Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) vefatından sonra ilk İslam halifesi olarak “seçilen” Hz. Ebubekir bile; iki yıl, iki ay süren halifelik döneminde, Asvadu’l-Ansi, Museylema Kezzab ve Tulayha Bin Huvaylid gibi peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan müptezellerle, zekât vermekten kaçınan haramzade kabilelerle, dinden dönmek isteyen gafillerle, yani hep Müslüman geçinenlerle savaşmak zorunda kalmıştır.

Hz. Ebubekir’in vefatından sonra hilafet makamına “seçilen” Hz. Ömer sabah namazı kıldırdığı esnada İranlı sözde Müslüman bir köle tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.

Hz. Ömer’den sonra “seçilen” halife Hz. Osman, evinde Kur’an-ı Kerim okurken Müslüman geçinen bir grup isyancı serseri tarafından şehit edilmiştir.

Hz. Osman’ın şehadetinden sonra “seçilen” Hz. Ali, sabah namazı için evden mescide giderken Müslüman geçinen bir satılmış tarafından zehirli hançerle vurulduktan birkaç gün sonra şehadet şerbetini içmiştir.

Hz. Ali’nin şehadetinden sonra Hz. Hasan halife olarak “seçilmiş”se de, Muaviye tarafından halifeliği devretmeye mecbur bırakılmış ve yaygın kanaate göre yine Muaviye’nin kışkırtmasıyla karısı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.

Hz. Hasan’dan sonra seçilmiş halifeler dönemi sona ermiş, silah kuvvetiyle ve hileyle babadan oğula geçen şaibeli halifelikler dönemi başlamıştır…

…Siyasal İslamcı Muaviye ve kuruyasıca soyundan gelenler yüzünden bugün İslam dünyası halifesizdir. İslam dünyası sahipsizdir. İslam dünyası açtır, mazlumdur, adaletsizdir, mültecidir, köledir.

Muaviye’den sonra oğlu Yezid hilafetini ilan etmiş ve Müslümanlar üzerinde zulme varan bir baskı başlatmıştır.

Zulüm ve baskıyan daha fazla dayanacak gücü kalmayan Müslümanlar Hz. Hüseyin’den yardım istemişlerdir. Yezid, hilafeti kaybetme korkusuyla kendisine biat etmeyenleri katletmeye, ortalığı yakıp yıkmaya başlamıştır.

Küfe halkının daveti üzerine Hz. Hüseyin, ailesi ve taraftarlarıyla Küfe’ye doğru giderken Kerbela’da Yezid’in ordusu tarafından karşılandı, Yezid’e biat etmesi istendi, peygamber terbiyesi ile büyümüş olan Hz. Hüseyin, Yezid’e biat etmeyi reddedince, günlerce süren çok kanlı çarpışmalar oldu.

Hz. Hüseyin ve 72 kişilik yakın çevresi muhasara altına alındı, yaklaşık 10 gün aç ve susuz bırakıldıktan sonra kılıçtan geçirildiler. Hz. Hüseyin’in, Peygamber efendimizin defalarca sevip okşadığı, öpmelere doyamadığı mübarek başı kesilerek gövdesinden ayrıldı.

Zalim Yezid tarafından Şam’daki Emevi camisi avlusunda bir müddet sergilenen Hz. Hüseyin’in mübarek başı daha sonra defnedildi. Nereye defnedildiği konusunda çeşitli rivayetler bulunmaktadır.

Muaviye soyundan gelenler tarihteki ilk siyasal İslamcılarıdır ve Müslümanlar hiçbir şeyden çekmemiştir, siyasal İslamcılardan çektiği kadar…

İçkiye düşkünlüğü ile bilinen sözde halife Yezid, çok fazla miktarda şarap içtiği bir gece ibretlik bir şekilde geberdi ve Şam’da gömüldü.

Yezid’in ölümünden 718 yıl sonra Semerkant’tan yola çıkan Türk Hükümdarı Emir Timur, fetihler yaparak geldiği Şam’da Yezid’in yolundan devam edenlerin bir kısmını yaktırdı, geri kalanını kılıçtan geçirdi.

Emir Timur, Yezid ve babası Muaviye’nin mezarlarını açtırdı, çıkan kalıntıları yaktırdı, mezarı tonlarca toprağı ile birlikte Kızıldeniz’e döktürdü. Zalimlere ibret olması için mezardan geriye kalan derin çukuru ise askerlerinin dışkısı ile doldurttu.

Bütün Yezidler iyi bilsin ki; nerede, ne zaman bir zalim çıksa, karşısına dikilerek, çelik yumruğu ile adalet dağıtacak bir Türk mutlaka çıkacaktır.

Kerbela şehitlerini saygı ve rahmetle anıyor, dünyadaki zalimlerden hesap sormak üzere Türk milletinin memur edilmesini diliyorum.