Günümüzde apartman yaşantısına geçilmesiyle birçok kültürümüz maalesef kayboldu bunlardan biri de hamam kültürüdür. Hamamlar Osmanlıdan bu yana süre gelmiş köklü bir kültürdür. Hamamlar sadece yıkanmak temizlenmek için değil aynı zamanda bir sosyalleşme mekanıydı. Dışarıya kapalı bu mekanlar insanlar uzun vakitler geçirir yıkanmanın yanında sosyal aktiviteler gerçekleştirirdi.
Hamamlar tek bir bölümden oluşmaz içeride ki ısıya ve yapılacak faaliyete göre birden çok kısımdan oluşurdu. Bunlardan "Soğukluk" (Soyunma Yeri) denilen yer geniş bir alandan oluşur giyinme ve soyunma odaları bulunurdu. Bu alanın ortasında genellikle fiskiyeli bir havuz bu havuzun etrafında da tahtlar bulunmaktaydı. Bu tahtlar gelen kişiler tarafından dinlenmek ve vakit geçirmek için buralar tutulurdu. Bir diğer alan da "Ilıklık" bölümüdür. Bu alan ise hem dışarıdan gelen hem içeriden çıkan insanların bir anda ısı değişikliğine uğramaması ve ısı kaybının önlenmesi için yapılmıştır. Sıcaklık (Yıkanma Yeri) denilen yer ise hamamın asıl yıkanma yeridir. Burada da kurna başı,göbek taşı gibi alanlar bulunmaktadır. Gelen müşterileri yıkayanlara erkekler hamamında "Tellak" kadınlar hamamında "Kayme" denir. Son alan ise Külhan (Su Isıtma Yeri) adı verilen yerdir. Hamamın altında bulunan bu yer yakılan ateşle hamamın altından ısıyı vererek hamamın sıcak olmasını sağlardı.

Çarşı hamamallarının haricinde geleneksel Urfa evlerinin bazılarının hamamı da bulunmaktaydı. Bu evler genelde üst düzey yöneticilerin Urfa'nın ileri gelenlerinin ve zengin ailelerinin evleriydi. Bunların haricinde diğer evlerde hamam bulunmamaktaydı. Hamamı olmayan evler herkese açık hamamlara giderlerdi. Hamamı bulunan bu evlerden günümüze Şahap Bakır Evi (Meclis Evi), Balakzâde Hacı Hafız Ahmet Efendi ve Sakıb'ın Köşkü günümüze ulaşmıştır.
Urfa'da hamam demek sosyal aktivite demekti bu sebeple sık sık hamam buluşmaları yapılır bunlara da çeşitli isimler verilirdi. "Gelin Hamamı,DamatHamamı,DoğduHamamı,DermanHamamı,Adak Hamamı" gibi isim verdikleri hamam etkinlikleri vardı. Her biri ayrı bir amaç için toplanılırdı gün boyu orada vakit geçirirlerdi.
Hamama giderken yeme içme için malzemeler ve yiyecekler de götürülürdü. Bunlardan en çok tercih edilenler çiğ köfte,döğmeç ve mercimekli köfteydi. Yıkanma aşaması olarak da birinci su ve ikinci su diye de ikiye ayrılırdı. Birinci sudan önce terlerler keselenirler sonra yıkanırlardı bu arada yeme içme gerçekleşir daha sonra ikinci suyla yıkanılır ve hamamı tamamlamış olurlardı. Belli özel günlerde hamamlar kapatılırdı mesela Gelin Hamamı"nda sadece o gün o kişilere özel hizmet verilirdi. Bir diğer ilginç adet ise gelin adayları da bu hamamlarda bulunur beğenilirse eğer daha sonra erkek oğullarına isterlerdi.

Urfa'nın bilinen Osmanlı hamamları 21 tanedir bunlardan 12 tanesi yıkılmış olup 9 tanesi halen ayaktadır. Bu hamamlar dan sadece 12 Eylül Caddesinde bulunan "Serçe Hamamı" aktif olarak hizmet vermektedir. 1703 yılında Yusuf Paşa tarafından yapılan "Vezir Hamamı" ise Restoran olarak kullanılmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen bir diğer hamam olan "Velibey Hamamı" ise esnaf tarafından kiralanıp kumaş deposu olarak kullanılmaktadır. Diğer 6 hamam ise atıl vaziyette olup restorasyon yapılıp turizme kazandırılmak için beklemektedir
Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin 17. Yüzyılda yazmış olduğu Seyahatname adlı eserinde Urfa'da 8 hamamdan bahseder bu hamamlar;
Paşa Hamamı,
Samsad Kapısı Hamamı,
Hacıbey Hamamı,
Cıncıklı Hamamı,
Arasta Hamamı,
Muharrem Hamamı
Keçeci Hamamı
Meydan Hamamı
Bu hamamlardan Arasa Hamamı,Cıncıklı Hamamı ve Sultan Hamamı halen varlığını korumaktadır.
Günümüze Ulaşan Hamamlar
Arasa Hamamı
Velibey Hamamı
Sultan Hamamı
Vezir Hamamı
Cıncıklı Hamamı
Serçe Hamamı
Şaban Hamamı
Kızlar Hamamı
Keçeci Hamamı
Yıkılan Hamamlar
Paşa Hamamı
Samsat Kapı Hamamı
Hacı Beğ Hamamı
Muharrem Hamamı
Meydan Hamamı
İbniMaktül Hamamı
Mençek Hamamı
Karaburç Hamamı
Danakovan Hamamı
Halil-ür Rahman Hamamı
Kuloğlu Hamamı
Ayaklı Hamam
Kaynak; Mehmet Yaşar Duru-Şanlıurfa Hamam Kültürü