Efendim, manevi iklimin dalga dalga yayıldığı, şeytanın zincire vurulduğu, kötülüklere ara/son verildiği, iyilikte yarış yapıldığı, tövbe, ibadet, yardımlaşma ve bereket ayına yani Ramazan ayına giriyoruz.

Yıl boyunca; uyuşturucu satıcılığı, kumar, tefecilik, haraç, fuhuş, aldatma, alkol, şiddet, istismar, taciz, tecavüz, cinayet gibi fiilleri içeren dizilerle evimizin içinde cirit atan televizyon kanallarının Ramazan ayı dolayısıyla ekranlara çıkardığı hoca efendiler sayesinde; sakız çiğnemenin, diş fırçalamanın, sigara içmenin, masaj yaptırmanın, dans etmenin orucu bozup bozmadığını zaten öğrenmiştik…

O yüzden bugün daha farklı halleri masaya yatıracağız. Mesela;
Kalp kırmak,
Yalan söylemek,
Hırsızlık yapmak,
Tembellik yapmak,
Dedikodu yaymak,
İftira etmek,
Kamu malından çalmak,
İhaleye fesat karıştırmak,
Rüşvet almak - vermek,
Kul hakkına girmek,
Adam kayırmak,
Hak etmeden makam işgal etmek,
Dini ve milli değerleri istismar etmek,
Düşmanla işbirliği yapmak,
Teröriste sempati duymak,
Terör örgütüne destek olmak,
Komşusu aç iken, tok yatmak,
Uyuşturucu satmak,
Kumar oynatmak,
Tefecilik yapmak,
Karaborsacılık yapmak,
Ağaç kesmek,
Orman yakmak,
Yerlere tükürmek,
Ekmeği çöpe atmak,
Çöpü yerlere atmak,
Bir şey isterken lütfen diyememek,
Yanlış yapınca özür dileyememek,
Yanlışa yanlış diyememek,
Menfaat için eğilmek,
Devletten vergi kaçırmak,
Zekat vermemek veya eksik vermek,

… şimdi şu yukarıda sıraladığımız fiiller orucu bozar mı, bozmaz mı bilmiyorum ama insanı ve insanlığı bozacağı muhakkak!
Lütfen unutmayın, insanlığı bozulanın inancının sağlam kalması mümkün değildir.

Oruç sadece aç kalınarak yapılan bir ibadet değildir. Allah’ın bizim aç kalmamıza da ihtiyacı yoktur.
Oruç sadece Ramazan ayında yapılan bir ibadet de değildir.
İnsan ve Müslüman olan herkesin hayatı boyunca uyması gereken kurallar dizisidir ve aç kalmak bu kurallar dizisi içinde sadece küçük bir detaydır.

İnsanlığa, sevgiye ve saygıya aç kalmamak dileklerimle…