Dünya dijital çağa geçmeden önce herhangi bir dernek, vakıf, siyasi parti veya sivil toplum kuruluşuna üye olmak isteyen insan muhtemelen:
Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
İkametgah İlmuhaberi
Sabıka Kayıt Belgesi
4 adet Vesikalık Fotoğraf
gibi evraklardan oluşan bir dosya hazırlayarak ilgili kuruluşa verirdi.
Tabi bunlar Türk yasaları ölçüsünde kurulmuş olan ve faaliyet gösteren kuruluşlar içindi.
Ama söz konusu olan yasa dışı bir örgüt ise, hele hele terör örgütü ise üyelik başvurusu da yapılmaz, üye kaydı da tutulmaz.
O zaman, bir insanın terör örgütü üyesi olduğunu nasıl anlayacağız?
Öncelikle şunu iyi idrak etmek gerekiyor,
Terörist sadece, elinde silahla yabani hayvan gibi mağaralarda yaşayan bitliler değildir.
Türk milletine, Türk bayrağına, Türkiye Cumhuriyeti anayasasına, yasalarına ve kurucu iradesine düşman olan herkes terör örgütü üyesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu insan; akademisyen, esnaf, işçi, memur, doktor, avukat, mühendis, memur, çiftçi vb. meslek gruplarından olabilir… Asgari ücretli veya holding sahibi de olabilir…
Ama Türk devleti aleyhine hazırlanan her metnin altına imza atıyorsa, terör örgütü lehine yapılan miting, yürüyüş, basın açıklaması, protesto gibi eylemlere katılıyorsa detaylı bir incelemeye gerek yoktur; Bu insan teröristtir!
…Ve dağdaki silahlı terörist ile şehirdeki kravatlı teröristin arasında hiçbir fark yoktur.
Daha önceki yazılarımda da dile getirdiğim gibi, ben de devletini seven her Türk evladı gibi terörsüz Türkiye’den tarafım…
Yani Türkiye’nin terörden arındırılarak, sosyal, ekonomik ve güvenlik açısından rahata ermesini arzuluyorum.
Şimdi size soruyorum:
Terör nasıl biter, terörün bitmesinin yolu nedir?
Terörün bitmesi için ne komisyona, ne sürece, ne de müzakereye ihtiyaç yoktur!
Ayrıca; Irak, İran, Suriye, Ermenistan ve Güney Kıbrıs’ta ki teröristler teker teker yakalanıp, öldürülmelidir.
Nasıl ki geçmişte, Asala teröristleri Avrupa’da teker teker yakalanıp devre dışı bırakıldıysa, aynı şekilde bugün de; Avrupa’daki Türk işçilerini, Türk esnaflarını haraca bağlayan, uyuşturucu satan, organ ticareti yapan, fuhuş sektörüne katkı sağlayan, Epstein adasına çocuk satan beyni iğfal edilmiş pkk bağlantılı terör-mafyalar yakalanarak devre dışı bırakılmalıdır.
Terör örgütünün şehirlerdeki gelir kaynakları kurutulursa, bütün eğitim kampları yerle bir edilirse, elebaşları ortadan kaldırılırsa örgüt çöker.
Örgütün ana gövdesi bu şekilde çökertildikten sonra, bunların eylemlerine katılmış, para vermiş, destek olmuş, selam vermiş, sempati beslemiş, propagandasını yapmış kim varsa, “suça bulaşmış, bulaşmamış” kehanetine girmeden, yargılanıp en ağır şekilde cezalandırılırsa ve ibret olması bakımından bu cezalarda hiçbir indirim yapılmazsa terör biter.
Uzun sözün kısası:
Teröristin yeri; makam, kürsü veya salon değildir.
Teröristin yeri; cezaevi veya sarı torbadır!