler

Yaşanan gelişmelerin ardından, Yunanistan’a araçla seyahat etmeyi planlayan Türk vatandaşlarına dikkatli olmaları yönünde uyarılar yapılıyor. Trafik kurallarına eksiksiz uyulması, araçların mutlaka ücretli otoparklara park edilmesi ve denetimlerde herhangi bir tartışmaya girilmemesi tavsiye ediliyor. Aksi halde sürecin uzaması ve daha ağır yaptırımların gündeme gelmesi ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor.

Sürücülerin, seyahat öncesinde yerel trafik uygulamaları hakkında detaylı bilgi edinmeleri ve beklenmedik durumlar için zaman planlamasını esnek tutmaları önem kazanıyor. Yaşanan bu olaylar, sınır ötesi seyahatlerde idari uygulamaların ne denli belirleyici olabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım