Bir Çevreci olarak, bu yazımda hep yazmak istediğim bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu isteğimden dolayı formatım dışına çıktım. Sizlerden özür diliyorum, hazır özür dilemişken, siyasetin hareketlendiği bu günlerde zaman, zaman formatım dışına çıkacağımı da belirtmek istiyorum..

Uzun yıllar önce, bir Suriye vatandaşı ile beraber seyahat ederken, yarı Türkçe, yarı İngilizce, yarı Arapça velhasıl kısa tabirle, tarzanca sohbet imkanım olmuştu. Ta o zaman bu Suriye vatandaşı 'Biz Osmanlının Ahını Çekiyoruz, daha da çekeceğiz ' (Birde bölgede Batının Çok ajanının olduğundan bahsetmişti.) demişti. Hakikaten gelinen nokta da, Orta doğu bir türlü istikrar, sükun ve rahat bulmamıştır. Osmanlının Ah-ı, Onlara rahat vermemiştir. Bunun çeşitli sebepleri var. Ben burada, kendi bildiklerimi yazayım eksiği varsa, ki vardır. Sizler arkasına sıralayın.

1- Bu bölgelerin çoğu Petrol zengini, Petrolde Emperyalist ülkelerin iştahını kabartıyor.
2- Halkın çoğu cahil bırakılmış, (Eğitim Düzeyi düşük) Buda Hem Emperyalist ülkelerin, Hem de yerli işbirlikçilerin, yönetim konusunda işlerini kolaylaştırıyor. Ciddi muhalefet yok, olanda sinmiş.
3- Çok önemlisi, Bölgede Demokrasi yok.
4- Saltanat sahipleri, Halkı sindirmiş, Yoksul bırakmış.
5- Yönetim Güçlü, Halk zayıf, perişan,
Şıkları uzatmak mümkün, Ama görüldüğü gibi, şıkların ortak noktası, Bölgenin yönetim biçimi Krallık, Despot, Baskıcı rejimler. Bu rejimler ayakta kalmak için, zaman, zaman başkaldıranları yok ediyor, zaman, zaman halkın ağzına bir parmak bal çalıyor. Suudi Kralının ve Libya liderinin halkına dağıttığı üç beş kuruş gibi.

Burada, halk hareketi sonrası olabilecek en kötü senaryoyu da, söylemeden geçemeyeceğim. Korkum odur ki, bu iç karışıklıktan faydalanmak isteyen, Güçlü kabile reisleri, Asker kökenli güç sahipleri, durumdan kendilerine vazife çıkartıp, yönetime el koymaları veya seçimle işbaşına gelse bile, yönetimi sevip parlamentoyu, feshedip hakimiyetlerini ilan etmeleri. Bu bölgede olmamış şey değil, Buradan bizimde çıkaracağımız çok dersler var. Birincisi kim ne derse desin, Ülkemiz, bu bölge ile kıyaslanamayacak kadar Bağımsız, Demokrasi sahibi, Özgür, Refah, İleri, Gelişmiş bir Ülke. İkincisi sahip olduğumuz bu değerlere sahip çıkıp, birbirimize sıkı, sıkı sarılıp, kenetlenmeliyiz ki; aramıza fesatlıklar, düşmanlıklar girmesin.
Bu konu öyle bir yazıda anlatılacak bir konu olmadığı için, şimdilik kısa bir mesaj verip, yazımı burada kesiyorum. İnşallah başka yazılarımda da, bu konuyu dilimin döndüğünce işleyeceğim.
Şimdilik kalın sağlık ve esenlikle…

İsa GÜNEŞ
Çevre Gönüllüleri Dernek Başkanı