Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde açılan “SÜKÛT” sergisi; kadın cinayetleri, göç ve savaş temalarını videoart, heykel, enstalasyon ve yağlı boya eserlerle sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Yazar, aktivist ve sürreal biyografi sanatçısı Vahap Aydoğan’ın hazırladığı “SÜKÛT” adlı sergi, Şanlıurfa’da sanat çevrelerinden yoğun ilgi gördü. Farklı sanat disiplinlerini aynı çatı altında buluşturan sergi, ziyaretçileri sessizlik, hafıza ve yüzleşme kavramları etrafında düşünmeye davet ediyor. Tablo, heykel, enstalasyon ve videoart çalışmalarından oluşan sergide; insanın iç dünyasında bastırdığı duygular, toplumsal travmalar ve modern çağın görünmeyen yaraları sanat diliyle anlatılıyor.

Özellikle kadın cinayetleri, savaşların bıraktığı yıkım ve göç olgusunun insan psikolojisinde oluşturduğu derin izler eserlerin ana temasını oluşturuyor. Sergide kullanılan aynalar, kırılmış yüzeyler, karanlık koridorlar ve heykelsi deformasyonlar; insanın kendisiyle olan kırılgan ilişkisini simgeliyor. Ziyaretçiler, eserleri incelerken yalnızca görsel bir sanat deneyimi yaşamıyor; aynı zamanda kendi geçmişleri, suskunlukları ve içsel çatışmalarıyla da yüzleşme fırsatı buluyor.Videoart çalışmalarında zaman kavramı parçalı anlatımlarla işlenirken, hafızanın insan üzerindeki etkisi güçlü görsellerle aktarılıyor. Enstalasyon çalışmaları ise müze atmosferini klasik bir sergi alanından çıkararak psikolojik bir deneyim alanına dönüştürüyor. Yağlı boya eserlerde gerçeklik ile bilinçaltı arasında gidip gelen sürreal anlatım dili dikkat çekerken, heykellerde insan bedeninin taşıdığı görünmeyen yükler ve sessiz acılar ön plana çıkıyor.Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide ziyaretçiler, eserlerin verdiği duygusal atmosferden etkilendiklerini ifade etti. Bazı ziyaretçiler serginin düşündürücü ve sarsıcı yönüne dikkat çekerken, bazıları ise sessizliğin sanat yoluyla bu kadar güçlü anlatılmasının etkileyici olduğunu belirtti.

Sanatçı Vahap Aydoğan, sergiye ilişkin yaptığı açıklamada, “İnsan bazen hakikate kelimelerle değil, suskunluğunun içinde yaklaşır. Çünkü bazı şeyler konuşuldukça eksilir, sustukça derinleşir. ‘SÜKÛT’, benim için bir sergiden çok; hafızanın karanlıkta kalan katmanlarıyla kurulan sessiz bir karşılaşmadır” ifadelerini kullandı. Aydoğan, serginin yalnızca sanat eserlerinden oluşmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızaya dikkat çeken bir yüzleşme alanı olduğunu belirterek, izleyicinin her eserde kendi yaşamından bir iz bulabileceğini söyledi. Modern dünyanın giderek artan gürültüsüne karşı sessiz ama güçlü bir duruş ortaya koyan “SÜKÛT” sergisi, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bir süre daha ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.




