Türkiye’nin çimentosu ailedir.Şanlıurfa’nın da çimentosu ailedir. Bilindiği gibi Aile içinde bulunduğu toplumun değer yargıların kültürünü, gelenek ve göreneklerini yansıtan, ayrıca kendi içinde özel bir düzeni olan aile yapısı günümüzde gelişen ve değişen toplum yapısıyla birlikte değişim kaçınılmaz oluyor. Hızlı kentleşme ve endüstri alanındaki gelişim aile yapısını da etkiliyor. Aile birliğindeki çökme ve çözülmelerin artması toplumsal sorunları da birlikte meydana getiriyor. Türkiye’de hükümetin tedbirlerine, açıklamalarına rağmen sermayesi dış kaynaklı yaygın televizyon olmak üzere uydu kanalı televizyonlarında diziler, filmler maalesef Türk aile yapısını bozmaya devam ediyor. Radyo Televizyon Üst kurulu siyasilerden oluşuyor. Bu üst kurul üyelerine büyük görev düşmesine rağmen görevlerini yeterince yaptıkları söylenemez. Bir çok bilim adamı, din adamı ve toplumun önde gelenleri uyarılar yapıyor ancak RTÜK’den ses çıkmıyor. Önceki gün Türk sinamasının tanınmış isimlerinden Şişko Nuri lakaplı Sıtkı Sezgin açıklamaları gündeme düştü. Sezgin; şimdilerde sanattan bir eser kalmadığına dikkat çekerek, “Televizyon kanalında yayınlanan birkaç dizi dışında tüm diziler rezillik. O onun arkadaşını alıyor, diğeri diğerinin arkadaşıyla sevgili oluyor. Konular hep aynı tonda ilerliyor. Sanat bu değil. diyerek tepkilerini getiriyor. 81 milyon nüfusumuzun çoğunluğu genç olduğunu düşünürsek geleceğimiz olan bu gençlerimizi aile yapısı kalmamış emperyalist Batı’nın kültürüne teslim etmememiz gerekiyor.