Ortadoğu ile ilgili daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi. Bu Bölge daha uzun süre huzuru bulamayacak gibi görünüyor.
Nasıl Huzur bulsun ki. Baksanıza Mısır a Seçim deniyor, Halk seçime gidiyor. Kim bilir kaç oyun tezgahlandı. Buna rağmen oylar kullanılıyor. ?Halk 16 ay önce devirdiği Hüsnü Mübarek rejiminden sonra, ilk Cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidiyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Müslüman Kardeşler?in adayı olan, Hürriyet ve Adalet Partisi adayı Muhammed Mursi, Mübarek rejiminin son Başbakanı olan eski hava kuvvetleri komutanı, Ahmed Şefik?i yenmeyi başarıyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Mursi, oyların yüzde 52?sini alarak Şefik?e 1 milyon fark attı. Ancak, seçime iki gün kala meclisin üçte birini fesheden Askeri Konsey, sandıkların kapanmasından 20 dakika sonra, yayınladığı ?Sıkıyönetim? kanunlarıyla, Ülkenin ilk seçimle iktidara gelen Cumhurbaşkanının elindeki tüm yetkileri aldı.? Ağlar mısınız güler misiniz. Bu şartlarda, Konseyin bu yetkileri varken, Mısıra, Mısır halkına Demokrasinin geleceğine inanmak, en azından saflıktır diye düşünüyorum.
?Yüksek Askeri Konsey, gelen tepkiler üzerine bir açıklama yaparak. Konsey, elinde topladığı tüm yetkileri, Haziran ayı sonunda devredeceği sözünü verdi.? Tam Cunta mantığı, Yetkiyi veririmde, alırımda, kime ne der gibi. Bu şartlarda Mısırın Demokrasi yolunda daha çok yol alması, daha çok badireler atlatması, daha çok bedel ödemesi gerektiği kanısındayım.
Allah Mısır Halkına yardım etsin.
Suriye derseniz, Hala kan gölü, Önce de yazdığım gibi, Daha bu kan, çok akacağa benzer. Beşar Esad henüz İktidarı bırakmaya niyetli görünmediği gibi, Her ortamda haklı olduğunu ilan etmekte, Bulduğu her fırsatı değerlendirip, Gövde gösterisi yapmaktan geri durmamaktadır.
Batılı Güçler, Petrol Zengini Mısır ve Libya ya gösterdikleri İlgi ve Alakayı, maalesef Suriye ye göstermemekte, Birleşmiş Milletler v.s. gibi Bazı Batılı kuruluşlar, cılız tepki verseler de, Bunu Kendileri gibi Beşar Esad da ciddiye almamaktadır.
Tarih göstermiştir ki, Zulüm rejimleri uzun sürmemiş, Zulmedenler, Haklıların Kan ve Gözyaşlarında boğulup, Tarih sahifesinden silinmişlerdir.
100 binlerce Suriyeli Ülkesini, Şehrini, Köyünü terk edip, Başta Ülkemiz olmak üzere; Ürdün, Irak gibi ülkelere sığınmış, Muhacir, Mülteci konumuna düşmüştür. Bu arada 100.000 e yakın mülteciyi barındırarak, Sınır kapılarını kapatıp zararı göze alarak, Ülkemiz de bu konuda üstüne düşeni fazlasıyla yapmış, Sıkıntıya girmek pahasına (Dozu fazla kaçmış olabilir.) Esad rejimi ile ipleri kopartmıştır.
Bu şartlarda Ortadoğu Coğrafyası, Demokrasi, İnsan Hakları ve Huzurlu bir yaşam için daha çok yol alması ve daha çok bedel ödemesi gerektiği kanısındayım.
Kalın Sağlık ve Esenlikle?
İsa GÜNEŞ
Çevre ve Yardım Gönüllüleri Dernek Başkanı