Şanlıurfa Emniyetinin üstün başarıları ile ilgili olarak gazete ve televizyonlarda sık sık karşılaştığımız haberlerin aksine Şanlıurfa ve Şanlıurfalılar hiç de emniyette değiller…
Hırsızlık, yankesicilik, kap-kaç, tefecilik, dolandırıcılık, zehir (uyuşturucu) tacirliği vb. suçların mekanı haline gelen şehrimiz tam anlamıyla bir suçlular cennetine dönüşmüştür.
Şimdi birde uçucu madde bağımlılarının tehditleriyle karşı karşıya kalan insanımız sokağa çıkmaya korkar hale gelmiştir. Şanlıurfalılar gündüz veya gece caddede yürürken yanlarına yaklaşan herkese şüpheyle bakmaya ve attıkları her adımda biraz daha tedirgin olmaya başlamışlardır. Uçucu madde bağımlıları eskiden köhne, izbe ve terk edilmiş metruk mekanlarda bu zıkkımı çekerken şimdi şehrin en işlek caddelerinde insanları tehdit ve kolluk kuvvetleriyle alay edercesine ellerindeki torbalardan ciğerlerine zehir çekmekteler.
Kontrolsüz olarak büyüyen her şehir gibi Şanlıurfamızın da kaderi sokak çocuklarıyla kesişmiştir. Bugünün sokak çocukları yarının madde bağımlıları olacaktı… Bu kaçınılmaz son bir kabus gibi şehrimizin üstüne çökmüştür.
Son 1 yıl içinde Şanlıurfa'da madde bağımlılarının saldırıları sonucu yaklaşık on hemşerimizi kaybetmenin acısını yaşarken diğer taraftan da sıra bize ne zaman gelecek diye düşünmeden edemeyen Şanlıurfalılar emniyetten, valilikten bu sorunun çözümü noktasında gayret beklemekteler. Yakalandıklarında bile bağımlı oldukları gerekçesiyle normal vatandaştan çok az ceza alan bu baş belalarına verilen komik cezaları artırarak caydırıcı hale gelmesini sağlamak için ise milletvekillerimize büyük görev düşmektedir. Bu konu ile ilgili kanunların yeniden düzenlenmesi ve artık vatandaşın kendini güvende hissetmesi zorunlu hale gelmiştir.
Samsatkapı'da bulunan Bediüzzaman Aile Mezarlığı uçucu madde bağımlılarının meskeni haline gelmiş, insanlar kabir ziyaretine gidemez olmuşlardır. Bu konudaki kanunların yetersizliği ve polisin ihmali sürdükçe, bu zibidiler caddelerde, sokaklarda, mezarlıklarda ellerinde bali ve tiner torbalarıyla gezdikçe vatandaş kendini savunmanın yolarını arayacaktır ki, bu da hiç kimsenin tasvip edemeyeceği sonuçlar doğuracaktır.
Başarılı operasyonlarıyla bildiğimiz emniyet teşkilatımız bu konuda özel birimler oluşturarak cadde ve sokakların hakimiyetini yeniden ele almalıdır. Hoş, tek sorunumuz da madde bağımlıları değil, Şanlıurfa Teksas'ı kıskandıracak derecede silah kullanılan ve cinayet işlenen bir şehre dönüşmüştür. Cezaevimiz kapasitesinin çok üstünde mahkumu barındırmakta, cezaevleri güçlünün zayıfı ezdiği, basit bir suçtan bile içeri girenin bilenerek suç makinası şeklinde dışarı çıktığı bir mekan haline gelmiştir.
Hiçbir madde bağımlısı Şanlıurfalıların kendilerinden korktuğunu, çekindiğini zannetmesin… Şanlıurfalılar sadece Yüce Yaradan'dan ve kanunlardan korktuklarından dolayı insanlığın yüz karası olan bu yaratıkların cezalarını kendi elleriyle vermiyor ama Şanlıurfalının sabrı taşarsa Yaradanına sığınır ve ortada ne balici bırakır ne tinerci… Herkes görevini yapacak, herkes haddini bilecek, yoksa Urfalı gereğini yapacak..!
Urfalı Gereğini Yapar
İmam Hüseyin Savaş
Yorumlar
Trend Haberler
Şanlıurfa’da İntihar Sanıldı, Cinayet Şüphesi Ortaya Çıktı! Emine Kurt Olayında Yeni Gelişme
İndirim Bekleyenler Müjde: 23 Haziran BİM İndirimleri Başladı!
Vergi ve SGK Borçlarında Yeni Dönem: Şartlar Değişti!
Ev Alacaklara Müjde: Düşük Faizli Konut Kredisi İmkanı!
Emeklilere Müjde: Promosyon Rakamı Astronomik Seviyede!
Araç Sahiplerine Müjde: Benzin Fiyatına Gece Yarısı İndirim Geliyor!