Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınan yeni bir kanun teklifi milyonlarca kamu görevlisinin mali haklarında önemli bir değişiklik yapılmasını öngörüyor. Türkiye genelinde görev yapan kamu çalışanlarının ekonomik koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen bu yasal girişim, memurlara her yıl iki defa net asgari ücret tutarında ek ödeme yapılmasını kapsıyor. İlgili kanun maddelerinin yürürlüğe girmesi durumunda ödeme tarihleri her yılın haziran ve aralık ayları olarak belirlenecek. Ödemelerde herhangi bir sabit tutar yerine, ödemenin yapılacağı dönemde geçerli olan güncel net asgari ücret rakamı temel alınacak.
Söz konusu mali düzenleme mevcut ekonomik verilerle hesaplandığında kamu çalışanlarına her bir ödeme döneminde 28.075,50 TL tutarında bir katkı sağlayacak. Böylece bir kamu görevlisinin yıllık bazda elde edeceği toplam ek ödeme miktarı 56.000 TL sınırını aşmış olacak. Yasal metinde yer alan endeksleme mekanizması sayesinde asgari ücrette meydana gelecek her artış otomatik olarak memur ikramiyelerine de aynı oranda yansıyacak. Bu yaklaşım ile ödemelerin zaman içerisinde enflasyon karşısında değer kaybetmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Öngörülen Ek Ödemenin Vergi Kesintileri Ve Haciz Karşısındaki Durumu
Meclis komisyonunda değerlendirilen yasal düzenleme metninde çalışan lehine hazırlanmış çok sayıda koruyucu hüküm dikkat çekiyor. Teklifin mevcut haline göre kamu çalışanlarına aktarılacak bu ikramiyeler sosyal güvenlik primi matrahına dahil edilmeyecek. Dolayısıyla ödenen tutarlar üzerinden herhangi bir SGK primi kesintisi uygulanmayacak. Aynı zamanda söz konusu ödeme kalemleri damga vergisi haricinde kalan tüm vergi, harç ve yasal kesintilerden muaf tutulacak.
Mali hakların korunması adına tasarıya eklenen bir diğer önemli unsur ise bu ödemelerin dördüncü şahıslar veya kurumlar tarafından haczedilemez kılınması oldu. Böylelikle ikramiye tutarlarının doğrudan çalışanın eline eksiksiz ulaşması güvence altına alınıyor. Yasalaşma sürecinin tamamlanması halinde uygulamanın usul, esas ve ikincil mevzuat hususları Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülecek yönetmeliklerle netlik kazanacak.
Düzenlemenin Arka Planı Ve Kapsama Giren Kamu Görevlileri
Türkiye'deki mevcut çalışma mevzuatına bakıldığında kamu işçileri 1956 tarihli kanuni düzenlemeden bu yana yılda 52 günlük ücret tutarında ilave tediye hakkından yararlanıyor. Benzer şekilde emekli vatandaşlara da 2018 yılından itibaren dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi ödemesi gerçekleştiriliyor. Ancak memur statüsünde görev yapan kamu personeli bu iki yasal uygulamanın da dışında kalıyordu. Memur sendikalarının toplu sözleşme süreçlerinde ısrarla gündeme getirdiği bu talep farkının giderilmesi yeni teklifin ana gerekçesini oluşturuyor.
Yasal düzenleme Meclis aşamalarından geçerek yürürlüğe girdiği takdirde geniş bir kamu kesimini doğrudan etkileyecek. Düzenlemeden öğretmenler, emniyet mensupları, hekimler, hemşireler, din görevlileri, mühendisler ve idari büro personelleri dahil olmak üzere yaklaşık 4.000.000 aktif kamu görevlisi faydalanacak. Hazırlanan taslak metin yalnızca çalışan kadrolu ve sözleşmeli personeli kapsarken, zaten bayram ikramiyesi alan memur emeklileri bu düzenlemenin dışında tutuluyor.
Yasal Süreç Bütçe Yükü Ve Maaş Zammı Beklentileri
Gündemdeki yasal girişimin hayata geçme olasılığı değerlendirildiğinde parlamenter sürecin işleyişini doğru analiz etmek gerekiyor. Bir muhalefet milletvekili tarafından sunulan metin şu aşamada sadece Plan ve Bütçe Komisyonu gündeminde yer alıyor. Yasama organına her yıl çok sayıda benzer teklif ulaştırılmasına rağmen bunların önemli bir kısmı Genel Kurul aşamasına geçemeden kadük kalıyor. Teklifin kanunlaşması için sırasıyla komisyon onayı ve ardından Genel Kurul kabulü şartı aranıyor. Bu nedenle sosyal mecralarda yer alan onay haberleri gerçeği yansıtmıyor.
Söz konusu teklifin mali boyutuna bakıldığında yaklaşık 4.000.000 personele yılda iki kez asgari ücret ödenmesi yıllık 200.000.000.000 TL düzeyinde ek bir kaynak gerektiriyor. Hükümet kanadının bütçe dengelerini gerekçe göstererek mesafeli durduğu bu başlık, önümüzdeki toplu sözleşme döneminde sendikaların ana pazarlık maddesi olmaya devam edecek. Öte yandan kamu çalışanlarının gözü yaklaşan ocak ayındaki enflasyon farkı ve yüzde 5 düzeyindeki toplu sözleşme zammına çevrilmiş durumda. Güncel veriler ve son açıklanan eylül ayı enflasyon rakamlarıyla birlikte ocak ayındaki toplam artış oranının yüzde 8 seviyelerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




