Son Günlerde Ülkemiz bilinmeyen bir yola, meçhule doğru gittiği sanırım herkes tarafından kabul ediliyor.

PKK Eylemlerini arttırdı. Doğu İllerimizdeki vatandaşlar olaylardan bıktı. Her gün bir ilimizdeki vatandaşlarımızın evine ateş düşüyor. Anaların ciğerleri yanıyor. Allah kimsenin başına vermesin. Öyle kolay değil, gel sen besle büyüt, hayatının baharında taze fidanını kör bir kurşuna ver. Bu Anaların ciğerlerini yakanları Allahta yaksın İnşallah…

PKK yandaşı medyalar olaylardaki bu artışı, Barış görüşmelerinin kesilmesine ve PKK nin strateji değiştirip. Vur Kaç tan Vur Kal 'a bağlıyor. Bazıları daha ileri gidip, Başarı falan Ham hayallerle, vatandaşın kafasını karıştırmaya çalışıyor.

Suriye ile ilişkiler, gittikçe kötüleşiyor. Suriye Lideri Başer Esad, koltuğu bırakmamak için günde onlarca insanı gözünü kırpmadan öldürüyor. Ama zulmün ilelebet süremeyeceğini unutuyor. Mülteci sayısı 100.000 leri geçti. Türkiye bu mülteci akınına mutlaka dur demelidir.

Artan gerginlik yüzünden, Suriye sınırında güvenlik önlemleri arttırıldı. Şurası bir gerçektir. Batılı güçler Suriye onlara Irak, Libya gibi cazip gelmediğinden, taşeronluğu bize yıkmaya çalışıyorlar gibi. Hangi sebeple olursa olsun, Suriye ile bir çatışmaya girmek Türkiye için göründüğü kadar gerekli, karlı olmazsa olmaz değil, bilakis Türkiye Suriye ile çatışmaya asla girmemelidir. Bunun sebeplerinden ilk akla gelenler;

1- Öncelikle Suriye Halkı ile Din, Akrabalık bağlarımız var.

2- Suriye ile çatışma PKK nin yeniden orada yerleşmesine, yeni bir mücadele kapısının açılmasına yol açar,

3- Sınır İl ve İlçelerimiz ekonomik yönden büyük kayıplara uğrar,

4- Batılı Ülkeler ve ABD zor durumda Türkiye yi yalnız bırakırlar. Oluşacak sonuca tek başımıza katlanmamız gerekir. V.s. Onun için on düşünüp bir karar vermeliyiz.

Rusların Suriye uçağı ile silah ve mühimmat nakletmeye çalışmaları Suriye'nin ambargo nedeniyle sıkıntıya girdiğinin bir göstergesidir. Bu gösteriyor ki Suriye, bu ambargoyu delmek için her yolu deneyecektir. Türk hava sahası olmazsa, başka hava ve deniz yollarını da zorlayacaktır. Tüm ülkelerin aynı duyarlılığı göstermesi gerekir. Yoksa Türkiye'nin yaptığı, aldığı önlemlerin hiçbir önemi kalmaz.

İran derseniz tam bir fırsatçı Ülke konumunda; Bilmem dikkatinizi çekmişimidir. Orta doğu konusunda İran hep Türkiye'nin karşısında yer almıştır. Bunun sebebi de; İran'ın Orta doğuda Türkiye'ye Liderliği kaptırmak istememesindendir. Hani derler ya haline bakmıyor, Hasan dağına oduna gidiyor. İşte öyle bir şey.

Hasılı etrafımız tam bir ateş çemberi. Allah bizi korusun. Düşmanlarımızı zayıf eylesin.

Kalın sağlık ve esenlikle….

İsa GÜNEŞ

Çevre ve Yardım Gönüllüleri Dernek Başkanı