Mehmet Recep Uğur

Mehmet Recep Uğur

BUĞDAY

14 Haziran 2022 - 10:09

Anadolu kültüründe buğday nimet, kısmet, şifa, bolluk, bereket demektir. Tasavvufta dergahlarda buğday çorbası, kepekli buğday ekmeği ikramı vardır, buğdaya ekmeğe saygı vardır kültürümüzde, buğday nimettir, şimdilerde pek kalmadı belki ama çocukluğumuzda fırına ekmek almaya giden çocuklara ekmeği göbek hizasından yukarıda taşıması tenbihlenirdi, yere düşen ekmek parçası kaldırılır yüksek veya korumalı bir yere konur, yerden alınan ekmek parçası öpülerek alın hizasına götürülür ve tıpkı bir büyüğe gösterilen hürmet gibi ekmeğe hürmet edilirdi.
        Kapitalist sistem herşeyi elimizden alıp anlamını bozduğu gibi buğdayı da elimizden aldı maalesef. Bolluk, bereket, ikram, şifa, saygı, nimet v.s olarak değer bulan buğday kapitalizmin elinde artık ticari bir met'a, emtia, ekonomik bir silah, bir spekülasyon ve tehdit aracı dolayısıyla bir kazanç kapısı. Kapitalizme karşı dünya devletleri ve tüm insanlık bir duruş sergileyemiyor maalesef tam aksine kapitalizm havuzuna yakaladığı yerden dalıyor, kapitalist sistemde eline geçirdiği her met'ayı aile, kadın, gençlik v.s gibi silah olarak kullanıyor, buğday da bunlardan biri oldu maalesef.
          Son günlerde çok konuşulan gıda krizi, buğday fiyatları gibi konular medyanın da etkisiyle piyasaları ciddi olarak etkiliyor, yapılan her olumsuz haber fiyatlarda tırmanışa sebep oluyor, küreselleşme dediğimiz olay dünyanın her tarafından değişik gelişmeleri anında herkese ulaştırdığı için Harran Ovasında ekin biçilmeden örneğin Kanada'da yaşanan bir kuraklık maalesef ürün fiyatlarına yansıma beklentisi oluşturabiliyor, bazen o da yetmiyor daha Harran Ovasında biçim bitmeden ve ülkede de herhangi bir rekolte eksikliği beklenmezken dünyanın farklı yerlerinden alınabilecek buğdayın nakliye maliyetlerinin de ürün fiyatına yansıma beklentisi oluşabiliyor ancak bazen bu da yetmiyor işte gündemdeki Ukrayna - Rusya savaşı gibi savaşların dünya buğday ticaretini etkileyeceği beklentileri veya bir iki ülkenin buğday satmayacağını açıklaması veya mesela Çin gibi bir iki ülkenin fazla buğday almak istediğini açıklaması buğday fiyat beklentisini yükseltiyor buna bir de döviz kurlarındaki yükseliş veya tutulamayan döviz kuru eklenince buğday daha harmanda iken ve yeterince buğdayımız varken aslında pek bir problem de yok iken globalleşen dünyada kapitalizmin çarkında bir istismar aracı, ticari met'a, bir tehdit unsuru haline gelebiliyor. Eee tabii bu kadar beklentinin içinde beklentileri yükselten insanların vicdanına bir iki şey söyleyebiliriz ancak insanların vicdanına bu konuyu bırakamayız, burada da yine en çok idarecilere görev düşüyor.
            İdareci ne yapabilir? Bunlar çok detaylı konular, belki sayfalarca yazılabilir, her durumun her şartın kendine göre yapılabilecekleri var tabii ancak kısaca yerli üretimi desteklemek, herhangi bir kriz durumuna karşı depoları dolu tutmak, un ve makarna ihracatcısı bir ülke olduğumuz için yerli ürünlerimizin fazla miktarda dışarı çıkmasını engellemek amacıyla ithalat kaydı ile ihracat izni vermek, sübvanse etmek v.s gibi şeyler bunların arasında. 
            Son olarak  Allah ekmeğimizi elimizden almasın, Allah bu milleti yoklukla, kıtlıkla imtihan etmesin, hep birlikte bol ve bereketli günlere inşaallah.

YORUMLAR

  • 0 Yorum