Çoktandır yazmayı düşündüğüm bir yazıyı, bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Düşünüyorum da, Ya millet olarak çok kavgacıyız, ya konuşup anlaşmayı bilemiyoruz veya bölgemizin özeliği midir nedir, çok sinirli, biraz asabi, tahammülsüzüz. Adını ne koyarsanız koyun. Ben ortalama 50 yaşın biraz üstündeyim. Kendimi bildim bileli, bir kavga içerisindeyiz. Yahu neyi paylaşamıyoruz, Allah aşkına, biri çıkıp söylesin. Öğretmen öğrenci ile, Memur Amiri ile, Vatandaş Devletle, olmadı biri birimizle hep kavga, hep kavga, soruyorum size; Bu kadar kavga ile, neyi hallettik, Biri birimizi kırıp dökmekten, ayrılıkları derinleştirmekten başka, ne kazandık. Oysa kaybettiklerimizi bir düşünsek, O kadar çok şey kaybettik ki, birçoğu, (Gençliğimiz, Gençlerimiz, Fidanlarımız gibi) istesek de, sözde kazandıklarımızı versek de, geri getiremeyiz. Tabii ki Ateş düştüğü yeri yakıyor. İnsanlar nedense, zor günleri çabuk unutuyor.
Bir zamanlar, Sağcı, Solcu dediler, On binlerce gencimizi yediler, Sonra Alevi, Sünni olmadı, Kürt Türk velhasıl; Bu Milleti hep kamplara böldüler, Parçalara ayırdılar. Hep kan ve gözyaşı olup, üstümüze yağdılar. Korkum odur ki; bu böyle uzun süre daha devam ede. Yeri gelmişken, Aklı selim insanlara sesleniyorum. Bu Ülke O kadar büyük, o kadar geniş ki, hepimize yeter, yeter ki, paylaşmayı ve konuşmayı bilelim. Eğer ille de kavga edeceksek, gelin İşsizlik için, Aşsızlık için, Arsızlık için, Uğursuzluk için, Yoksulluk için, Yolsuzluk için kavga edelim..
Lise yıllarım da, bir komşumuz vardı. Babaları Eğitmendi. Hatırladığım kadarı ile, Üç Erkek, iki veya üç de kız kardeştiler. Erkek çocuklardan En büyüğü, bir gün ortadan kayboldu. Sonra dağa kaçmış dediler. Büyük kız kardeşleri, bir Arkadaşım ile evlendi, bazen görüşüyorduk. Söylediği bir söz hala aklıma geldiğinde, Tüylerim diken, diken oluyor. Derdi ki 'Annem kapı her çaldığında hele koşun Oğlum mu geldi. Bakın derdi.' Düşünebiliyor musunuz.. Gözleri yolda kalmak, Evladının nerede olduğunu bilmemek, bir Anne için ne kadar zordur. Allah kimseye vermesin.
Ben burada, bir önemli noktaya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bu heder ve heba olan gençlerin içerisinde, ağa bey çocuğu da yok. Bir Türküde söylendiği gibi 'Askerimiz fakirdendir.' Daha açığı, sömürünün Dili, ırkı yok. Düzen aynı düzen.
Dinimiz bir, Peygamberimiz bir, Allahımız bir, bunlar da kardeş olmamıza yeter de, artar bile. Kardeş olduğumuza göre, Milliyetçi akımlardan vazgeçip, Sucu bucu demeden, Biri birimize sımsıkı sarılmamız gerekir diye düşünüyorum. Bilmem yanlış mı düşünüyorum.
Cenabı Allahın bize, birlik, beraberlik, dirlik, düzenlik vermesi dileklerimle;
Kalın Sağlık ve Esenlikle..
İsa GÜNEŞ
Çevre Gönüllüleri Dernek Başkanı