Şanlıurfa’da ağaçlandırma denince akla hemen Orman Bölge Müdürlüğü geliyor. Ancak, tüm kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler başta olmak üzere her kesime bu konuda sorumluluk düşüyor. Şanlıurfa’da bir çok kurum ve kuruluşun bahçeleri geniş olmasına rağmen ağaç görmek mümkün değil. Okulların bahçeleri, vatandaşlar evlerinin bahçelerine mutlaka fidan dikmelidir. Şanlıurfa’nın orman alanı mevcut yüzölçümünün yüzde 1,4’ü civarında bulunuyor. Buda gerçekten az dmek. Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan orman varlığı geçmiş planlarda 9 hektar civarında idi. Ancak gerek hazineden gerekse mera alanlarından tahsislerle birlikte bu alanlara fidanları dikmek suretiyle şuanda ki orman varlığı 26 bin 907 hektar alana çıktı. Ancak bu alanlar ise tamamen alınmadı, çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık 15 bin hektar civarında ki alanın şuan da kayıtlara girdi.
Şanlıurfa’daki sıkıntı dağların, taşların ve her yerin şahıs mülkiyetinde olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle dağları görenler neden buralar ağaçlandırılmıyor diyor. Evet kadastro yapılırken o dönemin memurları devlet hüküm ve tasarrufu altında bulunan her yeri dağları bile yakınlarına ve çevresine tapulamışlar. Bunun sonucu olarak Karadağa kayak tesisi yapılmak isteniyor. Şahıs arazi çıkıyor. Bu sadece bir örnek. Dönemin Valisi kamulaştırma davası açıyor. Orman Bölge Müdürlüğünde ağaç çok ancak mülkiyeti şahıslara ait olduğundan görünün dağlar yeşillenemiyor. Ormanın faydalarından istifade edemiyoruz. Devlete atanan memurların devletin malını kendi malı gibi koruması gerekirken korumamasının hem urfanın geleceğini hem de gelecek kuşakların geleceğini yok ediyorlar. Ne diyelim.